https://anlatilaninotesi.com.tr/20260617/savas-abd-lehine-bitmedi-suriye-soylemi-yeni-bir-durum-yaratabilir-1106580145.html
“Savaş ABD lehine bitmedi, ‘Suriye’ söylemi yeni bir durum yaratabilir”
“Savaş ABD lehine bitmedi, ‘Suriye’ söylemi yeni bir durum yaratabilir”
Sputnik Türkiye
Ünal Atabay’a göre ABD-İran savaşı Washington’ın lehine sonlanmadı. İran’ın talepleri karşılanmadan nihai bir anlaşmayı mümkün görmediğini kaydeden Atabay... 17.06.2026, Sputnik Türkiye
2026-06-17T15:39+0300
2026-06-17T15:39+0300
2026-06-17T15:39+0300
eksen
radyo sputnik
radyo
radyo
abd
ortadoğu
ünal atabay
i̇srail
abd
hizbullah
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e6/0b/12/1063605477_0:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_08823ba80482581cd95af3d89dfacfeb.jpg
Küresel etkileri derinden hissedilen savaşın ardından İran ile ABD arasında sağlanan ve kamuoyunda büyük beklenti yaratan anlaşma, bölgedeki iç dengeler ile yaklaşan seçimler dikkate alındığında kalıcı bir barıştan ziyade geçici bir ateşkes niteliği taşıyor ve iki ülkenin güvensizlik geçmişi nedeniyle oldukça kırılgan bir zeminde ilerliyor.Tarafların gerçek bir uzlaşıdan ziyade stratejik konumlanma çabası içinde olduğu bu süreçte, İran’ın elindeki Hürmüz Boğazı avantajı, yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer programın geleceği ve özellikle Lübnan ile Hizbullah’ın durumu gibi aşılması zor başlıklar, önümüzdeki 60 günlük kritik müzakere sürecini daha da uzatacak gibi duruyor. Diğer taraftan, Trump’ın Hizbullah’ın etkisiz hale getirilmesi görevini Suriye’ye devretmeye yönelik yeni ve sahayı sarsabilecek söylemlerinin yanı sıra anlaşmanın resmi bir tarafı olmamasına rağmen tam merkezinde yer alan İsrail’deki Netanyahu yönetiminin savaşı yarım kalmış bir hesap olarak görmesi ve varoluşsal güvenlik kaygılarıyla hareket etmesi, bu 60 günlük sürecin ardından bölgede çatışmaların kaldığı yerden yeniden alevlenme riskini ciddi şekilde artırıyor.ABD-İran arasındaki mutabakatı Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay ile konuştuk.“Ateşkes geçici olacak gibi duruyor”Anlaşmanın uzun süreli olmayacağını öngördüğünü paylaşan Atabay, masadan karlı çıkacak tarafın savaşın stratejik galibi olacağı görüşünde. Atabay, İran’ın avantajlı olduğunu kaydetti:“İran, ABD’ye güvenmiyor”İran’ın Lübnan kartında direttiğini belirten Atabay, nihai bir anlaşmaya varmanın zorluğuna işaret etti. Atabay’a göre müzakereler sürerken İran’a saldıran ABD’nin yarattığı güvensizlik ortamı sebebiyle sağlıklı bir süreç işletilmesi mümkün değil:“Anlaşma ortadan kalkabilir”Donald Trump’ın ‘Hizbullah ile Suriye ilgilensin’ sözlerini yorumlayan Atabay, Hizbullah’ın Suriye’ye ‘havale’ edilmesini gerçekçi bulmuyor. Atabay’a göre Trump’ın bu söylemi sahada yeni bir süreç başlatabilir:“Savaş ABD’nin lehine bitmedi”İran’ın Hizbullah konusunda diretmesine karşı İsrail’in geri adım atmamasına vurgu yapan Atabay, müzakerenin nihai olmayacağı görüşünde. Atabay; Netanyahu’nun, İsrail ve ABD’deki seçimlerden sonra yeni hamleler yapabileceğini söyledi:
i̇srail
abd
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e6/0b/12/1063605477_909:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_aa1ef2ed718cfec417e3582a1e9020b6.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
radyo sputnik, radyo, radyo, abd, ortadoğu, ünal atabay, i̇srail, abd, hizbullah
radyo sputnik, radyo, radyo, abd, ortadoğu, ünal atabay, i̇srail, abd, hizbullah
“Savaş ABD lehine bitmedi, ‘Suriye’ söylemi yeni bir durum yaratabilir”
Ünal Atabay’a göre ABD-İran savaşı Washington’ın lehine sonlanmadı. İran’ın talepleri karşılanmadan nihai bir anlaşmayı mümkün görmediğini kaydeden Atabay, Trump’ın ‘Hizbullah ile Suriye ilgilensin’ söyleminin sahada yeni bir durum yaratabileceği görüşünde.
Küresel etkileri derinden hissedilen savaşın ardından İran ile ABD arasında sağlanan ve kamuoyunda büyük beklenti yaratan anlaşma, bölgedeki iç dengeler ile yaklaşan seçimler dikkate alındığında kalıcı bir barıştan ziyade geçici bir ateşkes niteliği taşıyor ve iki ülkenin güvensizlik geçmişi nedeniyle oldukça kırılgan bir zeminde ilerliyor.
Tarafların gerçek bir uzlaşıdan ziyade stratejik konumlanma çabası içinde olduğu bu süreçte, İran’ın elindeki Hürmüz Boğazı avantajı, yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer programın geleceği ve özellikle Lübnan ile Hizbullah’ın durumu gibi aşılması zor başlıklar, önümüzdeki 60 günlük kritik müzakere sürecini daha da uzatacak gibi duruyor. Diğer taraftan, Trump’ın Hizbullah’ın etkisiz hale getirilmesi görevini Suriye’ye devretmeye yönelik yeni ve sahayı sarsabilecek söylemlerinin yanı sıra anlaşmanın resmi bir tarafı olmamasına rağmen tam merkezinde yer alan İsrail’deki Netanyahu yönetiminin savaşı yarım kalmış bir hesap olarak görmesi ve varoluşsal güvenlik kaygılarıyla hareket etmesi, bu 60 günlük sürecin ardından bölgede çatışmaların kaldığı yerden yeniden alevlenme riskini ciddi şekilde artırıyor.
ABD-İran arasındaki mutabakatı Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay ile konuştuk.
“Ateşkes geçici olacak gibi duruyor”
Anlaşmanın uzun süreli olmayacağını öngördüğünü paylaşan Atabay, masadan karlı çıkacak tarafın savaşın stratejik galibi olacağı görüşünde. Atabay, İran’ın avantajlı olduğunu kaydetti:
“İran-ABD arasındaki anlaşmanın ne kadar hassas özellikler taşıdığını tartışıyoruz. Ömrünün ne kadar olabileceği meselesi herkes tarafından tartışılıyor. Savaşın küresel etkileri çok ciddi şekilde hissedildi. Beklenti anlaşmanın uzun sürmesi yönünde. Anlaşma metnine ve her iki ülkenin söylemlerine baktığımızda anlaşmanın uzun süreli olmayacağını anlıyoruz. Kasım ayında ABD’de ekimde ise İsrail’de seçimler yapılacak. İç dengelere bakınca anlaşmanın geçici bir ateşkes olacağı yönünde. ABD ne kadar karla döneceğini düşünüyor. Bu İsrail için de geçerli. İran da bunu kendi kamuoyuna bu şekilde sunmaya çalışıyor. Ateşkesin sonunda masadan karlı çıkacak olan bu savaşın galibiyetindeki stratejik avantajı elde edecek. Sahadaki galibiyeti tanımlamak zor. Masadan çıkacak sonuç stratejik bir sonuç da yaratacak. Hangi tarafın daha ağır basacağını göreceğiz. İran’ın ileriye sürdüğü Hürmüz kartı ve bunun yarattığı bir avantaj var. Körfez ülkelerine karşı bir tehdit de mevcut. Bu yüzden müzakerede İran’ın avantajı söz konusu. Bunun etkisinin 60 gün devam edecek müzakerelere ne kadar yansıyacağı merak konusu.”
“İran, ABD’ye güvenmiyor”
İran’ın Lübnan kartında direttiğini belirten Atabay, nihai bir anlaşmaya varmanın zorluğuna işaret etti. Atabay’a göre müzakereler sürerken İran’a saldıran ABD’nin yarattığı güvensizlik ortamı sebebiyle sağlıklı bir süreç işletilmesi mümkün değil:
“Aşılması zor olan en önemli maddelerden biri Lübnan. İran müzakerenin sağlıklı ilerleyebilmesi için Lübnan kartını da ortaya koydu. Bu anlaşmada nasıl ortaya çıkacak göreceğiz. Bu anlaşma performansa dayalı gibi olacak. İran bunu ne kadar karşılarsa yaptırımlar kalkacak ve nükleer üzerinde tartışma devam edecek. Ortaya bir havuç sunuluyor gibi bir mana çıkıyor ortaya. İran’ın ekonomik ihtiyaçları da var. İran’ın ileri sürdüğü maddeleri esnetmek istiyorlar. Taraflar uzlaşıdan ziyade konumlanmaya çalışıyor. Nihai anlaşmaya gitmek çok kolay olmayacak. Nihai anlaşmadan sonra önlerine ne çıkacağını görmek istiyorlar. Çünkü yorucu ve kırılgan bir yol bu. İran ABD'ye güvenmiyor. Bir güven inşasıyla yapılmış değil bu anlaşma. Bu tür anlaşmalarda güven inşasını sağlayamadıysanız anlaşmanın sağlıklı ilerlemesi mümkün olmuyor. Tarihi örneklerdeki derslerden bunu görüyoruz. ABD'nin İran Devrimi'nden bu yana ilişkilerinde İran'ı aldattığını biliyoruz. Çok uzağa gitmeye gerek yok. İran masadayken saldırıya uğradı örneğin. Bu yüzden yoğurdu üfleyerek yemeye çalışıyorlar. Bu kırılganlığı baştan sağlıyor. Ancak endişe yaratmayalım bir ümit var tabii ki. Ümitsizliğe kapılmayalım.”
“Anlaşma ortadan kalkabilir”
Donald Trump’ın ‘Hizbullah ile Suriye ilgilensin’ sözlerini yorumlayan Atabay, Hizbullah’ın Suriye’ye ‘havale’ edilmesini gerçekçi bulmuyor. Atabay’a göre Trump’ın bu söylemi sahada yeni bir süreç başlatabilir:
“Trump, birinci ağızdan "Hizbullah ile Suriye ilgilensin" diyor. Bu işi daha iyi yapacaklarını düşündüğünü söylüyor. Trump'ın söyleminden İsrail'in vekil gücünün Suriye olduğunu anlıyoruz. Böyle bir şey olabilir mi? İsrail adına Hizbullah'ın etkisiz hale getirilmesini Suriye'ye havale etmek istiyor. Bu İsrail'in vekil gücünün Suriye olacağı anlamına gelir. Bu ne kadar gerçekçi ve uygulanabilir onu göreceğiz. İsrail, "Hizbullah'ı ortadan kaldırın ben Suriye'den çekilirim" mi diyecek? Trump'ın bu yeni söylemi, müzakere süreci devam ederken sahada yeni bir durum yaratabilir. Ortaya bir durum çıkarsa bu anlaşma daha önce ifade ettiğimiz gibi ortadan kalkabilir.”
“Savaş ABD’nin lehine bitmedi”
İran’ın Hizbullah konusunda diretmesine karşı İsrail’in geri adım atmamasına vurgu yapan Atabay, müzakerenin nihai olmayacağı görüşünde. Atabay; Netanyahu’nun, İsrail ve ABD’deki seçimlerden sonra yeni hamleler yapabileceğini söyledi:
“60 günlük müzakerede ne ölçüde uzlaşılır bunu göreceğiz. Nükleer silah konusu can alıcı. Bunun tasfiyesi, ortadan kaldırılması ne olacak belli değil. Nerede hangi seviyede imha edilecek bu meçhul. Bu önümüzde Lübnan ayağıyla beraber önümüzde çıkacak. Hizbullah meselesi anlaşmanın önünde en büyük engel. Bir diğer ifadeyle anlaşmanın ilerletilmesinde İran'ın elinde en büyük koz olmaya devam edecek. İran uzlaşmada ilerlemeye çalışıyor. İç kırılganlığını en aza indirmek istiyorlar. İsrail de bunu görüyor. Sınırlarına yaklaşmayı istemiyor. Haşdi Şabi üzerinde de çalışılıyor. İran endişelere rağmen bu anlaşmada ne kadar adım atmak isteyecek bütün mesele bu. Bu savaş ABD'nin lehine bitmedi. Bu da İsrail'in de lehine bitmediği anlamına geliyor. Bu da kırılganlığı artırıyor. İran'ın talepleri değil sadece mesele. Netanyahu buna sıcak bakmıyor. İran ağır hasar aldı. Siyasi dönüşümü sağlanamadı, rejim ortadan kalkmadı. Dolayısıyla 60 günlük bir oyalama taktiği olabilir. Savaş dondurulmuş vaziyette. “İran'a dönük yarım kalan savaşın tamamlanması gerekiyor” bakış açısına sahip bir Netanyahu var. 60 gün daha uzatılması tartışılıyor. Uzatmalardan sonra ortaya çıkacak tablo, ABD-İran’ı özellikle İsrail'i ne kadar tatmin edecek? İsrail'in derdi Hizbullah'ın ortadan kaldırılması. Lübnan’ı tehdit olarak görmek istemiyorlar. İran ise bundan asla vazgeçmeyeceğini söylüyor. İsrail'in direttiği bir konuda 60 gün daha uzatılınca çözülebileceği ne kadar gerçekçi? Anlaşmada İsrail’in imzası yok. İsrail bir taraf değil gibi duruyor ancak anlaşmanın göbeğinde. İmzalama meselesi tarafların birbirini tanımasıyla da ilgili. İsrail bu savaşta güvenlik mimarisinde karizmasını çizdirdi. Bu hem kamuoyu nezdinde hem de siyaseten bir endişe yaratıyor. İsrail’in gelecekteki güvenliğinin ne kadar sağlam olduğu meselesi tartışılıyor. İsrail bir sorgulamaya girecek. İran, İsrail için eğitici, öğretici olmuş gibi gözüküyor. İçerde sert çıkışlar yapan isimler var. Bunlar da bir ayrışma yaşıyor. İsrail’de ne kadar iktidar değişikliği olsa da onların birinci önceliği her zaman kendi varoluşsal güvenliği. Halk da bunu benimsediği için İran’ın yaratacağı tehdide yönelik refleks göstermek isteyeceklerdir. Amerika olmadan İsrail orada var olamaz. Ekimdeki İsrail ve kasımdaki ABD seçimlerinden sonra “Kaldığımız yerden devam eder hesabımızı tamamlarız” diyen bir Netanyahu yönetimi var.”