İsrail basını: Netanyahu her şeyini Trump’a yatırdı, rulet masasında kaybetti

Haziran 2026’da İsrail, dışarıdan yenemediği güçlü ve kararlı düşmanlarla karşı karşıya kalmakla kalmıyor. Aynı zamanda en sağlam destek direği olan ABD’yi de yavaş yavaş kaybediyor.
On yıldır Başbakan Benjamin Netanyahu tüm fişlerini Donald Trump’a yatırdı. Trump’la birlikte İran’daki rejimini devirebileceğini kumar oynadı. Bu süreçte, özellikle Ocak 2025’teki yönetim değişikliğinden önce Demokrat Parti ile çatıştı ve Batı dünyasının büyük bölümünün desteğini kaybetti.
JD Vance’in eleştirisi: ‘Aşağılayıcı basın toplantısı’
İsrail itiraz edince, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in aşağılayıcı bir basın toplantısıyla cevap verdi. Toplantıda Netanyahu kabinesindeki bakanların Trump’a yönelik sözde saldırılarına sert eleştiriler yöneltildi.
Oysa Netanyahu kabinesinden hiçbir bakan Trump’a kişisel saldırı yapmamıştı. Eleştirilen, anlaşmanın içeriğiydi. Trump’a kişisel hakaret edenler ise özellikle Channel 14 sunucuları, bilhassa Yinon Magal’dı. Magal, Trump’a “kaybeden”, Vance’e “pislik” demiş, Steve Witkoff ve Jared Kushner’e de küfretmişti.
Vance basın toplantısında bir de 'bel altından' vurdu ve Amerikan vergi mükelleflerinin İsrail’in füze savunma sistemlerinin maliyetinin üçte ikisini karşıladığını vurguladı.
ABD ile ilişki sorgulandı: Netanyahu’nun Washington’a gitmesi şart
Önümüzdeki günlerde ABD yönetiminden Lübnan’dan çekilme yönünde artan baskı bekleniyor. Her IDF operasyonu Tahran’dan Hürmüz Boğazı’nı kapatma veya balistik füze saldırılarını yenileme tehdidi getiriyor. Amerikalılar bunu anladı ve güney Lübnan’daki İsrail varlığının İran’la patlamaya yol açabileceğini görüyor.
Bu nedenle Netanyahu’nun Washington’a gidip Trump’la İran ve Lübnan’daki kampanya konusunda sessiz anlaşmalara varması şart. İsrail’in son büyük dostuyla kavga etme lüksü yok; bu dost son dönemde büyük hayal kırıklığı yaşatsa bile.
Kudüs’te yetkililer, ABD ara seçimleri sonrası ve yakıt fiyatları düşünce İran’a karşı yeni bir fırsat bekliyor. Netanyahu Trump’la bu konuda anlaşma sağlarsa, son günlerdeki aşağılanmaları biraz daha kolay yutmak mümkün olabilir.

