Gündem dışı - Sputnik Türkiye, 1920
GÜNDEM DIŞI
Gündelik koşuşturmacada gözden kaçanlar; bilimden sanata, tiyatrodan sinemaya, seyahat alternatiflerinden modaya, festivallerden konserlere her şey Serhat Sarısözen’le Gündem Dışı’nda.

Ayşegül Günsür: Panik atak bedenin verdiği bir alarmdır

ayşegül günsür
ayşegül günsür - Sputnik Türkiye, 1920, 25.05.2026
Abone ol
Yazar Ayşegül Günsür, Serhat Sarısözen’in sunduğu “Gündem Dışı” programında “Bir Panik Ataklı’nın Günlüğü” kitabı üzerinden panik atakla geçen 20 yıllık mücadelesini anlattı. Günsür, modern şehir hayatının baskısı, mükemmeliyetçilik, yalnızlık ve insanın kendi zihniyle verdiği mücadeleye dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Ayşegül Günsür, “Bir Panik Ataklı’nın Günlüğü” kitabında yalnızca bir rahatsızlık hikâyesi anlatmadığını, aynı zamanda modern insanın görünmeyen kırılmalarını ele aldığını söyledi. Programda panik atak sürecini, tedavi arayışlarını, iş hayatının baskısını ve iyileşme deneyimini anlatan Günsür, “Panik atak aslında bedenin size ‘burada çözülmesi gereken bir şey var’ deme hali” ifadelerini kullandı.

‘Panik atak bedenin verdiği bir alarm’

Panik atağın yalnızca psikolojik bir rahatsızlık olmadığını söyleyen Günsür, şöyle konuştu:
“Yüzleşemediğimiz ve sürekli içimize attığımız şeyler bir süre sonra bedenin alarm vermesine neden oluyor. Ne zamanki o duyguları görmeye ve anlamaya başlıyorsunuz, panik atak da sizinle konuşmaya başlıyor. ‘Burada çözülmesi gereken bir şey var’ diyor. Bir sunum yapacaksınız, iş arkadaşlarınıza bir şey anlatacaksınız ama zihniniz sürekli ‘şöyle olmalı, böyle olmalı’ diyor. Yapı itibarıyla detaycı ve mükemmeliyetçi bir insanım. Büyük ihtimalle panik atak bunun dışa vurumuydu. O dönem güçlü görünmek zorundaydınız. Güçsüz göründüğünüzde sistem sizi eliyordu. Bu yüzden yaşadıklarımı kimseye anlatamadım. İnsanlar anlamaz diye düşündüm.”

‘Köprüde ölüm korkusu yaşadım’

Kitapta yer alan Boğaziçi Köprüsü sahnesinin hayatındaki en ağır panik atak krizlerinden biri olduğunu anlatan Günsür, o anları şöyle anlattı:
“İş çıkışı köprüde giderken panik atak başladı. Ellerim titriyordu, kalbim çok hızlı atıyordu. Arabayı sağa çektim ve ne yapacağımı bilemedim. Polis geldi, ‘Burada duramazsınız’ dedi. Eve kadar direksiyonu titreye titreye kullandım. İnsan bazen hasta olmaktan değil, anlaşılmamaktan yoruluyor. Bir panik ataklıya söylenebilecek en güzel cümle ‘Senin için ne yapabilirim?’ olur.”

‘Doğru doktor hayatımı değiştirdi’

Yaklaşık 20 yıl süren tedavi sürecinde birçok farklı yöntem denediğini anlatan Günsür, iyileşme sürecindeki en önemli kırılma noktasının doğru doktorla karşılaşması olduğunu söyledi:
''Diğer doktorlar bana ‘Ömür boyu bununla yaşayacaksın’ dediler. Ben bunu kabul etmek istemedim. Sonunda benim gibi düşünen bir doktor buldum ve onun sayesinde buradan çıktım. Panik atak insanın en çok benliğini değiştiriyor. Ama bütün bunları aştıktan sonra daha güçlü bir kişiliğe dönüşüyorsunuz. Şimdi hayatla daha barışığım.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала