Zülfikar Doğan: Emekliler 'yaşlı işçiler' haline geldi

‘Emekliler psikolojik çöküş içerisinde’
“Türkiye’de emekli yoksulluğunun ne kadar derinleştiğini ortaya koyan bir araştırma geçtiğimiz günlerde Forum Toplum Araştırmaları Enstitüsü tarafından yayınlandı. Araştırma bize oldukça vahim sonuçları gösteriyor. Özellikle Türkiye’de emeklilerin yüzde 89,4’ü çalışmaya devam etmek zorunda. Bu da onları araştırmadaki tanımlamasıyla ‘yaşlı işçiler’ haline getiriyor. Emeklilerin yüzde 76’sı parasızlık nedeniyle sosyal etkinliklere katılamıyor. Yüzde 56’sı sağlık harcamalarını kısmak zorunda kalıyor ve emekliler psikolojik bir çöküş içerisinde. Emeklilere neden çalıştığı sorulduğunda ise yüzde 80’i aşkın kısmı ‘çocuklarım, torunlarım için’ cevabını veriyorlar. Emekli olan ailelerde işsiz gençler, geliri yetmeyen evli çocuklar var. Emekliler sosyal hayattan vazgeçiyor, kirasını ödeyemiyor, sağlık harcamalarını erteliyor, evini ısıtamıyor ve borç içinde yaşamaya çalışıyor. Türkiye’deki emekli yoksulluğuna ilişkin bu araştırma gerek iktidar gerekse muhalefet partileri için çok önemli mesajlar veriyor. Yani 17 milyon emekli, dul ve yetimin hayatı, beklentileri sadece 6 ayda verilen yüzde 16-17’lik bir maaş zammına endeksli olarak görüldüğü zaman tablo gerçeklikten kopuyor.
Sosyal Sigortalar Kurumu’nun verilerine göre milyonlarca emekli her yıl artan şekilde çalışma hayatına yeniden dönmek zorunda kalıyor. Buradan elde ettiği ek gelirle de işsiz çocuğuna, evli ama kirasını ödeyemeyen kızına/oğluna ya da özellikle onların geleceğine yönelik bir katkı verme çabasıyla kendilerini çalışmak zorunda hissediyorlar. Bu da Anayasa’sında ‘Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir’ yazan bir ülke açısından çok acı ve vahim bir tablo.”
‘Kredi kartı borcu milli geliri aştı’
“Türkiye, kişi başına düşen kredi kartı borcu tutarlarında sıralamanın ilk sıralarına doğru gidiyor. Birinci sırada kişi başına 6 bin 580 dolar borç ile ABD yer alıyor. Kanada 4 bin 210 dolar ile ikinci sırada. İngiltere, Avusturalya, Güney Kore ve 6. Sırada ise Türkiye… Türkiye’de kişi başına düşen kredi kartı borcu 3 bin 240 dolar; yani 149 bin TL. Her ne kadar Türkiye’de kişi başına düşen kredi kartı borcunun ABD’nin yarısı olsa da ABD’de kişi başına düşen milli gelir 94 bin dolar. Aynı şekilde Kanada’da 60 bin; Avusturalya’da 75 bin; Güney Kore’de 37 bin; Türkiye’de ise 18 bin dolar. Ama kredi kartı borcu neredeyse kişi başına düşen milli gelir tutarını aşmış durumda. Böyle bir tabloda insanlar geleceğe dönük elde edecekleri gelirleri kredi kartları ile tüketerek, borçlanarak hayatlarını sürdürürken bu borçları ödemekte de zorlanıyorlar. Türkiye de bu sıralamada giderek yükselmeye devam ediyor.”
‘Son 30 yılda Belçika’nın yüz ölçümü kadar tarım arazisi kaybedildi’
“Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar Dünya Toprak Günü’ne atıfta bulunarak Türkiye’de tarım arazilerinin ciddi tehdit altında olduğuna yönelik yazılı bir açıklama yayınladı. Sayın Başkan Türkiye’deki tarım arazilerinin hızla yok olduğunu, kentsel dönüşümler, plansız yapılaşmalar ve özellikle erozyon nedeniyle tarım arazilerinin 27 milyon hektardan 24 milyon hektara gerilediğini ve 3 milyon hektarlık tarım arazisinin son 25-30 yılda kaybedildiğini vurguladı. Türkiye verimli tarım topraklarını kaybediyor. 3 milyon hektar alan örneğin Avrupa’da Belçika’nın yüz ölçümü kadar bir alan. Moldova, Arnavutluk, Slovenya, Lüksemburg’un yüzölçümünden daha geniş bir alan. Peki, bu arazilerimizi neden koruyamıyoruz? Kanımca tarım politikalarının radikal bir şekilde gözden geçirilmesi, tarımda reform yapılmasını gerektiren bir ihtimal karşımıza çıkıyor.
Türkiye şu anda kaybedilen tarım arazilerinin neredeyse yarısı kadar olan Makedonya’dan, Kosova’dan, Bosna Hersek’ten Ayçiçek yağı ithal ediyor. Et, hayvancılık, besicilik, gübre ve tohumda Türkiye giderek daha fazla ve hızla dışa bağımlı hale geldi. Bugün neredeyse ithal edilmeyen tarım ürünü yok gibi.”

