https://anlatilaninotesi.com.tr/20260520/moskova-pekin-hattinda-cok-kutuplu-dunya-hamlesi-tek-kutuplu-duzenin-sonu-mu-1105881944.html
Moskova-Pekin hattında ‘çok kutuplu dünya’ hamlesi: Tek kutuplu düzenin sonu mu?
Moskova-Pekin hattında ‘çok kutuplu dünya’ hamlesi: Tek kutuplu düzenin sonu mu?
Sputnik Türkiye
Rusya ve Çin liderleri arasında imzalanan son ortak deklarasyon, küresel jeopolitikte taşların yerinden oynadığının en somut göstergelerinden biri olarak... 20.05.2026, Sputnik Türkiye
2026-05-20T11:12+0300
2026-05-20T11:12+0300
2026-05-20T11:16+0300
dünya
rusya
çin
vladimir putin
şi cinping
abd
çok kutuplu dünya
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/0b/01/1100663499_0:11:749:432_1920x0_80_0_0_fb1fa9951cf5f43c20fc2c759e7019f9.png
Rusya Bilimler Akademisi Çin ve Çağdaş Asya Enstitüsü Dünya Siyaseti ve Stratejik Analiz Merkezi Başkanı Yekaterina Zaklyazminskaya, zirveden çıkan tarihi kararları ve küresel siyasete yansımalarını değerlendirdi.Çin'de bulunan Rus bilim heyetinin bir üyesi olarak süreci yakından takip eden Zaklyazminskaya'ya göre, imzalanan ortak deklarasyon sadece iki ülkenin ittifakını değil, aynı zamanda Washington merkezli dünya düzenine karşı küresel bir alternatifin doğuşunu simgeliyor.‘ABD'nin baskı politikası karşılık bulmadı’Deklarasyonun zamanlamasına dikkat çeken Zaklyazminskaya, metnin ABD Başkanı'nın Çin’e gerçekleştirdiği resmi ziyaretin hemen ardından imzalanmasının stratejik bir mesaj taşıdığını vurguladı:Rus uzman, Washington'ın Çin'e kendi şartlarını dayatma, baskı ve şantaj yoluyla sonuç alma girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlandığını ve Pekin-Moskova hattındaki ortak iradeye çarptığını belirtti.‘Çin çatışma karşıtı ancak taahhütlerine sadık’Çin'in dış politika felsefesine de değinen Zaklyazminskaya, Pekin'in yapısal olarak konfrontasyondan (çatışmadan) ve sert rekabetten kaçınan bir devlet modeli sunduğunu hatırlattı. Çin'in ABD ile diyalog kanallarını açık tutma çabasının Rusya ile olan stratejik ortaklığını zayıflatmayacağını ifade eden uzman, şu değerlendirmede bulundu:Dünyanın içinden geçtiği bu çalkantılı dönemde, iki ülkenin ‘yeni tip uluslararası ilişkiler’ modeli geliştirdiğini belirten Zaklyazminskaya, bu modelin Washington tarafından dayatılan değerlerden kökten ayrıldığını vurguladı.Pekin ve Moskova'nın sunduğu bu yeni düzenin, küresel jeopolitik krizlerin gölgesinde diğer ülkeler için giderek daha cazip bir çekim merkezi haline geldiği ifade ediliyor. Zaklyazminskaya, bu modelin geleceğine dair öngörülerini şu sözlerle özetledi:
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260520/kremlin-rusya-ve-cin-arasinda-enerji-konusunda-cok-onemli-anlasmaya-varildi-1105878417.html
rusya
çin
abd
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/0b/01/1100663499_39:0:700:496_1920x0_80_0_0_8a97fc3986246379c8b974f05af4da31.pngSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
rusya, çin, vladimir putin, şi cinping, abd, çok kutuplu dünya
rusya, çin, vladimir putin, şi cinping, abd, çok kutuplu dünya
Moskova-Pekin hattında ‘çok kutuplu dünya’ hamlesi: Tek kutuplu düzenin sonu mu?
11:12 20.05.2026 (güncellendi: 11:16 20.05.2026) Rusya ve Çin liderleri arasında imzalanan son ortak deklarasyon, küresel jeopolitikte taşların yerinden oynadığının en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Rusya Bilimler Akademisi Çin ve Çağdaş Asya Enstitüsü Dünya Siyaseti ve Stratejik Analiz Merkezi Başkanı Yekaterina Zaklyazminskaya, zirveden çıkan tarihi kararları ve küresel siyasete yansımalarını değerlendirdi.
Çin'de bulunan Rus bilim heyetinin bir üyesi olarak süreci yakından takip eden Zaklyazminskaya'ya göre, imzalanan ortak deklarasyon sadece iki ülkenin ittifakını değil, aynı zamanda Washington merkezli dünya düzenine karşı küresel bir alternatifin doğuşunu simgeliyor.
‘ABD'nin baskı politikası karşılık bulmadı’
Deklarasyonun zamanlamasına dikkat çeken Zaklyazminskaya, metnin ABD Başkanı'nın Çin’e gerçekleştirdiği resmi ziyaretin hemen ardından imzalanmasının stratejik bir mesaj taşıdığını vurguladı:
"Bu deklarasyon, Rusya ve Çin liderleri arasındaki görüşmenin en kilit belgesi. Batı'nın baskılarına rağmen tarafların, gerçek anlamda 'çok kutuplu' bir dünya düzeni inşa etme kararlılığını ve niyetini teyit ediyor. Bu hamle, dünyada tek bir hegemonun (hakim gücün) dikte kurduğu dönemin artık kapandığının ilanı."
Rus uzman, Washington'ın Çin'e kendi şartlarını dayatma, baskı ve şantaj yoluyla sonuç alma girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlandığını ve Pekin-Moskova hattındaki ortak iradeye çarptığını belirtti.
‘Çin çatışma karşıtı ancak taahhütlerine sadık’
Çin'in dış politika felsefesine de değinen Zaklyazminskaya, Pekin'in yapısal olarak konfrontasyondan (çatışmadan) ve sert rekabetten kaçınan bir devlet modeli sunduğunu hatırlattı. Çin'in ABD ile diyalog kanallarını açık tutma çabasının Rusya ile olan stratejik ortaklığını zayıflatmayacağını ifade eden uzman, şu değerlendirmede bulundu:
Değerler ortaklığı: Çin ve Rusya, ‘küresel çoğunluğun’ liderleri olarak çok kutuplu dünya düzenini sadece retorikte bırakmıyor, ikili resmi belgelere dökerek kurumsallaştırıyor.
Geri adım yok: Washington'la diyalog arayışlarına rağmen Pekin, Rusya ile paylaştığı ortak değerlerden ve üstlendiği küresel taahhütlerden geri adım atmayacak.
‘Batı modelinden yorulan ülkeler için yeni bir alternatif’
Dünyanın içinden geçtiği bu çalkantılı dönemde, iki ülkenin ‘yeni tip uluslararası ilişkiler’ modeli geliştirdiğini belirten Zaklyazminskaya, bu modelin Washington tarafından dayatılan değerlerden kökten ayrıldığını vurguladı.
Pekin ve Moskova'nın sunduğu bu yeni düzenin, küresel jeopolitik krizlerin gölgesinde diğer ülkeler için giderek daha cazip bir çekim merkezi haline geldiği ifade ediliyor. Zaklyazminskaya, bu modelin geleceğine dair öngörülerini şu sözlerle özetledi:
"Bu model; tek bir hegemonun şantajından ve diktasından yorulan tüm ülkeler için açık bir alternatif. Batı tarzı bir yapıya zorlanmadan, kendi medeniyet kodlarını ve değerlerini koruyarak barış içinde bir arada yaşamak isteyen devletler bu modele yöneliyor. İnanıyorum ki bu deklarasyon, çok kutuplu dünyanın inşasında yeni bir sayfa açacak."