https://anlatilaninotesi.com.tr/20260513/yenilgiyi-kabul-etmeyen-trump-cine-eli-bos-gidiyor-1105702892.html
‘Yenilgiyi kabul etmeyen Trump, Çin’e eli boş gidiyor’
‘Yenilgiyi kabul etmeyen Trump, Çin’e eli boş gidiyor’
Sputnik Türkiye
Hasan Ünal’a göre asimetrik savaş planını devreye sokan İran, ABD ve İsrail’in gücünün sınırlı olduğunu ortaya çıkarttı. Ünal, Çin’i ziyaret edecek Trump’ın Şi... 13.05.2026, Sputnik Türkiye
2026-05-13T14:28+0300
2026-05-13T14:28+0300
2026-05-13T14:28+0300
eksen
radyo sputnik
radyo
radyo
hasan ünal
abbas arakçi
i̇srail
i̇ran
abd
hizbullah
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e6/0b/12/1063605477_0:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_08823ba80482581cd95af3d89dfacfeb.jpg
Washington’ın Tahran ile yürütmeye çalıştığı teslimiyet odaklı müzakere süreci, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in geleneksel askeri caydırıcılığının İran’ın 21. yüzyıl asimetrik savaş stratejisi karşısında yeni bir küresel krize dönüşüyor. 28 Şubat’ta yeniden alevlenen çatışmalarda İran’ın füze kabiliyeti ve bölgedeki ABD müttefikleri üzerinden kurduğu baskı, Amerikan uçak gemilerinin bölgeden çekilmesine ve İsrail’in yoğun ateş altında kalmasına neden olurken Trump yönetiminin sahada yaşanan askeri gerçekliklerden kopuk teslimiyet dayatmaları diplomatik çözümü imkansız kılıyor.Çin ve Rusya’nın artan ağırlığıyla uluslararası dengelerin yeniden kurulduğu bu dönemde, Amerikan halkının savaşa yönelik yüzde yetmişlik muhalefeti ve Pentagon’un amfibi ya da kara harekatı imkanlarının kalmadığına dair uyarıları, küresel güç yapısının bölgedeki tarihsel gerilemesini ve askeri üstünlüğün el değiştirdiğini tescilliyor.ABD-İran savaşının yeniden başlama ihtimalini ve Trump’ın Çin ziyaretini Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal ile konuştuk.‘Asimetrik savaşı devreye sokan İran, başarılı oldu’ABD’nin İran’a sunduğu barış şartlarını ‘teslimiyet belgesi’ olarak nitelendiren Ünal, Tahran yönetiminin egemenliğinden taviz verecek önerilere rağmen müzakereleri sürdürdüğünü söyledi. Ünal’a göre İran, savaşın başından bu yana ABD ve İsrail’i hırpalıyor:‘Neocon isimler dahi ‘savaşı kaybettik’ diyor’Savaşta üstünlüğün İran tarafında olduğunu söyleyen Ünal, Tahran yönetiminin müzakerelerdeki profesyonelliğine işaret etti. Ünal’a göre Neoconlar arasında dahi ABD’nin savaşı kaybettiği kabul edilmiş durumda:‘Trump İran’ı teslim alsaydı Çin’e ‘Hedefim Tayvan’ diyerek gidecekti’Ünal, Çin lideri Şi Cinping ile bir araya gelecek Trump’ın Pekin’e ‘eli boş’ gideceğini söyledi. Ünal, İran savaşının ABD’nin askeri gücünün sınırlı olduğunu ortaya çıkardığı görüşünde:‘İran’a dönük kara harekatı ihtimali sıfır’ABD-İran savaşının yeniden alevlenme ve bitme ihtimalinin eşit olduğunu kaydeden Ünal, İsrail’de ciddi sıkıntıların ortaya çıktığını ifade etti:
i̇srail
i̇ran
abd
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e6/0b/12/1063605477_909:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_aa1ef2ed718cfec417e3582a1e9020b6.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
radyo sputnik, radyo, radyo, hasan ünal, abbas arakçi, i̇srail, i̇ran, abd, hizbullah, pentagon, hamas
radyo sputnik, radyo, radyo, hasan ünal, abbas arakçi, i̇srail, i̇ran, abd, hizbullah, pentagon, hamas
‘Yenilgiyi kabul etmeyen Trump, Çin’e eli boş gidiyor’
Hasan Ünal’a göre asimetrik savaş planını devreye sokan İran, ABD ve İsrail’in gücünün sınırlı olduğunu ortaya çıkarttı. Ünal, Çin’i ziyaret edecek Trump’ın Şi Cinping’in karşısına ‘eli boş’ çıkacağı görüşünde.
Washington’ın Tahran ile yürütmeye çalıştığı teslimiyet odaklı müzakere süreci, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in geleneksel askeri caydırıcılığının İran’ın 21. yüzyıl asimetrik savaş stratejisi karşısında yeni bir küresel krize dönüşüyor. 28 Şubat’ta yeniden alevlenen çatışmalarda İran’ın füze kabiliyeti ve bölgedeki ABD müttefikleri üzerinden kurduğu baskı, Amerikan uçak gemilerinin bölgeden çekilmesine ve İsrail’in yoğun ateş altında kalmasına neden olurken Trump yönetiminin sahada yaşanan askeri gerçekliklerden kopuk teslimiyet dayatmaları diplomatik çözümü imkansız kılıyor.
Çin ve Rusya’nın artan ağırlığıyla uluslararası dengelerin yeniden kurulduğu bu dönemde, Amerikan halkının savaşa yönelik yüzde yetmişlik muhalefeti ve Pentagon’un amfibi ya da kara harekatı imkanlarının kalmadığına dair uyarıları, küresel güç yapısının bölgedeki tarihsel gerilemesini ve askeri üstünlüğün el değiştirdiğini tescilliyor.
ABD-İran savaşının yeniden başlama ihtimalini ve Trump’ın Çin ziyaretini Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal ile konuştuk.
‘Asimetrik savaşı devreye sokan İran, başarılı oldu’
ABD’nin İran’a sunduğu barış şartlarını ‘teslimiyet belgesi’ olarak nitelendiren Ünal, Tahran yönetiminin egemenliğinden taviz verecek önerilere rağmen müzakereleri sürdürdüğünü söyledi. Ünal’a göre İran, savaşın başından bu yana ABD ve İsrail’i hırpalıyor:
“Trump, İran’ın karşı önerilerine ‘çöp’ diyor. İranlılar da Trump’ın kendilerine yaptığı önerilere ‘çöp’ diyor. Ortalık çöp dolu ve bu işe bir çöpçü lazım. Amerika ile İsrail elleri tetikte dolaşan devletlerden. Ancak İran savaşıyla birlikte bu dönem geride kaldı. Amerika, 20’nci yüzyılın silahlarıyla İran’a saldırdı, İran 21’inci yüzyılın silahlarıyla asimetrik bir savaş planlamıştı. Bunu devreye soktu ve başarılı oldu. Amerika’ya ve İsrail’e birer kamyon sopa attı. Neden bu durum bir barış anlaşmasıyla çözülemiyor? Çünkü kibir imparatorluğu, yenilgiyikabul etmiyor. Savaştan önce İran’a bir teslim belgesi sunuyor ve ‘Nükleer silaha dokunmayacaksın, dükkanı kapatıp anahtarı bize teslim edeceksin. Teknolojini yok edeceğiz, sonra sana belki 500 kilometre menzillik füze yapma hakkı belki veririz’ diyorlardı. Amerika, İran’a ‘İsrail’e karşı hareketlere destek oluyorsun, Irak’ta Haşdi Şabi, Hizbullah ve Hamas’tan vazgeçeceksin. Bunlardan vazgeçmeni de kurala tabi tutacağız’ diyordu. İran’a bunları sundular. İran ise ‘Ben egemen bir ülke olarak bunları nasıl kabul ederim’ diye yanıt verdi. ‘Böyle bir müzakere yöntemi var mı?’ dedi. İran aslında egemenliğinden kısmen tavizler anlamına gelecek birtakım karşı önerilerle müzakereleri sürdürdü. Umman Dışişleri Bakanı savaşın başlamasından hemen önce ‘Ne savaşı?’ çıkışı yapıp Amerikan televizyonlarında ‘İlerleme katettik’ diyordu. Ancak bunlara rağmen Amerika ve İsrail’in azgınlığı durdurulamamıştı. 28 Şubat’ta çatışmalar yeniden başlamış oldu. İran o günden beri Amerika ve İsrail’i feci şekilde asimetrik savaş yöntemiyle hırpalıyor.”
‘Neocon isimler dahi ‘savaşı kaybettik’ diyor’
Savaşta üstünlüğün İran tarafında olduğunu söyleyen Ünal, Tahran yönetiminin müzakerelerdeki profesyonelliğine işaret etti. Ünal’a göre Neoconlar arasında dahi ABD’nin savaşı kaybettiği kabul edilmiş durumda:
“Trump kendisine yapılan sunumları iyi dinlemiyor olmalı. Trump Pentagon’un İran’ın füze rampaları ve imkanlarıyla ilgili yaptığı açıklamaları dinlemiyor. İran mevcut füze kabiliyetini aynı hız ve oranda hatta daha da artırarak sürdürdü. Muhtemelen Trump Pentagon’un ABD’nin gücüyle ilgili açıklamalarını dinliyor sadece. ‘Önümde neden diz çökmüyorlar?’ diyor. Savaşın ilk birkaç gününden itibaren ‘İsrail bir vuruşta bitirir’ diyen medya ve bunun Batı’daki karşılığı olan televizyonlar bile İran’ın çok etkili karşılıklar verdiğini yazıp söyledi. Trump savaşın 15’inci gününe kadar İran’a yeni bir teklif sunuyordu ve bu teklif yine teslim anlaşmasını içeriyordu. İranlılar da Trump’a ‘Kendine gel’ dedi. New York, Washington bombalanmadı ancak savaşta üstünlük İran’daydı. İran, bölgedeki ABD müttefiklerini perişan etti. İsrail de yoğun bir füze bombardımanı altında. Bunlara rağmen ABD aynı teslim anlaşmasını yeniden İran’ın önüne getirdi. İran, ‘Sen bana bu anlaşmayı hala nasıl getirirsin?’ dedi. Trump, İran’a 48 saatlik ültimatom vermişti. Clinton bile ‘Bu nasıl bir devlet yönetimi?’ dedi. 10 maddelik öneri sunuldu ve İslamabad’a gidildi. Sonra 10 madde üzerinden konuşmaya geldiklerini söylemelerine rağmen teslim anlaşmasını İran’ın önüne yeniden ve yeniden koydular. İran tarafı profesyonel müzakereciler. Abbas Arakçi çok eski bir diplomat. Yaptığı doktoranın konusu dahi arabuluculuk üzerine. ‘Steve Witkoff ve Jared Kushner ile ne konuştuğumuzu sorgulamaya başladık’ diyor İran. Bu insanların konuşulanları anlayıp anlamadığını ve Trump’a aktarılıp aktarılmadığını merak ediyorlar. Robert Kagan dahi ‘Savaşı kaybettik’ diyor. Bunun arka planında Amerika’daki İsrail lobisinin zor durumda olması var. Amerikan halkı İsrail devletine ve Netanyahu’ya karşı. Savaşa yüzde 70 oranında karşılar. Amerikan halkına karşı aynı politikaların savunuculuğunu yaparsanız Amerikan halkı insanı yer.”
‘Trump İran’ı teslim alsaydı Çin’e ‘Hedefim Tayvan’ diyerek gidecekti’
Ünal, Çin lideri Şi Cinping ile bir araya gelecek Trump’ın Pekin’e ‘eli boş’ gideceğini söyledi. Ünal, İran savaşının ABD’nin askeri gücünün sınırlı olduğunu ortaya çıkardığı görüşünde:
“Amerikan-Çin ilişkileri bütün ikili ilişkilerdeki sorunların altına getirilmesi anlamına geliyor. Çin’in elindeki Amerikan hazine bonolarını ve dolar stoklarını eritmeye devam etmesi ve iki ülke arasında yaşanan diğer sorunlara İran da eklendi. Putin ilk kez Trump’ı aradı ve 90 dakika görüştükleri söylendi. Bu görüşmenin içeriğini Amerikan tarafı detaylı yayınlamadı. Ancak Kremlin içeriği açıkladı. Putin’in Trump’a İran savaşını yeniden başlatmaması için uyarıda bulunduğu söylenildi. Trump, Çin’e eli boş gidiyor. İran’ı ezmiş, teslim anlaşmasına zorlamış olsaydı caka satarak gidecekti. ‘Bir sonraki hedefim Tayvan’ diyecekti. 1961’de Kennedy ile Kruşçev bir görüşme yapmıştı. Kennedy ‘Sayın Kruşçev, sizi haritadan üç kere silebiliriz elimizdeki silahlarla diyor’ Kruşçev de ‘Üç kere nasıl olur bilmiyorum, bir kişi üç kişi öldürülemez. Ancak biz sizi bir defada haritadan sileriz. Sen de bunun farkındasın’ diyor. Şu an Trump da Çin’e Kennedy gibi gidecek. Ancak şu an bunlar yok. Şi Cinping, ‘Neden İran’a çattın?’ diyecek. Amerika’nın askeri gücünün sınırları İran’a karşı ortaya çıktı. Eskiden Amerikan uçak gemileri bir devlete karşı harekete geçince öbür devletlerin dizlerinin bağı çözülürdü. Ancak şu an böyle bir durum yok. Rusya-Ukrayna krizinde Rusya çok merhametli ilerledi. ‘Ukrayna halkı bizim halkımız’ dedi. Putin aşırı sabırlı birisi. Aynı stratejiyi de hala sürdürüyor. Rusya içlerine Zelenski ve Neonazilerin saldırılarına rağmen metanetini koruyor. İran ise öyle değil. ‘Benim açımdan önemli değil, öneriniz çöptür’ diyor.”
‘İran’a dönük kara harekatı ihtimali sıfır’
ABD-İran savaşının yeniden alevlenme ve bitme ihtimalinin eşit olduğunu kaydeden Ünal, İsrail’de ciddi sıkıntıların ortaya çıktığını ifade etti:
“Savaşın başlama ve bitme ihtimali yüzde 50 yüzde 50. Buraya yeniden kuvvet yığıp saldırmanın askeri bir anlamı yok. Amfibi hareketinin başarılı olma ihtimali sıfır. Amerikan gemileri İran’ın ateş gücünü denedi ve üç gemi de sivil gemilerle birlikte geri çekildiler. Kara harekatı ise artık sıfır ihtimal. Yeniden hava harekatı yapabilirler belki. Askeri harekat yaparlarsa yıpranmış olacaklar. İsrail daha da yıpranmış olur. Çünkü İsrail hem İran füzelerinden korkuyor hem de Hizbullah’a karşı adım atamaz durumda. Ateşkesten bu yana aktif olan taraf Hizbullah. İsrail’e saldırılar hiç durmuyor. İsrail ordusu hükümete ‘Bir şeyler yapın’ diyor. İsrail ordusu 7 Ekim’den bu yana savaşta olmaya uygun değil. İsrail, rezervlerden oluşan bir ordu. Bunları sürekli orduda tutunca ekonomi patlak veriyor. Bu sorunlar görünür halde. Kibir imparatorluğunun dökülüp kırıldığı bir dönemin son halkalarından birindeyiz.”