Trump’tan İran Kürtlerine suçlama: “Silahları teslim etmediler”

Abone ol
Gazeteci Ali Çağatay Radyo Sputnik’teki Seyir Hali programında, Donald Trump’ın Beyaz Saray’daki basın toplantısındaki tavırlarını, İran’daki Kürt gruplara yönelik açıklamalarını ve ABD’nin bölgedeki Kürt politikasındaki değişimi değerlendirdi.
Çağatay, Trump’ın İran’daki Kürt grupların savaşa dahil olmamasından rahatsızlık duyduğunu belirtirken, ABD’nin kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmeyen gruplara desteğini geri çektiğini söyledi.
‘ABD başkanı, basın toplantısı sırasında uyuyor’
Ali Çağatay, Donald Trump’ın Beyaz Saray’daki basın toplantısındaki tavırlarını değerlendirerek, Trump’ın olaylara ilişkin motivasyonunu kaybetmiş bir görüntü verdiğini söyledi:
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, dün Beyaz Saray’da Kürtlerle ilgili konuştu. Beyaz Saray’da kalabalık bir basın toplantısı yapıyordu. Amerika Birleşik Devletleri’nde bu manzara, Donald Trump’la birlikte bir klişe haline geldi. Bundan önceki başkanlar da elbette Beyaz Saray’da Oval Ofis’te ve diğer konferans salonlarında toplantılar yapıyordu. Donald Trump ise bildiğiniz gibi meşhur çalışma masasının önüne oturuyor, arkasına da Amasya’nın bardağı, Nazilli bardağı gibi Beyaz Saray görevlilerini diziyor. Arkasındaki isimler de onu onaylar şekilde kafalarını sallıyorlar. Burada önemli olan şuydu: Dün dikkat ettim, bu basın toplantısı sırasında bir ara kendinden geçti ve uzun bir uykuya doğru daldı. Aşağı yukarı 2,5-3 dakika boyunca gözlerini hiç açmadı. Bence uyuyordu. Elbette bu bir yorgunluk eseri değil. Bu daha çok olaylarla ilgili motivasyonunu kaybettiğini gösteriyor. Dünyanın en büyük devletinin başkanı olan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, basın toplantısı sırasında uyuyor. Arka taraftakiler de başkan uyumuyormuş gibi görünmesi için gözlerini çeviriyorlar. Yani bizim gözümüzden kaçtı demek istiyorlar.
‘Kürtler savaşa yanaşmayınca, Donald Trump’ın hedefi oldular’
Çağatay, Donald Trump’ın İran’daki Kürt grupların savaşa dahil olmamasından rahatsızlık duyduğunu ve bu nedenle Kürtlere yönelik sitemkâr açıklamalarda bulunduğunu belirtti:
Trump’ın dünkü gündemi şuydu: Beyaz Saray’da Kürtler konuşuluyordu. Kürtlerle ilgili son derece sitemkâr konuştu. “Kürtler hep alıyor, hep alıyor, hep alıyor. Kongre’de bir itibarları var. Kongre, Kürtler için ‘Ne kadar güzel, sert savaşıyorlar’ diyor. Hayır, Kürtler paraları ödendiğinde sert savaşıyorlar. Bu yüzden çok hayal kırıklığına uğradım. Mühimmatıyla birlikte bazı silahlar gönderdik ve bunların teslim edilmesi gerekiyordu ama silahları ellerinde tuttular” diyor. Hangi savaşla ilgili söylüyor? İran Savaşı’yla ilgili söylüyor. İran Savaşı’nda kime silah gönderdi? İran’daki Kürt gruplara, Pak ve Pejak’a silah gönderdi.Pak ve Pejak’a gönderilen silahların hedefi neydi? İran yönetimine karşı savaşmaları için gönderildi. Ancak İran Kürtleri savaşa girmedi. Donald Trump, kara savaşına girmek için Kürtleri öne sürüyordu. Ancak Kürtler bu savaşa yanaşmayınca şimdi Donald Trump’ın hedefinde yer alıyorlar.
Çağatay, ABD’nin Kürtlere yönelik yaklaşımının değiştiğini ve Rojava ile Kobani’de yaşananların bunun göstergesi olduğunu söyledi:
Bundan böyle ne İran Kürtleri, ne Suriye Kürtleri, ne Irak Kürtleri ne de Türkiye Kürtleri Amerika Birleşik Devletleri’nin ilgisine mazhar olmayacak. Buradan bunu açıklamış olalım. Nitekim Amerika Birleşik Devletleri’nin artık Kürtlere eski ilgiyi göstermediğini ve göstermeyeceğini başka bir örnek üzerinden de söyleyebilirim. Bu da bildiğiniz gibi Rojava ve Kobani Kantonu ile ilgiliydi. Savaş sırasında Suriye güçleri, Şam güçleri ve Ahmet Erdoğan’a bağlı güçler girip ortalığı darmadağın etti. Kürtleri de köşede bir yere sıkıştırdılar. Topraklarının yaklaşık üçte ikisini ellerinden aldılar.
‘Bundan sonra yağmurlu havada su yok’
Çağatay, ABD’nin, istediği gibi hareket etmeyen Kürt gruplara desteğini çektiğini belirtti:
Amerika Birleşik Devletleri de bunu seyretti. Hatta “Amerika Birleşik Devletleri seyretti” demek doğru değil. Amerika Birleşik Devletleri bu operasyonu bizzat Şam yönetimine maddi ve manevi destek vererek gerçekleştirdi. Çünkü Kürtler, Amerika’nın istediği gibi oyun oynamıyordu. Kürtlerin Amerika’nın istediği gibi davranmaması halinde Amerika tarafından hızla satışa getirildiklerini görüyoruz. En son satılan kesim de İran Kürtleri oldu: Pak ve Pejak. Bundan sonra yağmurlu havada su yok. İran Kürtleri, kendilerine gönderilen silahları kullanıp Tahran yönetimine, Molla yönetimine karşı savaşmış olsalardı bugün savaşın kaderi değişebilir miydi? Bundan çok emin değilim. Çünkü İran onları da ezip geçebilirdi. Nasıl ki Suriye yönetimi Rojava ve Kobani’yi Kürtlerin elinden alıp kafa kesen IŞİD’ci Ahmed eş-Şara güçlerine teslim ettiyse, mollalar da İran Kürtlerini teslim edecektir.

