Ali Çağatay: Türkiye’de büyük sermaye grupları varlıklarını yurt dışına çıkarıyor

Abone ol
Gazeteci Ali Çağatay, Radyo Sputnik’teki Seyir Hali programında Eczacıbaşı Holding’in Sanipak’ı Malezyalı Arch Peninsula şirketine devretmesini değerlendirdi. Çağatay, son dönemde Türkiye’deki büyük sermaye gruplarının varlıklarını yurt dışına çıkarmaya yöneldiğini söyledi.
Gazeteci Ali Çağatay, Radyo Sputnik’teki Seyir Hali programında Selpak gibi yıllardır Türkiye’de birçok ürün kategorisinde jenerik hale gelen markaların el değiştirmesinin dikkat çekici olduğunu belirtti. Son dönemde büyük sermaye gruplarının ekonomik belirsizlikler, kur baskısı ve hukuki güvensizlik nedeniyle varlıklarını yurt dışına taşımaya başladığını söyledi.
Selpak markasının artık jenerik hale geldiğini ifade eden Çağatay, satış kararının Türkiye ekonomisindeki değişimi gösterdiğini söyledi:
Selpak markasının artık jenerik hale geldiğini ifade eden Çağatay, satış kararının Türkiye ekonomisindeki değişimi gösterdiğini söyledi:
“Rekabet Kurulu, Eczacıbaşı Holding’in Sanipak markasının tamamını Malezyalı Arch Peninsula adlı şirkete devretmesine onay verdi. Sanipak bünyesinde Selpak, Solo, Selin, Silen, Servis, UniBaby, Okey ve Detan gibi markalar var.” Peninsula bir ülkede açılıyorsa orada ciddi bir yatırım geliyor diye düşünürsünüz. Mandarin ve Peninsula geldiği zaman Uzak Doğu’dan yatırım geliyor dersiniz. Şu anda İstanbul’da hem Mandarin hem Peninsula otelleri var. Son derece lüks, diğer otellerle kıyaslanamayacak kadar büyük bir lüks içinde otellerden bahsediyoruz.''
‘Eczacıbaşı’nın elindeki en önemli varlıklardan biriydi’
Çağatay, Sanipak’ın Eczacıbaşı’nın en önemli varlıklarından biri olduğunu belirterek, satış kararının nedenine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadığını söyledi:
“Şimdi buraya satılıyor Eczacıbaşı. Eczacıbaşı’nın elindeki en önemli varlıklardan biriydi. Neden satıldığıyla ilgili herhangi bir açıklama yok. Ancak şunu biliyoruz; Türkiye’deki zenginler son zamanlarda mal varlıklarını yurt dışına çıkarıyorlar Başta Ülker, Ciner Grubu olmak üzere, Koç ve Sabancı olmak üzere herkes mal varlığını yurt dışına çıkarıyor. Eczacıbaşı da uzun zamandır çıkarmaya devam ediyordu.”
‘İnsanlar sabah şirketlerine el konulduğunu görmek istemiyor’
Türkiye’deki hukuki güvensizlik ortamının sermaye çevrelerini tedirgin ettiğini söyleyen Çağatay, TMSF yasası tartışmalarını hatırlattı:
“Bu tabi iki anlama geliyor. Birincisi Türkiye’deki tekinsiz ortam. Akşam yatıyorsunuz, sabah şirketlere el konulduğunu görüyorsunuz. Biliyorsunuz TMSF yasası değiştiğinde bunun işaretlerini almıştık. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras o dönem çok önemli bir uyarı yapmıştı. Demişti ki, ‘Bu yasa böyle geçerse yarın sabah kimsenin güvencesi kalmayabilir. Herkesin mal varlığına el konulabilir.’ Bunun üzerine Ömer Aras’ı kelepçelemediler ama iki polisin arasında ifadeye götürdüler.” O saatten sonra da kimse bu meselenin üzerinde durmadı.’’
‘Sadece satış değil, aynı zamanda nakde dönüş süreci’
Çağatay, Eczacıbaşı’nın yalnızca varlık devri yapmadığını, aynı zamanda nakit pozisyonunu güçlendirmeye çalıştığını söyledi:
“Eczacıbaşı acaba bu kararıyla sadece mal varlığını yurt dışına mı çıkarıyor yoksa aynı zamanda nakde mi dönüyor diye sorarsanız bence her ikisi de var. Mal varlığını yurt dışına çıkarırken elde ettiği parayı muhtemelen nakite dönüştürerek dolarda ya da dövizde değerlendiriyor. Böylece olası bir devalüasyona karşı önlem almaya çalışıyor.”
‘Kur çok büyük baskı altında’
Türkiye’de kurun uzun süredir baskılandığını söyleyen Çağatay, Merkez Bankası’nın yoğun müdahalelerine rağmen bu baskının sürdürülemez hale geldiğini savundu. Özellikle son dönemde yaşanan siyasi krizlerde kurun kontrol altında tutulmaya çalışıldığını belirten Çağatay, bunun uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
“Kur uzunca bir zamandır baskılanıyor biliyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili mutlak butlan krizi sırasında bile Merkez Bankası çok büyük bir çabayla kurun yukarı gitmesini engelledi.Ancak kur çok büyük bir baskı altında ve bu baskının bir süre sonra kendiliğinden kalkabileceği düşünülüyor. Bu baskı kalktığı zaman doların bugünkü 44-45 seviyesinin çok çok üzerine çıkabileceği tahmin ediliyor.”
‘Normların işlemediği ülkelerde insanlar kendilerini güvenceye almak ister’
Çağatay, sermaye çevrelerinin davranışlarını ekonomik ve hukuki güvensizlikle açıklayarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’deki varlıklarını çıkarmalarını yadırgamıyorum. Çünkü normların çalışmadığı, uygulanmadığı ülkelerde insanlar doğal olarak kendilerini güvence altına almak istiyor. Elbette sermaye sahiplerinin dertleri başka, çalışanların dertleri başka. Ama nakite dönenlerden biri de Selpak gibi önemli bir markayı elinden çıkaran Eczacıbaşı oldu.”

