Gündem dışı - Sputnik Türkiye, 1920
GÜNDEM DIŞI
Gündelik koşuşturmacada gözden kaçanlar; bilimden sanata, tiyatrodan sinemaya, seyahat alternatiflerinden modaya, festivallerden konserlere her şey Serhat Sarısözen’le Gündem Dışı’nda.

Filiz Aygündüz: Kadınları korumaya çalışırken onları sınırlandırıyoruz

filiz aygündüz
filiz aygündüz - Sputnik Türkiye, 1920, 15.06.2026
Abone ol
Yazar ve gazeteci Filiz Aygündüz, Serhat Sarısözen’in sunduğu Gündem Dışı programına konuk oldu. Aygündüz, son romanı Nisa üzerinden kadınların özgürleşme mücadelesini, sınıf farklılıklarını, göçün yarattığı dönüşümü ve kültürel çeşitliliğin bireyin hayatındaki izlerini değerlendirdi.
Yazar ve gazeteci Filiz Aygündüz, Radyo Sputnik’te yayınlanan Gündem Dışı programının konuğu oldu. Yaklaşık 35 yıllık gazetecilik ve kültür sanat deneyiminden de örnekler veren Aygündüz, Türkiye’de kültür sanat dünyasının geçirdiği dönüşümü, yazarlığın günümüzdeki zorluklarını ve psikolojinin edebiyatla ilişkisini değerlendirdi. Aygündüz, Nisa romanını yazarken kadınların kendilerine sorması gereken en önemli sorunun “Ben şimdi ne yapabilirim?” olduğunu vurguladı.

‘Nisa, özgürleşmeye çalışan bir kadının hikâyesi’

Romanın temelinde bir kadının yaşam boyu süren dönüşümünün bulunduğunu belirten Filiz Aygündüz, şöyle konuştu:
“Nisa bir kadının kendini yeniden inşa sürecini ve özgürleşme sürecini anlatan bir roman. Ailesi Sivas’ın bir köyünden İstanbul’a geliyor. Kapıcı dairesinde başlayan bir çocukluk, ardından eğitim hayatı, evlilik, kimlik arayışı ve yaşadığı çıkmazlar var. Dört yaşından 65 yaşına kadar bir kadının hayat yolculuğunu anlatıyor. Aslında bir kadının bütün baskılara rağmen kendi kimliğini bulma hikâyesi.”

‘Kız kısmı anlayışı hâlâ devam ediyor’

Romanın merkezindeki baskı mekanizmalarının günümüzde de varlığını sürdürdüğünü söyleyen Aygündüz, kadınlara yönelik ayrımcı anlayışın değişmediğini ifade etti:
“Bugün hâlâ kentlerin göbeğinde bu baskıyı yaşayan birçok kız çocuğu var. ‘Kız kısmı’ sözü romanda sık sık karşımıza çıkıyor çünkü bu ifade başlı başına bir ayrıştırma biçimi. Erkek kısmı diye bir tanımlama yok ama kız kısmı var. Bu bile kadınlara yönelik bakış açısını gösteriyor. Romanın temel meselelerinden biri de bu.”

‘Farklı kültürler Nisa’nın dünyasını genişletti’

Nisa’nın yaşadığı apartmanda farklı etnik ve kültürel kökenlerden insanlarla kurduğu ilişkinin karakterin gelişiminde belirleyici olduğunu belirten Aygündüz, şunları söyledi:
“Musevi, Arap, Boşnak ve Anadolu kökenli karakterler bilinçli bir tercihti. Nisa onların evlerinde farklı yemek kültürlerini, yaşam biçimlerini, müzikleri ve davranış kalıplarını görüyor. Hayatını zenginleştiren şey tam da bu karşılaşmalar. Eğer bunlar olmasaydı Nisa aynı kişi olmazdı. Bu ülkenin kültürel çeşitliliği de yıllarca insanları birbirinden besledi.”

‘Kültür sanat dünyası 30 yılda büyük değişim yaşadı’

Gazeteciliğe başladığı yıllarla bugünü karşılaştıran Aygündüz, kültür sanat alanındaki gelişimin dikkat çekici olduğunu söyledi:
“Mesleğe başladığımda kültür sanat ortamı bugünkü kadar zengin değildi. Sergiler azdı, kitaplar daha sınırlıydı, festivaller bugünkü kadar yaygın değildi. Son 30 yılda özel müzeler açıldı, festivaller gelişti, yayıncılık çeşitlendi. Kültür sanat dünyası çok büyük bir dönüşüm geçirdi.”

‘Yazının matematiği olmalı’

Uzun yıllar editörlük yapan Aygündüz, iyi bir yazının temel unsurunun dil ve analitik düşünce olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Bir yazıyı okumaya devam etmenizi sağlayan ilk şey dilidir. Dil ve üslup çok önemlidir. Ben matematikçi olduğum için her iyi yazıda iyi bir matematik olduğuna inanırım. Matematik sadece dört işlem değildir. Analitik düşüncedir. Doğru soruları sorabilmek de bunun bir parçasıdır. Yazıyı güçlü yapan şeylerden biri budur.”

‘Kadınlar kendilerine şu soruyu sormalı: Ben şimdi ne yapabilirim?’

Romanın çıkış noktasını oluşturan temel fikrin çözüm arayışı olduğunu vurgulayan Aygündüz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu romanda çok kıymetli bir soru var: ‘Ben şimdi ne yapabilirim?’ Bu soru bana yıllar önce bir psikolog tarafından öğretilmişti. Ağlamak, üzülmek elbette insani ama bir noktada durup kendimize bu soruyu sormamız gerekiyor. Çünkü bu soru insanı çözüme götürüyor. Romanı yazarken kadınların kendilerine bu soruyu sormasını istedim. Nisa da tam olarak bunu yapıyor.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала