- Sputnik Türkiye, 1920
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

‘Trump çark etti, Çin’de tavır değişikliği yok’

© SputnikCeyda Karan'la Eksen
Ceyda Karan'la Eksen - Sputnik Türkiye, 1920, 15.05.2026
Abone ol
Barış Adıbelli’ye göre Şi Cinping ile görüşmesinde iş birliği taleplerini dile getiren Donald Trump çark etti. Görüşmede İran’ın taleplerinin de masaya geldiğini belirten Adıbelli, Çin’in geri adım atmadığı görüşünde.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyareti kapsamında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği kritik zirve, Washington’ın geleneksel baskın karakterinin aksine, Pekin’in mutlak dominant taraf olduğu ve ABD’nin ekonomik mecburiyetlerle geri adım attığı bir güç gösterisine dönüştü. Trump’ın daha önceki sert çıkışlarından çark ederek iş birliği araması göze çarparken Şi Cinping Tayvan meselesini çatışma riski barındıran net bir kırmızı çizgi olarak masada tuttu.
Amerikan ekonomisinin içinden geçtiği zorlu süreç ve yaklaşan seçim atmosferi gölgesinde Trump’ın Elon Musk ve NVIDIA CEO’su gibi Çin pazarına bağımlı iş dünyası temsilcileriyle gerçekleştirdiği bu ziyaret, ABD’nin statükoyu korumak adına tavizler verdiği tarihi bir kırılma noktası olarak kayda geçti.
Trump’ın Şi Cinping ile görüşmesini Prof. Dr. Barış Adıbelli ile konuştuk.

‘Çin tarafı ziyareti Trump gibi dört gözle beklemedi’

Trump-Şi Cinping görüşmesinde ağır basan tarafın Çin olduğunu ifade eden Adıbelli, ziyarette İran’dan daha derin problemlerin konuşulduğunu söyledi. Adıbelli, Trump’ın Çin’e davet edilmediğini çağrıldığını ifade etti:
“Ziyarette bir ağırlık ölçümü yapılıyor. Çin tarafı ağır basıyor ve dominant taraf. Trump ürkek ve korkak bir çocuk tarzıyla geldi. Trump’ın dönüş uçağında yapacağı açıklamayı beklemek gerek. Ekim ayında Güney Kore’de gündüz görüşüldü Trump akşam uçakta bambaşka şeyler söyledi ve agresif bir dil kullandı. Halk, Trump’ın gelmesiyle yaşanan aksamalardan rahatsız. Trump bu ziyareti dört gözle bekliyordu ancak Çin tarafı böyle karşılamadı. Birkaç gün önce Tacikistan Cumhurbaşkanı buradaydı ve Trump ziyaretiyle bunun arasında bir fark olmadığını söylediler. Ticaret Bakanı yetkilileri ‘Bu müzakereleri Dışişleri Bakanlığı değil, Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülüyor’ dedi. Masada İran’dan daha fazla derin problemlerin konuşulduğu söylendi. Şi Cinping, masada söylediklerini daha önce de söylemişti. Tayvan konusunda ciddi anlaşmazlık olduğu belirtildi. Bu haber verilirken de ‘ABD yasal olarak Tayvan’ın savunmasını yükümlenmiştir’ denildi. 1979 Tayvan ile İlişkiler Yasası’na atıfta bulunulmuştu ancak bu da gayrıresmi bir şeydi. ‘Şi Cinping Trump’ı Pekin’e davet etmedi, çağırdı’ deniyor. İmparatorluk döneminde krallıklar imparator tarafından çağrılırdı. Buna ‘Haraç sistemi’ denirdi. İmparatorlara haraçlarını verir ve saygılarını sunarlardı. Buna atfen Trump’ı Çin’e çağırdığı söyleniyor.”

‘Trump çark etti, yanında getirdiği adamlar Çin’den para kazanıyor’

Trump’ın Çin’e iş birliği ile gittiğini ifade eden Adıbelli, ziyarette yer alan CEO’ların Pekin yönetimi sayesinde para kazandığını kaydetti. Adıbelli’ye göre Arakçi’nin talepleri Pekin’deki görüşmede gündeme geldi:
“Daha dün Çin’i düşman ilan eden Trump, süt dökmüş kedi gibi ‘İş birliği yapalım, siz değerli bir lidersiniz’ dedi. Trump şirin gözükmek için her şeyi söyledi. ‘Çin, Amerika’yı dolandırıyor’ diyordu. Çin Komünist Partisi’ne dünyayı yönettirmeyeceklerini söylüyordu. Sonra çark etti. Çin ile ilgili kriz bizzat Trump’ın eseridir. Trump’ın yanında getirdiği adamlar Çin’den para kazanan adamlar. Elon Musk ve Tesla Asya’daki pazara buradan üretim sağlıyor. NVIDIA Çin olmasa batar. Tarife savaşlarında Çin alımı kesince NVIDIA CEO’su ‘Çin olmazsa biz yaşayamayız’ dedi. Trump’ın oraya getirdiği her CEO, bir şekilde Çin’e bağımlı. Bunları ricacı olarak getirdiğini düşünüyorum. Amerikan ekonomisi batıyor. 3 Kasım Trump’ı biçmek için yaklaşıyor. Hürmüz ve İran da bitti. Hürmüz, Trump’ı kurtaramaz. Hürmüz, Amerikan ekonomisini kurtarmaya yetmez. Uçakta yapacağı açıklamalarda kendisini öven açıklamalar yapacak ancak bir şey çözülmedi. Uluslararası haber ajansları da bir şeyin çözülmediğini söylüyor. Arakçi’nin taleplerinin aynısı Trump-Şi Cinping görüşmesinde masaya geldi. Şi Cinping, ‘Nükleer silah üretmeyecekler’ dedi ancak bunu zaten Arakçi Pekin’de söylemişti. Netanyahu’nun Çin açıklamalarını da gördük. Kapalı kapılar ardında belli görüşmeler var. Durup dururken Çin gündeme gelmedi. Çin, ‘Sınırlı da olsa biz İran’ın barışçıl bir nükleer programa sahip olmasını destekliyoruz’ diyor.”

‘Putin, Çin’i ziyaret edecek’

Trump’ın toprak elementleri akışını ele geçirmeyi hedeflediğini belirten Adıbelli, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de Çin’i ziyaret edeceğini söyledi. Adıbelli, Trump’ın Şi Cinping ve Putin ile bir ittifak oluşturmak istediği görüşünde:
“Tayvan meselesinde Amerika statükonun devam etmesini istiyor. Şi Cinping net bir şekilde Tayvan konusundaki tavrını bu zirvede de ortaya koydu. ‘Bunu uzatmaya devam edersek bu bizi çatışmaya götürür’ diyor. İki ülke birbirine bağımlı. Dünyada birbirinden bağımsız ülke yok. Trump, ‘Size enerji akışını sağlayalım siz de bize nadir toprak elementlerinin akışını sağlayın’ diyor. Asıl hikaye nadir toprak elementlerinin akışını Amerika’ya sağlamak. Trump’ın kendi gündemi de var. Avrupa Birliği’ne öfkelenen Trump, Şi Cinping ve Putin ile üçlü ittifak oluşturmak istiyor. Çin, geleneksel olarak ittifaklara karşı olduğunu söylüyor. Global Times, dünyanın iki büyük ekonomik gücünün Çin ve Amerika olduğunu yazıyor. Çin belki de ABD’yi geçmiş durumda. Çin daha önce gelişmekte olan ülkelerden olduğunu söylüyordu. Şi Cinping ise ‘Biz büyük gücüz’ diyerek ilan etti. Mayıs ayı Kuşak Yol ayıdır. Dünyadan pek çok delegasyon Pekin’e davet edildi. Putin muhtemelen Kuşak Yol bağlamında Pekin’e gelecek. Hatta bir Arap zirvesinin olacağı da söyleniyor. Şu an Pekin’de Arap varlığı var. Heyetler gelip gidiyor. Putin’in bu hafta sıcağı sıcağına geleceğini düşünüyorum. Bu daha Trump gelmeden söyleniyordu ancak bugün medyaya da resmi olacak düştü.”

‘Denklem, Trump’ın açıklamalarından sonra belli olacak’

Amerika’nın Çin’e bağımlı olduğunu kaydeden Adıbelli, görüşmede geri adım atan tarafın ABD olduğunu söyledi:
“Trump, ‘Şi Cinping beni kucaklayacak’ diyordu ancak Çinli yetkililer buna güldü. ‘Putin’i kucakladı’ deyince de ‘Putin onun dostu’ dediler. ABD, doğru bir adım attı. Çin ile mücadele etmek kendileriyle mücadele etmek anlamına geliyor. Amerikan çiftçileri tamamen Çin’e bağlı. Çin almasa açlıktan ölür Amerikalı çiftçiler. Bunlar Trump’ın seçmenleri. Trump, soya fasulyesinden ötürü sıkıntıya düşmüştü. Yeniden soya ve sığır eti ile ilgili anlaşma yapıldı. ABD olmadan da Çin’in yapay zekası gitmiyor. Çinliler, beş yıllık planlama döneminde yerli, milli çipi üreteceklerini söylüyor. Amerika’nın korkusu yapay zeka modeli verince öğrenen türden. Çin bunun bir adım ötesine geçerek kendi kendine düşünebilen, kendini eğitebilen bir yapay zekayı amaçlıyor. Bunu tamamlamak için NVIDIA’nın sahip olduğu şeyler gerekiyor. Bunun sahibi de Tayvanlı bir Çinli. Amerika’nın korkusu bunun savunma sanayisine uyarlanması. Kendi kendine düşünebilen bir insansız hava aracının veya askeri teçhizatı olduğunu düşünün. O zaman dünyada kimse bunu yapabileni tutamaz. Çünkü askeri anlamda en önemli sıkıntı can kaybı. Bunun hesabı siyaseten verilemiyor. ABD’nin en büyük korkusu kendi kendine öğrenen yapay zeka. Amerikalılar dünya barışı için değil kendileri için korkuyor. ABD’nin geri adım attığını gördük, Çin’de ise bir tavır değişikliği yok. Trump’ın mahcup bir ezikliği vardı. İlk kez bir Amerikan başkanı borç istemeye giden bir tavırdaydı. Uçaktaki açıklamalarında da samimi duygular paylaşırsa o zaman yeni bir denklemi okuyacağız demektir. Bu Hürmüz’e de yansır. Şi Cinping, ‘Japonya silahlanma işinden vazgeçsin ben de İran’ı ikna ederim’ demiş olabilir. Japonya meselesi sıkıntılı. Trump, ‘Şi Cinping yalvardı, biz güçlüyüz’ derse dünya yanmaya devam edecektir.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала