Suç çetesi FETÖ’den ilham almış: 5 TL kimlik olarak kullanıldı

Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın, Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programında bugünkü konusu, Adana merkezli 21 ilde düzenlenen operasyonla 200 milyar Türk lirası seviyesinde şüpheli para hareketi ve aklama faaliyeti tespit edilen uluslararası finansal suç örgütünün sistemi oldu. Operasyon kapsamında Rasim Ozan Kütahyalı da tutuklanmıştı.
Adana merkezli 21 ilde düzenlenen operasyonla 200 milyar Türk lirası seviyesinde şüpheli para hareketi ve aklama faaliyeti tespit edilen uluslararası finansal suç örgütünün, aklanan parayı Kapalı Çarşı ve Adana’daki döviz bürolarından kurye sistemiyle fiziki nakde dönüştürdüğü ortaya çıktı. Seri numarası önceden belirlenmiş 5 liralık banknotu örgüt ile döviz bürosu ve kuyumcular arasında parola olarak kullanan kuryelerin, kendine teslim edilen döviz, altın ve TL'yi alarak, doğrudan örgüt liderine ulaştırdığı belirtildi. Kuyumcu ve döviz bürolarının bu işlemlerden yüzde 10 komisyon aldığı tespit edildi.
Konuyu Yeri ve Zamanı’nda değerlendiren gazeteci Güçlü Özgan, şöyle konuştu:
“Rasim Ozan Kütahyalı’nın tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonuyla ilgili ilginç bir ayrıntı ortaya çıktı. Yaklaşık 200 milyar lira şüpheli para hareketinin tespit edildiği, bu para için bir aklama faaliyetinin yürütüldüğü ya da bu suçlamaların gözaltına alınan sonrasında da tutuklanan isimlere yöneltildiğini de hatırlatalım. Üstelik ülke içinde faaliyet gösteren bir örgütten değil, ucu Kıbrıs’a uzanan bir örgütten bahsediliyor. Bu aklanan 200 milyar liranın Kapalıçarşı ve Adana’daki döviz bürolarından fiziki nakde dönüştürüldüğü ortaya çıkıyor. Seri numarası önceden belirlenmiş olan 5 liralık banknotu örgüt ile döviz bürosu ve kuyumcular arasında da kullanan kuryelerin kendilerine teslim edilen döviz altın ve Türk lirasını alarak oradan örgüt liderine ulaştırdığı belirtilmiş. Kuyumcu ve döviz bürolarının da komisyon aldığı belirtilmiş. KKTC vatandaşı olduğu öğrenilen şahsın örgütü KKTC’den yönettiği belirtiliyor. Dijital veriler için ise Halil Falyalı ve çevresiyle yakın ilişki kurduğu belirtilmiş. Tam İtalyan mafyası gibi çalışıyorlarmış aslında. Çünkü ortaya çıkan finansal hareketler günlük ve haftalık raporlar şeklinde kendisine iletiliyormuş. Sadece bu para değil 221 taşınmaz, 120 araç ve 3 tekneye de el konulduğunu biliyoruz. Nasıl bir büyük organizasyonla karşı karşıya kaldığımızı anlamak açısından önemli. Bir de keşke devlet yasal bahisten kazandığı vergiden bahsetse.”

