https://anlatilaninotesi.com.tr/20260505/abdde-tutuklu-eylem-tok-cezaevinden-mektup-yazdi-varislerle-helallestik--1105499621.html
ABD'de tutuklu Eylem Tok cezaevinden mektup yazdı: 'Varislerle helalleştik'
ABD'de tutuklu Eylem Tok cezaevinden mektup yazdı: 'Varislerle helalleştik'
Sputnik Türkiye
İstanbul'da Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybetmesine neden olan oğlunu ABD'ye kaçıran Eylem Tok, cezaevinden yazdığı mektupta Aci ailesiyle helalleştiğini öne... 05.05.2026, Sputnik Türkiye
2026-05-05T11:11+0300
2026-05-05T11:11+0300
2026-05-05T11:11+0300
yaşam
eylem tok
timur cihantimur
bülent cihantimur
oğuz murat aci
mektup
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/03/06/1081430013_0:0:1600:901_1920x0_80_0_0_303e739e99227607b1fcb63956f67617.jpg
İstanbul Kemerburgaz'da ehliyetsiz olarak kullandığı araçla, Oğuz Murat Aci'nin ölümüne neden olan oğlu Timur Cihantimur'u ABD'ye kaçıran anne Eylem Tok, cezaevinden yazdığı mektupta kaza yerine gitmediğini ve polisin aranmasını engellemediğini öne sürdü. Anne Tok, "Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim" ifadelerini kullandı. Kaza yerine gitmedimGazeteci Rıza Canikligil'in paylaştığı mektupta Eylem Tok, kaza yerine gitmediğini ve polisin aranmasını engellemediğini öne sürdü. Tok'un mektubunda şu ifadeler yer aldı: “Merhaba,Uzun süre sessiz kalmayı tercih ettim. Ancak zaman geçtikçe, kaza gecesi yaşananlara dair polis ve bilirkişi raporları dikkate alınmadan yapılan eksik, hatalı ve önyargılı yorumların bir linç kampanyasına dönüştüğünü üzülerek gördüm.Oğlum Timur, kaza günü üniversite sınavına hazırlanan henüz 16 yaşında bir çocuktu. İki yıldır tutulduğu cezaevinde liseyi tamamladı ve üniversite derslerini almaya başladı.O talihsiz kaza anında ben bir anneydim; neyin doğru neyin yanlış olduğunu sağlıklı şekilde değerlendirebilecek bir durumda değildim. Aklımdan çok içgüdülerimle hareket ettim. Tek düşüncem, korkmuş ve sarsılmış olan çocuğumu korumaktı. Bugün geriye dönüp baktığımda, elbette derin bir sorgulama içindeyim.Oğlumun nasıl bir çocuk olduğunu onu tanıyanlar bilirEğer bir hata varsa, bunun en büyük sorumluluğu anne ve babası olarak bize aittir. Evladımızı çok sevdik, çok koruduk; belki de bazı anlarda gerekli sınırları koyamadık. Bunun yükünü her gün yüreğimde taşıyorum.Oğlumun nasıl bir çocuk olduğunu onu tanıyanlar bilir. Hassas, vicdanlı ve kalbi temiz bir çocuktur. Ancak o gün yaşananlar onun hayatında da derin izler bıraktı. Bunun bilincindeyim ve inkâr etmiyorum.Hakkımda en çok konuşulan konulardan birine de açıkça değinmek isterim: Ben kaza yerine gitmedim. Oradan bir telefon almadım ve polisin aranmasını engellemedim. Buna rağmen oluşan algı beni derinden üzmektedir. Oysa gerçekler resmi raporlarda açıkça yer almaktadır.O gece yaşadığım duyguları tarif etmek çok zor. Oğlum şok halindeydi, ben ise korku ve panik içindeydim. Ne olduğunu anlamaya çalışırken zihnim dağılmış, kalbim sıkışmıştı.Ne yapacağımı bilemez haldeydim. Bir süre uzaklaştım. Bu bir kaçış değil, çaresizlik içinde yönümü bulma çabasıydı. Ancak hiçbir şey düşündüğüm gibi gelişmedi.Yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim.Bu olayda en büyük acının, hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin ailesine ait olduğunu biliyorum. Bir anne olarak, onların yaşadığı acının tarifi olmadığını tüm kalbimle hissediyorum. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine sabır diliyorum. Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim.Bir annenin kendi çocuğunu koruma çabası, başka bir ailenin acısını hafifletmez. Bunun bilincindeyim ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum. Hayatım boyunca çocuklar için emek verdim; onları anlamaya ve korumaya çalıştım. O gece benim oğlum da bir çocuktu... Ve ben sadece onu korumak istedim. Belki eksik kaldım, belki yanlış yaptım... Bunun muhasebesini her gün, her gece yapıyorum. Şunu tüm içtenliğimle ifade etmek isterim: Biz kimseye bilerek ya da isteyerek zarar vermedik.Süreç boyunca yaşananlar yalnızca hukuki değil, aynı zamanda derin bir insani sınav oldu. Hakkımızda söylenenler ve yapılan yorumlar zaman zaman beni çok yordu. Ancak kimseye kırgın değilim. Çünkü insanlar çoğu zaman gerçeği değil, kendilerine anlatılanı görüyor.Benim gönlüm herkese açıktır. Kırdığım ya da üzdüğüm kim varsa affını diliyorum. Tek isteğim, gerçeklerin bilinmesi ve kalplerin biraz olsun yumuşamasıdır. Bu satırların bir savunma olarak değil, bir annenin yüreğinden dökülen duygular olarak görülmesini isterim."Ne olmuştu?1 Mart 2024’te İstanbul Kemerburgaz’da meydana gelen kazada Timur Cihantimur’un kullandığı araç, Oğuz Murat Aci’ye çarpmış, Aci olay yerinde hayatını kaybetmişti. Kazanın ardından Timur Cihantimur, annesi Eylem Tok tarafından önce Mısır’a, ardından ABD’ye götürülmüştü. Olayın kamuoyunda büyük tepki çekmesinin ardından Eylem Tok ve oğlu Timur Cihantimur 15 Haziran 2024’te ABD’de yakalanarak tutuklanmıştı.Oğuz Murat Aci davasıyla ilgili hazırlanan iddianamede, anne Eylem Tok ve baba Bülent Cihantimur dahil beş kişi hakkında 10'ar yıl hapis cezası talep edilmişti. Beş kişi hakkında ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ile “suçluyu kayırma” suçlarından yargılanması istenmişti. Eylem Tok ile Bülent Cihantimur 13 Temmuz’da hakim karşısına çıkacak.Oğuz Murat Aci’nin eşi Şükriye Aci kazanın ardından şikayetinden vazgeçmiş bu durumda kamuoyunda "kan parası" tartışmalarına yol açmıştı. Murat Aci'nin babası Özer Aci, bu duruma sert tepki göstererek "Benim oğlumun kanını sattı. Avukat kandırdı kendi kandı hiç önemi yok sattıktan sonra, kaça sattığının da önemi yok bana göre. Satmayacaktı. Aç kalacaktı, susuz kalacaktı ama satmayacaktı." demişti.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260312/eylem-tok-davasinda-abd-mahkemesi-iade-surecini-gecici-olarak-durdurdu-1104196959.html
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/03/06/1081430013_269:0:1533:948_1920x0_80_0_0_0164c275adb94c6b3fc4b5e56c2a7dc7.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
eylem tok, timur cihantimur, bülent cihantimur, oğuz murat aci, mektup
eylem tok, timur cihantimur, bülent cihantimur, oğuz murat aci, mektup
ABD'de tutuklu Eylem Tok cezaevinden mektup yazdı: 'Varislerle helalleştik'
İstanbul'da Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybetmesine neden olan oğlunu ABD'ye kaçıran Eylem Tok, cezaevinden yazdığı mektupta Aci ailesiyle helalleştiğini öne sürdü.
İstanbul Kemerburgaz'da ehliyetsiz olarak kullandığı araçla, Oğuz Murat Aci'nin ölümüne neden olan oğlu Timur Cihantimur'u ABD'ye kaçıran anne Eylem Tok, cezaevinden yazdığı mektupta kaza yerine gitmediğini ve polisin aranmasını engellemediğini öne sürdü. Anne Tok, "Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim" ifadelerini kullandı.
Gazeteci Rıza Canikligil'in paylaştığı mektupta Eylem Tok, kaza yerine gitmediğini ve polisin aranmasını engellemediğini öne sürdü. Tok'un mektubunda şu ifadeler yer aldı:
Uzun süre sessiz kalmayı tercih ettim. Ancak zaman geçtikçe, kaza gecesi yaşananlara dair polis ve bilirkişi raporları dikkate alınmadan yapılan eksik, hatalı ve önyargılı yorumların bir linç kampanyasına dönüştüğünü üzülerek gördüm.
Oğlum Timur, kaza günü üniversite sınavına hazırlanan henüz 16 yaşında bir çocuktu. İki yıldır tutulduğu cezaevinde liseyi tamamladı ve üniversite derslerini almaya başladı.
O talihsiz kaza anında ben bir anneydim; neyin doğru neyin yanlış olduğunu sağlıklı şekilde değerlendirebilecek bir durumda değildim. Aklımdan çok içgüdülerimle hareket ettim. Tek düşüncem, korkmuş ve sarsılmış olan çocuğumu korumaktı. Bugün geriye dönüp baktığımda, elbette derin bir sorgulama içindeyim.
Oğlumun nasıl bir çocuk olduğunu onu tanıyanlar bilir
Eğer bir hata varsa, bunun en büyük sorumluluğu anne ve babası olarak bize aittir. Evladımızı çok sevdik, çok koruduk; belki de bazı anlarda gerekli sınırları koyamadık. Bunun yükünü her gün yüreğimde taşıyorum.
Oğlumun nasıl bir çocuk olduğunu onu tanıyanlar bilir. Hassas, vicdanlı ve kalbi temiz bir çocuktur. Ancak o gün yaşananlar onun hayatında da derin izler bıraktı. Bunun bilincindeyim ve inkâr etmiyorum.
Hakkımda en çok konuşulan konulardan birine de açıkça değinmek isterim: Ben kaza yerine gitmedim. Oradan bir telefon almadım ve polisin aranmasını engellemedim. Buna rağmen oluşan algı beni derinden üzmektedir. Oysa gerçekler resmi raporlarda açıkça yer almaktadır.
O gece yaşadığım duyguları tarif etmek çok zor. Oğlum şok halindeydi, ben ise korku ve panik içindeydim. Ne olduğunu anlamaya çalışırken zihnim dağılmış, kalbim sıkışmıştı.
Ne yapacağımı bilemez haldeydim. Bir süre uzaklaştım. Bu bir kaçış değil, çaresizlik içinde yönümü bulma çabasıydı. Ancak hiçbir şey düşündüğüm gibi gelişmedi.
Yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim.
Bu olayda en büyük acının, hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin ailesine ait olduğunu biliyorum. Bir anne olarak, onların yaşadığı acının tarifi olmadığını tüm kalbimle hissediyorum. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine sabır diliyorum. Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim.
Bir annenin kendi çocuğunu koruma çabası, başka bir ailenin acısını hafifletmez. Bunun bilincindeyim ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum. Hayatım boyunca çocuklar için emek verdim; onları anlamaya ve korumaya çalıştım. O gece benim oğlum da bir çocuktu... Ve ben sadece onu korumak istedim. Belki eksik kaldım, belki yanlış yaptım... Bunun muhasebesini her gün, her gece yapıyorum. Şunu tüm içtenliğimle ifade etmek isterim: Biz kimseye bilerek ya da isteyerek zarar vermedik.
Süreç boyunca yaşananlar yalnızca hukuki değil, aynı zamanda derin bir insani sınav oldu. Hakkımızda söylenenler ve yapılan yorumlar zaman zaman beni çok yordu. Ancak kimseye kırgın değilim. Çünkü insanlar çoğu zaman gerçeği değil, kendilerine anlatılanı görüyor.
Benim gönlüm herkese açıktır. Kırdığım ya da üzdüğüm kim varsa affını diliyorum. Tek isteğim, gerçeklerin bilinmesi ve kalplerin biraz olsun yumuşamasıdır. Bu satırların bir savunma olarak değil, bir annenin yüreğinden dökülen duygular olarak görülmesini isterim."
1 Mart 2024’te İstanbul Kemerburgaz’da meydana gelen kazada Timur Cihantimur’un kullandığı araç, Oğuz Murat Aci’ye çarpmış, Aci olay yerinde hayatını kaybetmişti. Kazanın ardından Timur Cihantimur, annesi Eylem Tok tarafından önce Mısır’a, ardından ABD’ye götürülmüştü. Olayın kamuoyunda büyük tepki çekmesinin ardından Eylem Tok ve oğlu Timur Cihantimur 15 Haziran 2024’te ABD’de yakalanarak tutuklanmıştı.
Oğuz Murat Aci davasıyla ilgili hazırlanan iddianamede, anne Eylem Tok ve baba Bülent Cihantimur dahil beş kişi hakkında 10'ar yıl hapis cezası talep edilmişti. Beş kişi hakkında ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ile “suçluyu kayırma” suçlarından yargılanması istenmişti. Eylem Tok ile Bülent Cihantimur 13 Temmuz’da hakim karşısına çıkacak.
Oğuz Murat Aci’nin eşi Şükriye Aci kazanın ardından şikayetinden vazgeçmiş bu durumda kamuoyunda "kan parası" tartışmalarına yol açmıştı. Murat Aci'nin babası Özer Aci, bu duruma sert tepki göstererek "Benim oğlumun kanını sattı. Avukat kandırdı kendi kandı hiç önemi yok sattıktan sonra, kaça sattığının da önemi yok bana göre. Satmayacaktı. Aç kalacaktı, susuz kalacaktı ama satmayacaktı." demişti.