https://anlatilaninotesi.com.tr/20260616/gazeteci-calmuk-erdogan-secime-dogru-ekoseli-ceket-giyer-yine-giydi-1106555458.html
Gazeteci Çalmuk: ‘Erdoğan seçime doğru ekoseli ceket giyer, yine giydi’
Gazeteci Çalmuk: ‘Erdoğan seçime doğru ekoseli ceket giyer, yine giydi’
Sputnik Türkiye
Radyo Sputnik’te ‘İsmet Özçelik’le Ankara Farkı’ programına konuk olan Gazeteci Fehmi Çalmuk, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği... 16.06.2026, Sputnik Türkiye
2026-06-16T19:09+0300
2026-06-16T19:09+0300
2026-06-16T19:09+0300
ankara farki
radyo
chp
ak parti
mhp
özgür özel
bilal erdoğan
abdullah gül
türkiye
seçim
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/07/17/1098088235_0:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_302ef8c8a16d3fb873b592beca83d6e4.jpg
Gazeteci Fehmi Çalmuk, AK Parti’ye ilişkin değerlendirmelerinde partinin 2028 seçimlerine yönelik yeniden yapılanma sürecine girdiğini, teşkilatlarda ‘sızmalara karşı’ daha sıkı bir denetim mekanizması kurulduğunu ve ayrıca milletvekillerinin performanslarının detaylı biçimde takip edildiğini söyledi. Çalmuk, şu değerlendirmelerde bulundu:‘Erdoğan, AK Parti’ye CHP tarzı ‘sızmalara’ karşı önlem alıyor’Çalmuk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2028 seçimlerine yönelik siyasi hazırlık yaptığını ve AK Parti içinde olası ‘sızmalara’ karşı parti teşkilatında yeniden bir yapılanma süreci yürüttüğünü söyledi:‘AK Parti’de milletvekilleri için dosyalar hazırlandı’Çalmuk, AK Parti’de milletvekillerinin performanslarının detaylı şekilde takip edildiğini ve her vekil için özlük dosyaları oluşturulduğunu söyledi. Çalmuk, milletvekillerinin çalışmalarının; soru önergeleri, saha faaliyetleri ve parti teşkilatıyla ilişkileri üzerinden değerlendirildiğini, yeniden adaylık süreçlerinde bu kayıtların belirleyici olacağını iddia etti:‘Erdoğan, yerine Bilal Erdoğan’ı hazırlıyor’AK Parti’de 2028 sonrası liderlik tartışmalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ardından Bilal Erdoğan isminin gündeme geldiğini söyleyen Çalmuk, parti içinde bu yönde bir hazırlık ve değerlendirme süreci konuşulduğunu iddia etti. Bilal Erdoğan’ın teşkilat yönetiminde farklı bir yaklaşım sergilediğini ifade eden Çalmuk, sözlerini şöyle sürdürdü:‘Abdullah Gül elini AK Parti’den çekmedi’Çalmuk, Abdullah Gül’ün aktif siyasetten tamamen uzaklaşmadığını belirterek, “Abdullah Bey her zaman aktiftir. Abdullah Bey elini, eteğini İslami siyasi partilerden çekmemiştir, AK Parti dahil. CHP’den bile elini çekmemiştir. Türk siyaseti ve ekonomisinde Abdullah Gül çok önemli bir isimdir. Abdullah Beyin siyasi yorumu set, açıktan, kamuoyu önünde değil. Elinde bir ‘DEVA’ var, ‘Gelecek’ var, açıktan kabul etmeseler de ‘Saadet’ var” dedi.‘Baykal CHP’nin başında kalsaydı camilerin duvarına yolsuzluk haramdır diye yazdıracaktı’Çalmuk, CHP'nin tarihsel olarak devletin kurucu damarlarından biri olduğunu savunarak, partinin yalnızca laiklik eksenine sıkıştırıldığını ve bu nedenle tabanını daralttığını ileri sürdü. Çalmuk, CHP Eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın CHP'nin başında kalması halinde yolsuzlukla mücadeleyi dini ve ahlaki referanslarla öne çıkaracağını belirterek, "Camilerin duvarlarına 'Yolsuzluk haramdır' yazacağız" söylemini partinin en güçlü sloganlarından biri yapacağını savundu:‘CHP aslına dönme döneminin sancılarını yaşıyor’Çalmuk, CHP’nin sağcılaşma kaygısıyla iktidara gelme stratejisinin başarısız olduğunu belirterek partinin aslına dönme sancısı yaşadığını söyledi. CHP’de yaşanan iç dengelere dikkat çeken Çalmuk, şunları kaydetti:‘Siyasi partilerdeki saflaşma dünyadaki saflaşma ile bağlantılı’Siyasi partilerdeki saflaşmanın dünya genelindeki güç dengeleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, Türkiye’nin de bu uluslararası denklemden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyleyen Çalmuk, “Eğer Türkiye çok önemli bir aktörse bu saflaşmada iktidarı ele alma isteğinin gelecek döneme ilişkin bu güç dengelerinin içinde yer alacağı, onlarla beraber paralel hareket edeceği düşüncesi var. O nedenle Türk siyaseti bunlardan ayrı değerlendirilebilecek bir noktada değildir” dedi.
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
İsmet Özçelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/02/0d/1066989326_0:0:192:192_100x100_80_0_0_ee8cef4f79fd9fdf6ceed2669b3bc23c.jpg
İsmet Özçelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/02/0d/1066989326_0:0:192:192_100x100_80_0_0_ee8cef4f79fd9fdf6ceed2669b3bc23c.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/07/17/1098088235_0:0:2732:2048_1920x0_80_0_0_bb816d12a237654156d872fadb2c9727.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
İsmet Özçelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/02/0d/1066989326_0:0:192:192_100x100_80_0_0_ee8cef4f79fd9fdf6ceed2669b3bc23c.jpg
radyo, chp, ak parti, mhp, özgür özel, bilal erdoğan, abdullah gül, türkiye, seçim, recep tayyip erdoğan
radyo, chp, ak parti, mhp, özgür özel, bilal erdoğan, abdullah gül, türkiye, seçim, recep tayyip erdoğan
Gazeteci Çalmuk: ‘Erdoğan seçime doğru ekoseli ceket giyer, yine giydi’
Radyo Sputnik’te ‘İsmet Özçelik’le Ankara Farkı’ programına konuk olan Gazeteci Fehmi Çalmuk, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Edirne ziyaretinde giydiği ceketin ‘seçim habercisi’ olduğunu söyledi. Çalmuk, “Erdoğan’ın ceketleri genellikle ince çizgilidir. Ekose ceketleri seçim zamanı giyer” dedi.
Gazeteci Fehmi Çalmuk, AK Parti’ye ilişkin değerlendirmelerinde partinin 2028 seçimlerine yönelik yeniden yapılanma sürecine girdiğini, teşkilatlarda ‘sızmalara karşı’ daha sıkı bir denetim mekanizması kurulduğunu ve ayrıca milletvekillerinin performanslarının detaylı biçimde takip edildiğini söyledi. Çalmuk, şu değerlendirmelerde bulundu:
‘Erdoğan, AK Parti’ye CHP tarzı ‘sızmalara’ karşı önlem alıyor’
Çalmuk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2028 seçimlerine yönelik siyasi hazırlık yaptığını ve AK Parti içinde olası ‘sızmalara’ karşı parti teşkilatında yeniden bir yapılanma süreci yürüttüğünü söyledi:
“Tayyip Erdoğan’ın 2028 yılı seçimlerinde yeniden Cumhurbaşkanı olarak devam edebilmek için bir modeli var. Susan bir Erdoğan, konuşan bir Erdoğan’dan daha belirsizdir; CHP’lilerin deyimiyle ‘daha tehlikelidir’ Çünkü ne yapacağını bilmiyorsunuz. Erdoğan siyasi üslup itibariyle her zaman sağ gösterip sol vuran bir kişidir. Yeni sürprizleri var. CHP kanırta kanırta bir arınma modeli seçti. Ama MHP ve Tayyip Erdoğan arınmayı böyle yapmıyor. Milletvekilleri, İl Başkanları ‘sağlık nedeniyle görevimden istifa ettim’ diyor. El çektiriliyor. Bunların sayıları yaklaşık 30 oldu. Erdoğan yeniden bir dizayn yapıyor. Bunu neden yaptığına ilişkin elimizde somut bir veri yok.
Yalnız Tayyip Erdoğan’ın CHP’ye sızan unsurlar ile ilgili AK Parti’ye de sızma tehlikesi olan eskiden kalanlarla ilgili de, ki bu İl başkanlarını da tenzi ederim, bunlarda böyle bir iddiam yok. Ama bununla ilgili uyanık olduğu bir dönem. İl Başkanlıklarındaki tahkimatı artırıyor. Çünkü yarın bir gün genel seçimi de yerel seçimi de götürecek olan karargahtır. Milletvekillerinden çok ümitvar olmadığını söyleyebilirim. Çünkü Milletvekilleri Erdoğan gelmese gruba bile gelmeyecekler. 2023’ten sonra aradan geçen zamanda bu ortaya çıktı.”
‘AK Parti’de milletvekilleri için dosyalar hazırlandı’
Çalmuk, AK Parti’de milletvekillerinin performanslarının detaylı şekilde takip edildiğini ve her vekil için özlük dosyaları oluşturulduğunu söyledi. Çalmuk, milletvekillerinin çalışmalarının; soru önergeleri, saha faaliyetleri ve parti teşkilatıyla ilişkileri üzerinden değerlendirildiğini, yeniden adaylık süreçlerinde bu kayıtların belirleyici olacağını iddia etti:
“Muhalefet daha derli toplu gelse birçok kanunu engelleyebilecek sayısal çoğunluğa ulaşabilir. Bir de her seçimi Erdoğan kazandı, her şeyi Erdoğan bilir mantığı Milletvekillerinde, Belediye Başkanlarında inanılmaz bir rehavete sebep oldu. ‘Nasılsa yaparlar. Bize ihtiyaç yok’ anlayışı var. Yalnız herkes ‘Biz görünmüyoruz, takip edilmiyoruz, bilinmiyoruz’ diye anlaşılıyor. Herkesin bir özlük dosyası var. Kaç misafir ağırlamış, kaç kere konuşmuş, kaç soru önergesi vermiş, kaç kere memleketine, İlçe başkanlığına gitmiş… Yani Milletvekili Milletvekili görevini yapmış mı yapmamış mı? Şimdi seçim havadisi alan vekillerin hepsi yeniden seçilme konusunda… Bazı partilerde çıkarlar meydanda adam döverler, yeniden seçilme için yekpare işler görürsünüz…”
‘Erdoğan, yerine Bilal Erdoğan’ı hazırlıyor’
AK Parti’de 2028 sonrası liderlik tartışmalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ardından Bilal Erdoğan isminin gündeme geldiğini söyleyen Çalmuk, parti içinde bu yönde bir hazırlık ve değerlendirme süreci konuşulduğunu iddia etti. Bilal Erdoğan’ın teşkilat yönetiminde farklı bir yaklaşım sergilediğini ifade eden Çalmuk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Erdoğan, Erdoğan Devlet Bahçeli’nin de öngördüğü gibi siyasete bağlı olmayan bir Cumhurbaşkanlığı konusunda eğer 2028 olursa, Anayasa değişikliği yaparsa bu maddeyi hayata geçirdikten sonra AK Parti’yi kime emanet edeceğine yönelik bir çalışma var. Bu çalışmanın içinde en belirgin isim aileden Necmettin Bilal Erdoğan. En büyük dezavantajı Erdoğan’ın oğlu oluşu. 2002’den bu yana babasıyla uluslararası her toplantıda her liderin yanında. Bir insan 25 yıl bunları görse, izlese, yorum yapmasa bile yetişir. Belki de Erdoğan Bilal Erdoğan ile teşkilatları korkutuyor. Çünkü onun iş tutma biçimi Erdoğan gibi değil. Daha rapora dayalı işler yapıyor. Erdoğan’ın sertliği Bilal Erdoğan’da o kadar net değil. Ama bu yapısı ile beraber yeni isimler, meslek örgütlenmeleri, Ankara-İstanbul il genelinde Bilal Erdoğan’a uygun takım oyuncuları geliyor. Bir de AK Parti yönetimi Bilal Erdoğan’ın Genel Başkanlığını satın almış durumda. Yönetimde kimsenin itirazı yok.
Erdoğansız, Erdoğan’ın yerine yeni bir aday bulma yerine, Erdoğan ile devam edelim düşüncesi sağ ve sol cenahta giderek güçleniyor. ‘Milletvekilliğinde şu adaya verelim, ama Cumhurbaşkanlığına Erdoğan devam etsin. Onun dışında kimse bu işi beceremez’ mantığı giderek güçleniyor.”
‘Abdullah Gül elini AK Parti’den çekmedi’
Çalmuk, Abdullah Gül’ün aktif siyasetten tamamen uzaklaşmadığını belirterek, “Abdullah Bey her zaman aktiftir. Abdullah Bey elini, eteğini İslami siyasi partilerden çekmemiştir, AK Parti dahil. CHP’den bile elini çekmemiştir. Türk siyaseti ve ekonomisinde Abdullah Gül çok önemli bir isimdir. Abdullah Beyin siyasi yorumu set, açıktan, kamuoyu önünde değil. Elinde bir ‘DEVA’ var, ‘Gelecek’ var, açıktan kabul etmeseler de ‘Saadet’ var” dedi.
‘Baykal CHP’nin başında kalsaydı camilerin duvarına yolsuzluk haramdır diye yazdıracaktı’
Çalmuk, CHP'nin tarihsel olarak devletin kurucu damarlarından biri olduğunu savunarak, partinin yalnızca laiklik eksenine sıkıştırıldığını ve bu nedenle tabanını daralttığını ileri sürdü. Çalmuk, CHP Eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın CHP'nin başında kalması halinde yolsuzlukla mücadeleyi dini ve ahlaki referanslarla öne çıkaracağını belirterek, "Camilerin duvarlarına 'Yolsuzluk haramdır' yazacağız" söylemini partinin en güçlü sloganlarından biri yapacağını savundu:
“Rahmetli Erbakan hocam ‘Kuvay-ı Milliye’nin iki partisi var: Biri CHP, biri de Milli görüş’ derdi. Milli görüş felsefesinin altında MHP’yi, milliyetçi kesimleri, sağ kesimleri, hepsini kapsardı. Bu yapı devletin bölünmez bütünlüğüne karşı bir refleks. Bu refleksin sağda İslami kesimde ve solda olması lazım. CHP bunun ana damarlarından biri. CHP’yi koruma ve kollama görevi şuan Kemal Kılıçdaroğlu’nda.
Sayın Özgür Özel devamlı İngiltere merkezli çağrıda bulunuyor. Yani İngiliz Muhipleri Cemiyeti gibi çalışmanın bir anlamı yok. CHP’nin varlığı, kurumsal yapısı, hayatında CHP’ye hiç oy vermeyecek biri olarak söylüyorum. Deniz Baykal ile beraber bir kitap da çalıştık; Anadolu Solu, Edebali Açılımı… Kemal Tahir’den, İdris Küçükömer’den çok uzaklaşan bir CHP tabanı var. Bizim o yazdığımız kitapta Deniz bey o cümleyi okuyunca ayağa kalktı bana sarıldı.
Biz solu hep dini ritüellerle eleştirdik. Ama Cenab-ı Allah’ın solcuların da Allah’ı olduğunu unuttuk. Deniz Bey Allah biraz daha uzun ömür verseydi, CHP genel başkanlığında kalsaydı en büyük sloganı ‘Biz Camilerin duvarlarına yolsuzluk haramdır yazacağız’dı. Bu belki bizim İslami siyaset yapan partilerde, sağ jenerasyondan beklenen bir noktaydı ama bu solun vicdan, özellikle merhamet, vicdan, devlet kurumlarını koruma ve kollama… CHP’yi bir laiklik ilkesinin peşine taktılar, orada kısırlaştırdılar, sığlaştırdılar. Sanki CHP din düşmanı bir parti gibi bir izlenim oluşturdular.”
‘CHP aslına dönme döneminin sancılarını yaşıyor’
Çalmuk, CHP’nin sağcılaşma kaygısıyla iktidara gelme stratejisinin başarısız olduğunu belirterek partinin aslına dönme sancısı yaşadığını söyledi. CHP’de yaşanan iç dengelere dikkat çeken Çalmuk, şunları kaydetti:
“CHP’nin en büyük yanlışı sağcılaşma kaygısı ile iktidara gelme arzusuydu. Elinde patladı. CHP aslına dönmek zorunda. Aslına dönmenin sancılarını yaşıyor. Bugün grup toplantısı yapılmadı, bir sakinleşme dönemi var. Bu iyiye doğru bir işaret. Özgür Özel milletvekili sayısının o sayıldığı gibi 100 civarında olmadığı ortaya çıkıyor. Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayıyken şimdi Özgür Özel Cumhurbaşkanı adayı rolüne giriyor. Ama bu Özgür Özel’e birkaç gömlek fazla.”
‘Siyasi partilerdeki saflaşma dünyadaki saflaşma ile bağlantılı’
Siyasi partilerdeki saflaşmanın dünya genelindeki güç dengeleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, Türkiye’nin de bu uluslararası denklemden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyleyen Çalmuk, “Eğer Türkiye çok önemli bir aktörse bu saflaşmada iktidarı ele alma isteğinin gelecek döneme ilişkin bu güç dengelerinin içinde yer alacağı, onlarla beraber paralel hareket edeceği düşüncesi var. O nedenle Türk siyaseti bunlardan ayrı değerlendirilebilecek bir noktada değildir” dedi.