Seda Huşmendi: Marka tescili olmayan işletme, tapusuz arsaya bina yapmak gibidir

Abone ol
Levent Patent Marka Danışmanlık Şirket Ortağı Seda Huşmendi, Radyo Sputnik'te yayınlanan Ali Çağatay'la Seyir Hali programına konuk oldu. Huşmendi, marka tescili ve patent süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gazeteci Ali Çağatay'ın sunduğu Seyir Hali programına konuk olan Levent Patent Marka Danışmanlık Şirket Ortağı Seda Huşmendi, marka tescilinin işletmeler için hukuki güvence sağladığını söyledi. Marka tescilinin ticari işletmeler açısından büyük önem taşıdığını belirten Huşmendi, hukuki koruma altına alınmayan markaların ciddi hak kayıplarıyla karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.
'Marka, günlük hayatımızın her alanında var'
Markanın yalnızca şirket isimlerinden ibaret olmadığını belirten Huşmendi, şu ifadeleri kullandı:
"Marka aslında hepimizin günlük hayatında, belki de dokunduğumuz her ürün, gittiğimiz her işletme, geldiğimiz programın adı, geldiğimiz radyonun adı... Hepsi marka. Günlük hayatımızda dokunduğumuz su şişesi bile bir marka. Dolayısıyla marka hayatımızın her alanında."
'Marka tescili olmayan işletme, tapusuz arsaya bina yapmak gibidir'
Marka tescilinin hukuki güvence sağladığını vurgulayan Huşmendi, şunları söyledi:
‘’Genelde şöyle bir algı var; 'Ben ticari bir işletmeyim, 30 yıldır bu alanda çalışıyorum, zaten benim markam korunuyor. Türkiye'de maalesef birçok işletme marka tesciline hâlâ önem vermiyor. Marka tesciline önem vermediği için hukuki korumasını elde edemiyor. Bir arsa düşünün; arsayı alıyorsunuz ama tapusu sizde değil. Oraya bir bina inşa ediyorsunuz, yıllar sonra arsa sahibi tapusuyla geliyor. Biz burada diyoruz ki markanızı lütfen koruyun. Çünkü bu hukuki koruma çok kıymetli. Bu markaya çok ciddi yatırımlar yapıyorsunuz ve bu markanın sahibi olabilmeniz için Marka Kanunu kapsamında markanızı tescil ettirmeniz gerekiyor. Hiçbir ticari işletme size bu hukuki hakkı doğrudan vermiyor. Ticaret Kanunu ile Sınai Mülkiyet Kanunu birbirinden bağımsız iki kanundur. Dolayısıyla markamızı ayrıca korumamız gerekiyor."
‘Marka sadece isimden ibaret değildir'
Marka kavramının sanıldığından çok daha geniş bir kapsama sahip olduğunu belirten Huşmendi, şöyle konuştu:
"Marka ve patent arasında tabii ki çok ciddi farklar var. Marka nedir? Öncelikle onu hukuken anlatayım. Marka aslında bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt eden her türlü işarettir. Bu 'her türlü işaret' ifadesi çok önemli. Çünkü insanlar markanın sadece bir kelime olduğunu düşünüyor. Bazen bir markaya bakarsınız sadece küçücük bir elma figürüdür ya da üç çizgiden oluşan bir işarettir. Ama o üç çizgiyi gördüğünüzde tekstilde hangi markaya ait olduğunu hepimiz biliriz. Dolayısıyla bunlar çok önemli. Sloganlar marka olabilir, sesler marka olabilir. Çocukluğumuzda mahallede duyduğumuz bazı araçların jingle'larını işittiğimiz anda 'Tüpçü geldi' derdik. Dolayısıyla ses markaları, renk markaları, slogan markaları... Her türlü işaret bizim için marka tesciline konu olabilir ve bu anlamda marka tescili çok önemlidir."
'Patentte esas olan yenilik ilkesidir'
Patent ile marka arasındaki temel farkı anlatan Huşmendi, şu ifadeleri kullandı:
"Patent ise biraz daha farklı ve daha karmaşık bir konudur. Çünkü patentte teknolojide yenilik ilkesi aranır. Dünyada yenilik ilkesi patent tescillerinde çok önemlidir. 'Bunu ben ürettim, ben yarattım, ben buldum. Mucidi benim' dediğiniz şey patenttir. Örneğin ben bu odada oturuyorum, klima her yerde aynı çalışıyor. Ama ben öyle bir klima geliştirdim ki benim vücut ısıma göre kendini ayarlıyor. İşte bu bir yeniliktir. Teknolojiye uygulanabilir bir yenilik olduğu için bu icat ettiğim ürünü patent tesciliyle korumam gerekir. Patentler 20 yıl korunur ve yenilenmez. Size patent tescili aldığımızda hukuken 20 yıllık bir hak veririz. Marka tescilleri ise 10 yıl korunur ve her 10 yılda bir yenilenir. Bu nedenle markaların yüzlerce yıl yaşaması mümkündür. Dünyada çok tanınmış markaların uzun ömürlü olmasının sebebi de budur."
'Bazı formüller patent yerine gizli tutuluyor'
Bazı şirketlerin ticari sırlarını korumak amacıyla patent başvurusu yapmadığını belirten Huşmendi, sözlerini şöyle tamamladı:
"Şunu da söyleyebilirim; dünyada hepimizin tanıdığı çok ünlü patent alınmamış buluşlar vardır. Neden patent almıyorlar? Çünkü patent alındığında 20 yıl sonra o bilgi ifşa edilecek. Bazı formülleri bu yüzden koruyorlar. Geri kalan kısımları patent tesciline konu ediyorlar ama en önemli formüllerinin korunmasını istiyorlar. Eğer patent başvurularında o formülleri de yazarlarsa, 20 yıl sonra herkes o bilgilere ulaşabilecek."

