https://anlatilaninotesi.com.tr/20260522/trt-spikeri-julide-sonmez-spikerler-artik-konusamiyor--1105917133.html
TRT spikeri Jülide Sönmez: Spikerler artık konuşamıyor
TRT spikeri Jülide Sönmez: Spikerler artık konuşamıyor
Sputnik Türkiye
Spiker Jülide Sönmez, Türkçe'nin doğru kullanımına dair uyarılarda bulundu. Spikerlerin konuşma tarzının son yıllarda değiştiğini vurgulayan Sönmez, "Spikerler... 22.05.2026, Sputnik Türkiye
2026-05-22T12:32+0300
2026-05-22T12:32+0300
2026-05-22T13:48+0300
anlat bakalim
spiker
trt
whatsapp
batı
türkiye
konuşma
jülide sönmez
diksiyon
tdk
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/05/16/1105946244_152:0:1668:853_1920x0_80_0_0_f0e79a07e29ca15e56432a2353203f56.png
TRT spikeri Jülide Sönmez, Zeynep Gökalp'le Anlat Bakalım'ın bu haftaki konuğu oldu. Sönmez, son yıllarda spikerlerin Türkçe kullanımının nasıl değiştiğini yorumladı ve hayatımıza giren 'Ghosting ve lovebombing' gibi kavramları değerlendirdi. Sönmez, düzeltme işareti yani şapka kullanımına dair de uyarılarda bulundu.'Spiker olmayı küçükken aklıma koymuştum'Jülide Sönmez yolunun spikerlikle nasıl kesiştiğini şu sözlerle anlattı:Nasıl 'doğru ve anlaşılır' konuşulur?'Açık ve net konuşun'Daha güzel ve anlaşılır nasıl konuşulur?'Düşünerek, yavaş yavaş konuşun''Türkçeyi doğru konuşan spiker sayısı azaldı'TRT spikeri Sönmez, 'Günümüz spikerlerinin konuşma tarzı değişti mi' sorusuna ise "Değişti" diye yanıt verdi ve şu noktaları işareti etti:'Türkçesi olan kelimenin Türkçesini kullanın'Jülide Sönmez, 'Ghosting', 'Lovebombing' gibi kelimelerin neden kullanıldığına dar şunları söyledi:'Bana 'Güno' diyen olmadı'Diksiyon eğitmeni Sönmez, son zamanlarda 'Günaydın' kelimesi yerine sıklıkla kullanılan 'güno' kelimesini de değerlendirdi:Düzeltme işareti kalktı mı? Şapka kalktı mı?
batı
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Zeynep Gökalp
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e5/06/11/1044758007_0:132:1236:1368_100x100_80_0_0_fd21eec9465fc3d80e1c05156d705a72.jpg
Zeynep Gökalp
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e5/06/11/1044758007_0:132:1236:1368_100x100_80_0_0_fd21eec9465fc3d80e1c05156d705a72.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/05/16/1105946244_342:0:1479:853_1920x0_80_0_0_704b42a41118cde4d5c0a7ff73c392df.pngSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
Zeynep Gökalp
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e5/06/11/1044758007_0:132:1236:1368_100x100_80_0_0_fd21eec9465fc3d80e1c05156d705a72.jpg
spiker, trt, whatsapp, batı, türkiye, konuşma, jülide sönmez, diksiyon, tdk, türk dil kurumu (tdk), imla klavuzu, imla hatası
spiker, trt, whatsapp, batı, türkiye, konuşma, jülide sönmez, diksiyon, tdk, türk dil kurumu (tdk), imla klavuzu, imla hatası
TRT spikeri Jülide Sönmez: Spikerler artık konuşamıyor
12:32 22.05.2026 (güncellendi: 13:48 22.05.2026) Özel
Spiker Jülide Sönmez, Türkçe'nin doğru kullanımına dair uyarılarda bulundu. Spikerlerin konuşma tarzının son yıllarda değiştiğini vurgulayan Sönmez, "Spikerler artık konuşamıyor desem daha doğru söylemiş olurum. Abartmış olmam" dedi ve sebeplerini açıkladı.
TRT spikeri Jülide Sönmez, Zeynep Gökalp'le Anlat Bakalım'ın bu haftaki konuğu oldu.
Sönmez, son yıllarda spikerlerin Türkçe kullanımının nasıl değiştiğini yorumladı ve hayatımıza giren 'Ghosting ve lovebombing' gibi kavramları değerlendirdi. Sönmez, düzeltme işareti yani şapka kullanımına dair de uyarılarda bulundu.
'Spiker olmayı küçükken aklıma koymuştum'
Jülide Sönmez yolunun spikerlikle nasıl kesiştiğini şu sözlerle anlattı:
Spiker olmaya çok küçük yaşta karar verdim. Bu çok klişe bir sözdür ama gerçekten ben de öyle oldum. Küçük yaşta başladım derler ya hep, küçük yaşta başladım sayılmaz ama benim ablam da TRT'nin ilk spikerlerindendi. 1973 yılında TRT'nin açtığı sınavla TRT'nin spikeri olmuştu. Ben o zaman ilkokul son sınıftaydım, beşinci sınıftaydım ve ablamı gördükçe ona özenirdim. Ben de spiker olmak isterdim. O zamandan aklıma koymuştum ki ben yeterli yaşa gelince yani 18 yaşıma gelince TRT'nin açtığı sınava gireceğim ve spiker olacağım. Böyle başladı spikerlik emelim, isteğim. Sonra aslında ortaokuldayken tesadüf eseri o zamanlar okul televizyonu vardı ve siyah beyazdı ekranlar. Sosyal bilgiler dersini sundum. Tesadüfen okulumuza gelmişti bazı ses alma ekipleri ve beni seçmişlerdi. İlk ekranla, televizyonla tanışmam da böyle olmuştur. Sonra da 18 yaşımı doldurdum, 21 yaşındayken sınav kazandım ve TRT'ye girdim.
Nasıl 'doğru ve anlaşılır' konuşulur?
Günümüzde iletişimin pek çok aracı mevcut. Yazı yazmak belki şimdi öne geçti yazarak daha çok haberleşiyoruz. Özellikle sosyal medyada görüşlerimizi ortaya koyuyoruz ya da başka mecralarda haberleşme aracı olarak kullanıyoruz yazışmayı. Ama konuşma hiçbir zaman yerini başka bir araca bırakmaz. Bırakamaz. Konuşarak anlaşmak iletişimin temeli. Şimdi konuşarak anlaşınca ne söylediğimiz ve nasıl söylediğimiz çok büyük önem kazanıyor. Bence insanlar konuşan kişiler sözlerinin altında ne yattığını, ne söylemek isteyip ama aslında ne dediklerini çok fazla fark etmiyorlar. Buna dikkat etmeden konuşarak anlaşmaya çalışıyorlar. Sonra da sorun çıkınca 'aa ben öyle söylemek istemedim' gibi cümleler ağzımızdan dökülüveriyor. Oysa ki sözcüklerin anlamı çok net. Ne demek istediğimiz çok kolayca anlaşılabilir. Karşı taraf açısından söylüyorum. Ayrıca bir meramı dile getirmek için sözcük hazinemiz geniş. Başka sözcüklerden yararlanabiliriz.
Satır aralarında gizli bir anlam olmamalı. Her şey açık ve net olmalı. 'Sen bana bunu mu demek istedin? Ne demek istedin sen şimdi bu cümleyi söyleyerek ya da yazarak? Asıl amacın nedir? Asıl söylemek istediğin ne?' Yani öyle bir yazacağız, öyle bir konuşacağız ki ne söylemek istiyorsam net ve açık olarak söylenmeli. Tabii ki her şey tam bir açıklıkla söylenemeyebilir. Bazı şeyleri karşıdaki kişiye ima etmek durumunda kalırız ya da alıştırmak gerekebilir. Bütün bu incelikleri, kibarlıkları diyeyim, o alıştırma meselesi bunları bilerek iletişim kurmamız lazım karşıdaki kişi. Ama açık ve net olmak bence çok önemli.
Daha güzel ve anlaşılır nasıl konuşulur?
Güzel konuşma bence önce dilini bilmekle, dilini yani bizim için Türkçeyi iyi bilmekle mümkün. Az önce sen de işaret ettin, günümüzde ne yazık ki gereken özen gösterilmiyor ve çok yanlış konuşuluyor dilimiz. Dili iyi bilmek, ona yetkin ve etkin bir şekilde sahip olmak, bu dili akıcı, su gibi konuşabilmek lazım. Ancak insanlar konuşmak istedikleri zaman çoğunlukla kem, küm ya da başka anlamlara gelecek sözcükler söyleyerek tıkanıyorlar. Güzel konuşma önce dilini bilmekle olur, onu yetkin bir şekilde kullanabilmekle mümkün olur.
'Düşünerek, yavaş yavaş konuşun'
Ben sorularımı bilmiyordum az önce buraya gelene kadar. Şu anda soruyorsun ve hemen cevap vermeye çalışıyorum. Hazırlanmadan geldim ama soruların zaten benim konularım. Ben bunları biliyorum ama konuya nereden başlayacağım? Düşünerek yavaş yavaş konuşuyorum. Yani ağzımdan çıkan cümlelerden sonra ne geleceğini kurguluyorum bir yandan. Sözü uzatmadan belli bir yerde bağlamayı amaçlıyorum. Belki bunu bu yayın boyunca yapamayacağım. Her zaman, her istediğim yerde belki konuyu saptıracağım. Ama bunu fark edip toparlayabilmem lazım. Çok dağıtmadan, sözü çok uzatmadan, ana temadan ayrılmadan, yani sorudan ayrılmadan bunu sormam lazım. Düşünerek konuştuğum için bu bana yavaşlık da getiriyor. Yani sözcükleri seçerek, doğru söylemeye çalışarak, doğru anlatmaya çalışarak konuştuğum için ister istemez yavaşlıyorum da. Birbiriyle bağlantılı.
'Türkçeyi doğru konuşan spiker sayısı azaldı'
TRT spikeri Sönmez, 'Günümüz spikerlerinin konuşma tarzı değişti mi' sorusuna ise "Değişti" diye yanıt verdi ve şu noktaları işareti etti:
Spikerler artık konuşamıyor desem belki daha doğru söylemiş olurum. Abartmış olmam yani. Konuşamayanlar çok. Kriterler değişti çünkü. Eskiden sadece TRT vardı. TRT'ye spiker olma koşulları belliydi. Sınav açılırdı. Bu bir yetenek sınavıydı. Sesi güzel olan, ağzında konuşma kusuru bulunmayan kişiler sınava girer kazanır, sonra da bir kursa tabi tutulurdu. 3 ay 3,5 ay civarında sürerdi bu kurs. Sonra tekrar bir ya da iki sınav tam hatırlayamıyorum. Biri mülakat olmak üzere spiker olup olmamaya karar verirdi. Bu kişi spiker olur ya da olamaz diye. Şimdi öyle değil. Şimdi TRT'ye spiker alımı da farklı bir usulle yapılıyor. Yine sınav var. Başka özel kanallarda da ne tip kriterler aranıyor bilmiyorum. Ama evet konuşma değişti. Konuşmayı bilmeyen çok var. Spikerlik bazen eleştiriliyor. 'TRT Spikeri gibi konuşma' deniyor. Yani bakın ben 'deniyo' diyorum. Oradaki 'R' harfini söylemiyorum şu anda farkındaysanız. Bu yapılabilir. Bu doğal bir konuşma içinde 'R'leri bazen söylemeyebiliriz. Ama eğer bir haber sunuyorsak, ciddi bir sunum yapıyorsak oralarda söylememiz gerekir. Geliyor, gidiyor diye konuşmamamız gerekir. Hemen bunu da açıklamak istedim. Artık ne yazık ki spikerlik değişti. Spikerin tanımı değişti tahmin ediyorum. Ve Türkçeyi doğru konuşan, düzgün konuşan spiker sayısı azaldı.
'Türkçesi olan kelimenin Türkçesini kullanın'
Jülide Sönmez, 'Ghosting', 'Lovebombing' gibi kelimelerin neden kullanıldığına dar şunları söyledi:
Dilimize bunlar yabancı ülkelerden geldi. Yabancı dillerden geldi. Bu kavramlar orada türedi. Olduğu gibi dilimize aldık. Sözlüklerde yok. Atar bakarsanız bulamazsınız. Ama halk bunu kullanıyor. Şimdi ona ben şunu söyleyemem yani bırak bu sözcüğü öbürünü kullan. Önerin var mı? Neyi kullansın? Yabancı dilden öğrendiğimiz herhangi bir kelimeyi hemen dilimize alıp yerleştirmek. Türkçesi bulunsa bile onu Türkçe ifade etmek mümkünken biz o yabancı dildeki kullanımını tercih ediyoruz. Böyle bir hayranlığımız var bizim Batı dillerine özellikle. Doğu dillerine hayranlığı olan da var. O da yok değil. Onlar da var. Ama Türkçesi varken her iki dili de yerinde kullanarak, dilimize girmiş, yerleşmiş sözcükler var, Batı dilinden geçen sözlüklerde yerini almışlar. Onları yok sayamayız. Kullanacağız mecburen. Ama eğer Türkçesi varsa dönem dönem onu kullanacağız. Ya da Arapça, Farsça'dan geçen sözcüklerde bazen o sözcükleri bazen de bizdeki Türkçe karşılıklarını kullanacağız. Bu kelime dağarcığının genişliğini gösterir. O kişideki tek bir sözcüğe bağlı kalmaktansa hem onu hem onu kullanmak. Ama ghostlamak, lovebombing bunlar gençlerin kendi flört hayatları için başka dilden duyup öğrendikleri ve kullanmayı da çok sevdikleri kelimeler. Her kelimenin modası vardır. Zamanla geçer ya da kalıcı olur. O moda ya kalır ya gider, terk edilir. Böyle çok örnek görmüşüzdür dilde.
'Bana 'Güno' diyen olmadı'
Diksiyon eğitmeni Sönmez, son zamanlarda 'Günaydın' kelimesi yerine sıklıkla kullanılan 'güno' kelimesini de değerlendirdi:
Kısaltmalar için güno demiştin. Bana söyleyen olmadı en azından. Ne yakın arkadaşlarımdan ne öğrencilerimden duymadım. Ama elbette sevmiyor. Yani kimseyi de eleştiremiyorum. Yani bir yazışmada WhatsApp grubunda arkadaşlar güno, desin. Bize ne yani anlatabiliyor muyum? Orada desin. O grupta rahatsız olan biri varsa uyarır onu. Ama çıkıp da televizyonda güno diyen var mı? Bilmiyorum.
Düzeltme işareti kalktı mı? Şapka kalktı mı?
Şapka kalktı mı hakikaten? Şapka kullanımı? Hayır, o düzeltme işareti kaldırılmadı. Sadece birkaç yerde sınırlandırıldı. Örneğin biz eskiden Lale yazarken L'den sonraki A'nın üzerine şapka koyardık. Artık onu koymuyoruz, o kaldırıldı. Ama Lale bir çiçek adıyken şapkasız ama bir kadın adıysa şapkalı yazılıyor. Yani özel isimlerdeki L harfinden sonra gelen ve ince okunan seslerdeki şapka hala var. Ya da İstanbul'daki semtin adı Lâleli, orada var. Ya da Selânik, şehrin adı, orada bu şapka var. Sadece nerede kaldı, onu söyleyeyim. K ve G'den sonra gelen ve ince söylenen A, U seslerinin üzerinde şapka var. Hiç kimse kullanmıyor ama var.