Gazeteci Barış Mutlu: NATO içinde klikler oluşmaya başladı

Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın, Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programında bugünkü konuğu gazeteci Barış Mutlu oldu. Mutlu, NATO Zirvesi’ni ve zirve öncesi yaşananları değerlendirdi.
Gazeteci Barış Mutlu, Radyo Sputnik’te yayınlanan Güçlü Özgan ile Yeri ve Zamanı programında NATO Zirvesi’ni, zirve öncesinde yaşanan gelişmeleri ve ittifakın günümüzdeki rolünü değerlendirdi. NATO’nun eski belirleyiciliğini yitirdiğini savunan Mutlu, çok kutuplu dünya düzeniyle birlikte ittifakın hem işlevi hem de meşruiyetinin tartışılır hale geldiğini söyledi.
“NATO Zirvesi öyle bir dönemde yapılıyor ki Ukrayna meselesi herkesin malumu, İran meselesiyle ilgili yaşananlar… NATO’dan bir beklenti var mı derseniz açıkçası çok fazla yok. ABD ile eşgüdümlü olan NATO artık yok. Artık çok kutuplu bir dünya düzenine doğru gidiyoruz. Şu an NATO yetkililerine sorsanız orada da her kafadan bir ses çıkacak. Bu bana göre şundan kaynaklanıyor, eskisi kadar belirleyici değil. Eskiden NATO bir konuda ağırlığını koyunca gerisi gelir diye bakılıyordu, ama bunu kendileri bu hale getirdiler. BM’de bir anlaşma sağlanmadan NATO’da gücü eline geçiren bazı merkezlerin hadi şuraya operasyon düzenleyelim gibi yollara sapmaları zamanla birikiyor. Hem işleviyle ilgili hem de ahlakıyla ilgili tartışmalara neden oluyor. NATO içinde sanki klikler oluşmaya başladı, yani bazı ülkelere biraz daha yakın durması kendini lider ya da lokomotif olarak gören bazı devletlerin de kendilerine göre düzenlemeye gitmesi gibi. Bu sadece mali düzenleme ile alakalı değil, bunun içinde çok fazla başlık var. NATO evet, askeri bir kuvvet, askeri bir organizasyon olmakla birlikte aslında daha çok siyasi bir organizasyon. Yani NATO'nun askeri kanadından çıkıp da hala NATO ile ilişkilerinizi sürdürebiliyorsunuz. Ne kadar çok merkezle kontak halinde olursanız o boyutta meşru kılınıp bir anlam ifade ediyorsunuz. Bunu kaybettiğiniz sürece istediğiniz kadar anlaşma sağlamış olun yine de çok fazla etkiniz olmuyor. Bu zirve başka bir ülkede düzenlenseydi orada da Ankara’daki halkın yaşadıkları yaşanacaktı. Bu kadar geniş çaplı bir operasyon olmasına inanamadım. Ama bu bugünün meselesi değil, bu 12 Eylüllerde de böyleydi, ondan sonra yapılan zirvelerde de böyleydi.”

