- Sputnik Türkiye, 1920
MUSTAFA HOŞ İLE YOL ARKADAŞI
Haberler değişiyor, koşullar değişiyor, gündem değişiyor. Ekonomi, sağlık, eğitim, siyaset...Mustafa Hoş, hafta içi her gün 17.30 - 19.00 saatleri arasında gündemden haberlerle ve haftanın öne çıkan başlıklarıyla Radyo Sputnik'te dinleyicilerle buluşuyor.

CHP üyeliği bitirilen Umut Akdoğan: Bizim suçumuz değişim yapıp yerel seçimi kazanmak!

'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın'
'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın' - Sputnik Türkiye, 1920, 17.06.2026
Abone ol
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konukları CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Doktor Ekin Hanım ve Dünyaca üne ulaşan Beşiktaşlı taraftar Necdet Ölçerman oldu.
CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, parti üyeliğinin sonlandırılmasını anlatırken Doktor Ekin Hanım neden çadırda kaldığını anlattı. Dünyaca üne ulaşan Beşiktaşlı taraftar Necdet Ölçerman ise canlı yayında nasıl üne kavuştuğunu aktardı.
CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan şunları söyledi:
Ben partisiz kalmadım. Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili denemeyebilir benim için.Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili Umut Akdoğan'la yayın yapmıyor olabilirsiniz. Ama Cumhuriyet Halk Partili Ankara Milletvekili Umut Akdoğan'la yayın yapıyorsunuz. Çok azın değil mi bunu açıklamak zorunda kalmak? Evet, çok ayıp, çok yanlış.Bunun toplumda bir karşılığı yok. Parti örgütünde bir karşılığı yok. Ankara halkının nevzinde bir karşılığı yok.Yok da yok. Geçen gün bir uçağa bindim. Evvelsi gün İstanbul'a giderken.Uçaktaki yolcuların, bazılarının böyle yüksek teveccühünü görünce aklıma şu geldi. Acaba acil bir durum olsa bu butlan kararı ile CHP yönetimine gelen kayyum heyetinin, kayyum yönetiminin uçağa binme şansı olur mu diye? İnanın olmaz. Bir sokakta yürüyemiyorsanız, evinizden genel merkeze, genel merkezden evinize mekik dokuyorsanız, siz Umut Akdoğan'ı partiden atsanız ne olur, atmasanız ne olur? Siz 9 milletvekilini ihraç etseniz ne olur, etmeseniz ne olur? CHP Ankara milletvekili Umut Akdoğan demeyelim de, CHP'li Ankara milletvekili diyelim.Ben CHP'liyim. Benim Cumhuriyet Halk Partili'liğimi kimse elimden alamaz. Benim rozetimi kimse yakamdan çıkartamaz.CHP'nin içinde arkalarına aldıkları yargı gücüyle bizim ilk önceliğimiz olan yurttaşlarımıza hizmet verme olanağını bırakmıyorlarsa, o zaman da ne yapacağımızı yine o yurttaşlarımızla kararlaştırır. Yol haritamızı ona göre belirlenir. Biz bunları partiden atalım.Atın abicim, atın. Ha şimdi bugün bir de başka bir şey çıktı biliyorsunuz. Sabah kalktım, ya dedim şu şeye bir gireyim. E-Devlet'e bir gireyim, bir bakayım bizim durumumuzla ilgili bunlar bir şey yapmış olabilir. Sanki içime doğmuş gibi. E-Devlet'e girdim, Siyasal Parti Üyeliği kısmına girdim. Bir bakarım ki Siyasal Parti Üyeliğiniz sonlandırılmıştır. Ya nasıl olur böyle bir şey? Benim hakkımda bir karar vermemişsin güzel kardeşim. Evet, ben seni partiden attım. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sitesinden de seni sildim. Ya olmaz böyle bir şey. Peki bu ne acele? Siz de sormuşsunuz yani bu acele niye? Beni partiden atıp ne yapacaksın? İki, yani bizi dokuz kişi için söylüyorum. Bu acele niye biliyor musunuz? Bu acele niye biliyor musunuz? Bu acelenin sebebi o hırsı alamamak. En ufak bir kusur yapmak. Bizim kusurumuz ne biliyor musunuz? Bizim kusurumuz olmaz demek.Bizim kusurumuz kurultayı istemek. Bizim kusurumuz kurultayı kazanmak. Bizim kusurumuz değişim yapmak.Bizim kusurumuz değişimin sonucunda yerel seçim zaferini yaşamak.
Doktor Ekin Hanım, şöyle konuştu:
"Yani hem bu emlak krizine, fahiş kiralara bir isyan tabii ki ama aynı zamanda bir, hı, hayat tarzı seçimi diyebilirim. Yani evlere o kadar para vereceksem benim çalışmamın bir anlamı yok diye düşündüm ve, , hayata dair sevdiğim şeyler var; gezmeyi seviyorum, , materyaller dışındaki deneyimlere para harcamayı seviyorum aslında. hayatı kaçırmak istemiyorum, o yüzden, , betonların içinde olmayı gözden çıkarabilirim bu hayallerim için diye düşündüm. Zaten kamp kültürüne aşinaydım. Tatillerimde bol bol kamp yapar, çadırda kalırdım. Şimdi de bu fahiş kiralara inat ben de güzel bir kamp alanına çadırımı okurdum (kurdum). Çok daha uygun fiyatlara barınabiliyorum. Çok da keyifli bir ortamım var aslında. Kampın sağladığı, , tuvalet, duş, elektrik, internet gibi imkanlar var, gayet temiz. Hani bazen insanların gözünde sefalet gibi canlanıyor ama ben tercihimden çok mutluyum şimdilik.öncelikle oldukça çok ilgi çekti. Ben bu kadar fazla yayılmasını beklememiştim paylaşırken. Gelen yorumlar genelde iyi, takdir ediyor insanlar bu, , kaçış yöntemini diyebilirim belki sistemden. Ama onun dışında işte doktor olduğuma inanmayanlar, video fake diyenler, çadırda yaşanır mı diyenler, bir sürü değişik yorum da var tabii ki. O kadar parayı ne yapacaksın mevzusu da şöyle:, ben turizm hekimliği yapıyorum. Yani bütün yıl çalışmıyorum. Sadece yaz sezonunda çalışıyorum, otellerde görev alıyorum yazlık bölgelerde.kışın da kendi isteğimle çalışmıyorum ve seyahat ediyorum., kışın bir gelirim olmuyor dolayısıyla. kışa para ayırmam lazım., bu ekonomide de ev kiralarına o kadar para verirsem kışın gezecek param kalmaz."
Necdet Ölçerman ise canlı yayında nasıl üne kavuştuğunun detaylarını şu sözlerle aktardı:
9 sene önce Lyon Deplasmanı'na gittim, dedim ben bir boyanayım. Bir defa komple Beşiktaş maçında siyah-beyaz olmak istedim. Boyandım ve maç seyredemedim.Sadece fotoğraf, fotoğraf, fotoğraf. Baya bir ilgi vardı. Benim de hoşuma gitti bir fanatik Beşiktaşlı olarak.İstanbul'a gittim, İstanbul'da da maçlarda boyandım. Medyaya düştüm, televizyonlarda, röportajlarda falan. 9 seneden beri sürdürüyorum.Benim start ve bitişim tam 2 saat. Her gün, maç günleri. 2 saat, 2 saatim oluyor.Lensleri gözümü takmakla. İlk önce tabii ki her tarafı havluları seriyorum. Siyah oluyor malum bütün her taraf.Yani kapakları aç, hazırlan, lensleri tak. Beyaz spreyleri, 3 tane beyaz sprey boşaltıyorum kafamla sakılmaya. Her spreyden sonra kurutmak mecburiyetindeyim.Ardından saç ve sakal beyazı bitirdikten sonra siyah boyalara girişiyorum. Orada kulağımın içi, burnumun içine kadar. Ensemi, ön taraf göğüs bölümüne kadar.Her tarafı komple kat kat siyah renklerle boyuyorum. Bu karaktere girebilmem için. 3 çocuk var.Onlar ne diyor? Onlar da boyanıyor. Bilmiyorum, denk geldiniz mi? Tabii ki çocuklar ufacıktı 8 sene önce. Baba bizi de boya, baba bizi de boya.Haydi gelin boyayım dedim, boyadım. Orada tepkiler nasıl, Amerika'da? Dün tabii ki birkaç yayın için tekrardan boyadım. San Francisco'ya gittim.Orada Golden Bridge Köprüsü'nün önünde Deniz'e karşı güzel bir röportaj yaptık. Orada da önüme gelen Amerikalı direkt gelip koşup resim çekilmek istiyor. Artık tabii ki malum herkes tanıyor, çok güzel bir duygu.Bir Türk bayrağını dünyanın öbür ucunda ve Amerika gibi bir yerde temsil etmek kadar güzel bir şey yok. Ben buna hala da inanamıyorum. Böyle şey olduklarına, dünyaca bu karakterimin Türkiye'yi dünyaca temsil ettiğimi ben şu an idrak edemiyorum, anlayamıyorum.Valla ilk maç nazar borcumuz olsun. İkinci maçı Allah'ın izniyle burada almaya geldik. Biz de tabii ki tribünde 90 dakika susmayacağız ses tellerimiz gidene kadar.Amerika'da USA'la maç oynayacağız. Onu da alacağımızı düşünüyorum. Çünkü takımımız ilk maçta başladı tamam ama şimdi galiba biraz hırslanmışlardır diye düşünüyorum.Ben pek ayrım yapmayı sevmiyorum. Ama malum Orkun Kökçü'müz var. O bizim öz evladımız.Tabii ki o benim için bizim öz evladımızdır. Tabii Orkan Beşiktaşlı diye biraz tabii ki daha fazla, daha çok seviyorum.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала