- Sputnik Türkiye, 1920
CEYHUN BOZKURT'LA BÖLGENİN KALBİ
Çatışmalar,Sıcak gelişmeler, Türkiye ve dünyanın kalbinde yaşananlar. Doğru, tarafsız analizler,gözden kaçan ayrıntılar ve konuşulmayanlar.Hepsi Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi programında.Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi, her Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günü saat 19.00’da Radyo Sputnik’te.

Kemal Olçar: Mutabakat muhtırası kâğıt üzerinde kalabilir

bölgenin kalbi
bölgenin kalbi - Sputnik Türkiye, 1920, 22.06.2026
Abone ol
Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, İsrail faktörünün ABD-İran mutabakatını zayıflattığını belirterek, anlaşma maddelerinin büyük bölümünün kâğıt üzerinde kaldığını söyledi. Olçar, Hürmüz ve nükleer gibi birçok konuda belirsizliklerin sürdüğünü ve sürecin sahada karşılık bulmasının zor olduğunu ifade etti.
Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, Radyo Sputnik’te Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi programında değerlendirmelerde bulundu.
Olçar, İsrail faktörünün ABD ile İran arasındaki sürece etkisine dikkat çekerek, “İsrail faktörünü enjekte ettiğiniz zaman mutabakat muhtırasına bazı maddeler kâğıt üzerinde kalıyor. İsrail’de özellikle radikal bazı bakanların söylemlerinde de yansıdığı gibi şiddetli bir öfke var ve bu halka da yansımış durumda” dedi.

‘Birinci madde diğerlerini ortadan kaldırıyor’

İsrail’in anlaşmayı tanımadığını baştan beri dile getirdiğini belirten Olçar, şöyle konuştu:
“Tüm cephelerde savaşın durdurulması şartıyla bu iş sonlanacak deniyor. Ancak ‘tüm cepheler’ dedikleri İran, Lübnan, Gazze, Batı Şeria ve Yemen gibi geniş bir alanı kapsıyor. Dolayısıyla bütün cephelerde savaşın durdurulma ihtimali İran açısından baktığımız zaman çok maksimalist gözüküyor. Amerika bunu tabii İsrail iddia etmek suretiyle durdurabilir mi? Bana çok olası gibi gözükmüyor. Dolayısıyla birinci madde koşul madde; diğer maddeleri otomatik olarak ortadan kaldırıyor.”

‘30 günlük süre belirsizlik yaratıyor’

Nükleer başlık ve Hürmüz Boğazı düzenlemelerine de değinen Olçar, “Nükleer meselenin NPT’ye atıfla ele alınması çelişkiler içeriyor. NPT dediğimiz 1968 tarihli Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması; 1970’te yürürlüğe girdi, 62 ülke imzaladı. İran da bunun içerisinde. Oradaki 5. madde, İran’ın nükleer zenginleştirme faaliyetlerinin devam edeceğini söyler; tabii ki silaha dönüşmeyi değil, barışçıl maksatlarla uranyum zenginleştirmeyi kapsar. İran bu faaliyetleri askıya almıyor. Amerika ise bunun tam tersini söylüyor. Burada da bir çelişki söz konusu. Ayrıca Hürmüz’ün 30 gün içinde açılacağı söyleniyor ama bu uluslararası ilişkiler açısından çok uzun bir süre ve belirsizlik yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu.

‘Süreç sancılı olacak’

Olçar sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben biraz silahların susturulması meselesinden bakıyorum. İsrail haricinde bu iyi bir gelişme ama arka plandaki gizli ajandaları yok sayamayız. Bu mutabakat muhtırası pratik hayatı kurtaracak gibi görünmüyor. Kâğıt üzerindeki bu metnin hayata geçirilmesi oldukça sancılı olacak ve bu sancıyı en çok Amerika Birleşik Devletleri hissedecek.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала