Yapay zekâdan girişimcilere rehberlik: Önce nakit akışı, sonra ürün

Abone ol
Serhat Ayan'ın Yeni Şeyler Rehberi programında konuğu olan Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği Dijital Çalışma Grubu Eş Başkanı Melis Topal, girişimciler için hayata geçirilen dikey yapay zeka uygulamasını anlattı.
Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği Dijital Çalışma Grubu Eş Başkanı Melis Topal, Serhat Ayan’ın hazırlayıp sunduğu Yeni Şeyler Rehberi programında, girişimcilere özel olarak geliştirilen dikey yapay zeka uygulamasına ilişkin bilgiler verdi.
Girişimcilikte doğru adımların ürün geliştirmeden çok daha önce başladığını vurgulayan Melis Topal, Türkiye’deki girişimcilik ekosistemine yönelik değerlendirmelerini ve yapay zekâ destekli çözümün sunduğu katkıları şu sözlerle aktardı:
"Türkiye'de girişimcilikte zorlu koşullar dediğimiz en önemli konu nakit akışı. Aynı zamanda sermayeye erişimin Amerika kadar yüksek olmaması ya da bazı global ülkelerle kıyaslandığında daha sınırlı olması da önemli bir etken. Dolayısıyla burada en önemlisi, bootstrapping dediğimiz yani kendi imkânlarıyla nereye kadar gidilebileceği veya ürün ortaya çıkmadan önce müşterilerin önceden belirlenip belirlenemeyeceği konusu. Türk ekosistemi aslında başarılı olabilmek için biraz daha buna dayanıyor. Amerika’daki klasik girişimler gibi dene, yanıl, pivot et, tekrar dene şeklindeki yöntemler maliyet açısından girişimcilikte biraz yorucu olabiliyor. Bu nedenle geçmişteki başarılı deneyimler de bu anlamda oldukça faydalı. Biz de denemelerimizde, tabii modeli eğittikten sonra, şunu sorduk: “Türkiye’de bir girişim kurmak istiyorum. En iyi olduğum alan yazılım ama ne yapacağımı bilmiyorum. Girişimci olmak istiyorum ama ne yapacağımı bilmiyorum.” Burada bana öncelikle network kurmamı ve pazarı doğrulamamı tavsiye etti. Yani ürün, adımlarda o kadar sonra geldi ki. Önce müşterilerle konuş, müşterilerin buna gerçekten para ödemeye niyeti var mı onu öğren. Nakit akışını ve iş modelini kurmayı önerdi. Yani riski minimize etmek için ürünü oluşturmadan önce yapılması gereken birçok adım sıraladı. Hatta “Ben olsaydım ürünü çıkarmadan önce Figma’da bir prototip yayınlar, o prototiple müşterilere gitmeye başlardım” dedi. Yapay zekâ şu anda erişebildiğimiz tüm veri kaynaklarıyla eğitilmiş bir model durumunda. Yani webde erişebildiğimiz her türlü bilgiyle eğitilmiş bir model. Ancak bizim webde paylaşmadığımız veriler de var. Örneğin üyelerimizden birinin 40 yıllık aile şirketinin içerisinden doğan bir girişim düşünün. Bu bilgi herhangi bir yerde paylaşılmadıysa, eğitim verisi setine de dahil değil. Biz aslında bundan yola çıkarak, zaten iyi olan bir şeyin üzerine biraz daha özelleştirilmiş bir yapı kurmayı amaçladık. Dolayısıyla girişimcilik tarafında oldukça faydalı olacağını düşünüyorum. Biz bunu özellikle üniversiteler ve teknokentlerle iletişim halinde olarak, onların kullanmasını teşvik edecek şekilde paylaşıyoruz. Basın lansmanımız da bu şekilde gerçekleşti. Yani burada amaç, “GİAD bu projeyi yaptı” demekten ziyade gerçekten birilerine dokunabilmek. Bir girişimcinin bir soru sorarak bile olsa kafasında bir ışık yakabilmek bizim için projenin başarılı sayılabilmesindeki en önemli göstergelerden biri. Bu yüzden şu anda en çok üniversitelerle, teknokentlerle ve profesörlerimizle iletişim kuruyoruz. Öğrencilerin kullanmasını teşvik ediyoruz."

