- Sputnik Türkiye, 1920
MUSTAFA HOŞ İLE YOL ARKADAŞI
Haberler değişiyor, koşullar değişiyor, gündem değişiyor. Ekonomi, sağlık, eğitim, siyaset...Mustafa Hoş, hafta içi her gün 17.30 - 19.00 saatleri arasında gündemden haberlerle ve haftanın öne çıkan başlıklarıyla Radyo Sputnik'te dinleyicilerle buluşuyor.

Kılıçdaroğlu'nun hedefindeki ilk isim avukat Çağlar Çağlayan görevden azledildi: "Azletme yetkisi yoktu'

'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın'
'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın' - Sputnik Türkiye, 1920, 22.05.2026
Abone ol
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konukları Eski milletvekili Atilla Kart ve Avukat Çağlar Çağlayan oldu.
CHP kongresi için verilen mutlak butlan kararının yankıları sürüyor. Eski milletvekili Atilla Kart canlı yayında kararı ve yansımalarını değerlendirdi. Kemal Kılıçdaroğlu tarafından azledilen CHP Parti Avukatı Çağlar Çağlayan ise kararın ardından Radyo Sputnik’te konuştu.
Eski milletvekili Atilla Kart şunları söyledi:
Bir süreci yaşıyoruz aslında. Yani böyle biz tabii toplum olarak hep hayret ediyoruz. Hep şaşkınlıkla karşılıyoruz. Oysa adım adım gelen ve hem de en iyimser tahminle söylüyorum, 2014'ten bu yana adım adım gelen demokratik kazanımların giderek yok edildiği, giderek tüketildiği ve bu aşamada da demokratik kazanımlardan, onların kaybedilmesinden öte demokratik kırıntıların da yok edildiği bir süreci yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin anayasal kurumları çoktan işlevini kaybetti. Yani bir hukuk devletini falan konuşmak bizim için son derece lüks, son derece anlamsız. Bakın Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin şu anda kurumları yok efendim, kurumları yok. Yargı bugün Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yargı kolları halinde çalışıyor. Türkiye Büyükmeclisi'nin bir iradesi kalmadı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugün ne üzerinden yönetiliyor biliyor musunuz? Bakın TMSF üzerinden yönetiliyor. TMSF üzerinden vatandaşın mülküne çökülüyor, mülküne, mülkiyetine çökülüyor. YSK üzerinden yönetiliyor. YÖK üzerinden yönetiliyor. Efendim, RÜSÜK üzerinden yönetiliyor. TÜİK üzerinden yönetiliyor. TÜİK üzerinden ne yapılıyor? Hayat pahalılığı konusunda, enflasyon konusunda sahtecilik yapılıyor. Kemal Bey ve Sayın Kılıçdaroğlu bugün için şekli anlamda, tırnak içinde söylüyorum, şekli anlamda bir genel başkan. Ama bakıyorsunuz, bakıyorsunuz, vatandaşın arasına karışamıyor, vatandaşın arasına çıkamıyor. Bakıyorsunuz, 13-14 yıl yaptığı, 13 yıl yaptığı genel başkanlık dönemindeki söylemlerden birisini bile dile getiremiyor bu iktidara karşı. Böyle bir savrulma olur mu? Haziran 2017'de hak, hukuk, adalet diye yollara düşen Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan 2017'de anayasa referandumunda 2,5 milyon mühürsüz oy geçerli sayıldığı akşam sahtecilikte Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nden Yüksek Seçim Kurulu'na kadar yürüyemedi. Neden? O zaman o hak, hukuk, adalet 450 kilometrelik yürüyüşün inandırıcılığı söz konusu olabilir mi? Bütün bunların hepsi bir konoloji içinde değerlendirildiği zaman Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin, bakın Cumhuriyet Halk Partisi kitlesini elbette ayırıyorum o geniş halk yönlerini, ama Cumhuriyet Halk Partisi kitlesinin bilinçli ve etkili bir muhalefet yapmadığını görüyoruz. Bilinçli ve etkili, görünürde bir muhalefetin yapıldığını görüyoruz. Kontrollü bir muhalefetin yapıldığını görüyoruz. 3-5 aydır, 5-6 aydır iktidar odaklarıyla temas içinde olduğu anlaşılıyor. Birincisi bu. Karara hazırlıklı mıydı? Evet, çok net bu. O videodan dolayı mı? O 5-6 aylık süreci özetlediğimiz zaman görüyorsunuz, anlıyorsunuz.
CHP Parti Avukatı Çağlar Çağlayan, şöyle konuştu:
Muhtemelen İşimizi doğru yaptığımız için Çünkü ilk derece mahkemesi aşamasında Asli hukuk mahkemesi aşamasında Neredeyse tabi uzun uzun dilekçeler vardı ama Temelinde iki cümleye dayanan bir davayla karşı karşıyaydık Mutlak mutlak hali vardır bu Yönetim kaldırılsın eski yönetim yerine Gelsin diye buna karşın Çok Ayrıntılı hukuki temelleri olan anlatımlarda bulunduk ve ilk derece mahkemesi davayı reddetmişti Biliyorsunuz ama şimdi bu aşamada Meselenin Mahkeme kararı da istihbarat kararı da artık kamuoyunda da bilindiği için söylüyorum Çok da gerekçe var diyemeyeceğimiz bir kararla Mutlan haline dönmüş Olması Muhtemeldir ki mahkeme kararlı gelip parti yönetmek isteyenlerde bir heyecan Oluşturdu Sabahın erken saatlerinde 13 yıldır sürdürdüm Parti avukatı görevinden azledilmiş oldum hiç önemli değil sağlık olsun tabi ki bundan hiç Sizi Bu azlettim dediği anda ilk icraat olarak söylendiği anda bu yetkisi var mıydı Yoktu yani Henüz İstinam mahkemesinin vermiş olduğu tedbir kararı Biliyorsunuz öğleden sonra İcra dairesinde Kemal Bey gidildi ve bu karar Bildirildi Aslında o ana dek resmi olarak bu görevin başladığı söylenemez O tebliğden sonra mı Mahkeme eliyle genel başkan olmuş oluyor Aslında aslında yani teknik olarak hiçbir zaman genel başkan Olmuş olmuyor mahkeme eliyle atandığı zaman Ne oluyor bu kutsal anlamda bunun bir adı var mı mutlanla gelen genel başkan Olmuyor dediniz ya bunun bir adı var mı Kanuni anlamda kanun karşılığı anlamında bir adı yok ama şöyle bir isim verebiliriz Genel başkanlık Görevinin tedbiren Özgür Özel'den alınmış olması nedeniyle Yerine bakacak kişi Denebilir ancak buna Bunun Bu yaşadığımız sürecin dün çıkan karar Karşılığı olmadığı için hukuksal terimlerle tarif etmekte zor O yüzden her ne kadar sabahın erken saatinde gelen o Noter hazirin amcası Hukuku uygun olmasa da Nihayetinde bu saati itibariyle de çalışma imkanımız olmayacağı için Bizde hukuku savunmaya Bizde hangi mecra açılıyorsa oradan devam edeceğiz Yüksek Seçim Kurulu Şimdi bu kararı Reddettiğinde kendini inkar mı etmiş olacak Kendini lav etmiş mi olacak Daha doğrusu Burada Yüksek Seçim Kurulu'nun önündeki uyuşmazlık Ne onu söyleyeyim anlaşılsın Yüksek Seçim Kurulu Şöyle bir karar verecek Kendisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin Son olağan kurultayını yapmış Bir kurul İlçe Seçim Kurulları elinden yani Seçim Kurulları tarafından yapılan seçim kurulunu onayladı Hatta küçük itirazlar geldi bunları da reddettiler Onaylandı mazbata verildi Şimdi bu mazbatayı verme hakkını Yüksek Seçim Kurulu nereden alıyor Anayasa'dan Anayasa'nın 79. maddesinden Anayasa'nın 79. maddesi Yüksek Seçim Kurulu seçim işleriyle ilgili çok geniş Görevler ve yetkiler tanıyor Şimdi Ve kesin hüküm de veriyor Ve kesin hüküm veriyor ve çok kısa sürede veriyor 2 gün içinde itiraz 1 gün içinde karar veriyor Neden Seçilen kişi bir an önce görevine başlasın diye Bu milletvekili seçimlerinde de böyle Şimdi Böyle itirazları hızlıca karara bağlayıp Anayasa'dan aldığı Yetkiyle güçle Seçilmişe mazbatasını veren Yüksek Seçim Kurulu eğer bugün O seçimi yapmış Olmasına rağmen mahkemenin Çok uzun süre sonra gelen müdahalesini Son olan kurultayla ilgili Doğrudan açılmış bir dava bile yoktu dava içinde bir talep vardı Bu iptali mahkemenin yaptığı iptali kabul ederse Anayasayı ve kendini inkar etmiş olur kendi varlık nedenini tamamen ortadan kaldırır bundan sonra hiçbir seçimde Yüksek Seçim Kurulu eliyle bir itirazı sonuçlandırmanın Yüksek Seçim Kurulu'ndan alınmış bir mazbatanın Kıymeti olmaz bir A4 kağıda döner o İçi boş bir A4 kağıda döner o mazbata Yüksek Seçim Kurulu buna karar verecek verdiği mazbata hukuk dünyasında Kıymetli anayasal bir belge midir Boş bir A4 kağıt mıdır buna karar verecek
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала