- Sputnik Türkiye, 1920
SEYİR HALİ
Ali Çağatay, her sabah Türkiye ve dünya gündemiyle, radyo mikrofonunun başına geçiyor. Son dakika haberleri, gazete manşetleri, köşe yazıları, canlı bağlantılar ve çok daha fazlası bu programda.

Ali Çağatay: Gazi Koşusu'na gidenler 1930'ların Türkiye'sini görüyor

İSBAK Genel Müdürü Erdem Samut: Yapay zekayı kullanmayı bilmeyenlerin işi riskte
İSBAK Genel Müdürü Erdem Samut: Yapay zekayı kullanmayı bilmeyenlerin işi riskte - Sputnik Türkiye, 1920, 23.06.2026
Abone ol
Gazeteci Ali Çağatay, bu yıl 100'üncüsü düzenlenecek Gazi Koşusu'nun yalnızca bir at yarışı olmadığını belirterek, organizasyonun Cumhuriyet'in ilk yıllarının atmosferini günümüze taşıyan önemli bir gelenek olduğunu söyledi.
Gazeteci Ali Çağatay, Radyo Sputnik'teki Seyir Hali programında 28 Haziran Pazar günü Veliefendi Hipodromu'nda gerçekleştirilecek 100. Gazi Koşusu'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Her yıl yarışları yerinde takip ettiğini söyleyen Çağatay, Gazi Koşusu'nun spor müsabakasının ötesinde, Cumhuriyet kültürünü yaşatan özel bir organizasyon olduğunu ifade etti.


'Ödüller Atatürk'ün adına yaraşır seviyeye çıkarılmalı'

Yarışın manevi değerinin maddi karşılığının olmadığını vurgulayan Çağatay, buna rağmen ödüllerin artırılması gerektiğini savundu:
"Ben her yıl, eğer çok önemli bir işim yoksa mutlaka ama mutlaka Gazi Koşusu'na katılıyorum. Bu yıl yarış 28 Haziran Pazar günü saat 17.15'te koşulacak. Yarışta 22 safkan at mücadele edecek. Yarışta birinciye 50 milyon lira, ikinciye 20 milyon lira, üçüncüye 10 milyon lira, dördüncüye 5 milyon lira, beşinciye ise 2,5 milyon lira veriliyor. Türkiye Jokey Kulübü'ne tavsiyemdir; Atatürk'ün adına yaraşır bir ödül koyun. Bence ödülün sembolik olmaktan çıkarılıp çok daha yüksek bir seviyeye taşınması gerekiyor."

'1930'lu yılların Türkiye'sini görmek mümkün'

Gazi Koşusu'nun Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki sosyal hayatın izlerini taşıdığını ifade eden Çağatay, sözlerini şöyle tamamladı:
''Eğer daha önce Gazi Koşusu izlemediyseniz, bu defa mutlaka gidin. Girmek son derece kolay bir şeydir. Tribünlerde yer bulamayabilirsiniz ama tribün altında, sahanın kenarlarında mutlaka yer bulabilirsiniz. Zaten genellikle kupon dolduranlar orada oluyor. Yarışma bittiğinde ortalık kupondan geçilmiyor. Herkes kuponunu yere atıyor, tabii öfkeyle atıyorlar, bu normal. Gazi Koşusu'nda şöyle bir manzara var, tarif edeyim; kadınlar olağanüstü güzel şapkalarla, bembeyaz ya da tiril tiril uzun elbiselerle, hatta gece elbisesi kıvamında kıyafetlerle, topuklu ayakkabılar ve çok şık çantalarla geliyor. Erkekler ise başlarında borsalino şapkalarla, papyonlarla, kravatlarla, beyaz eldivenlerle, dar kesimli kruvaze ceketlerle geliyor. Ortada adeta bir festival havası var. Kendinizi 1930'lu yıllarda hissediyorsunuz. Gerçekten "1930'lu yıllarda Türkiye nasıldı?" diye merak ediyorsanız, Gazi Koşusu'na gittiğinizde bunu görüyorsunuz. Eğer bu deneyimden mahrum kalmak istemiyorsanız mutlaka gidin.''
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала