- Sputnik Türkiye, 1920
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

‘Trump, OPEC’e istediği gibi at koşturmasına engel bir teşkilat gözüyle bakıyor’

© SputnikCeyda Karan'la Eksen
Ceyda Karan'la Eksen - Sputnik Türkiye, 1920, 04.05.2026
Abone ol
İktisatçı Arda Tunca’ya göre ABD-İsrail’in saldırılarına karşı duran İran, savaştan eli güçlenmiş şekilde çıkacak. OPEC-OPEC+’dan ayrılan BAE’nin uzun süredir Suudilerle anlaşmazlıkları olduğunu söyleyen Tunca, OPEC’in de NATO gibi ‘çatırdadığını’ ifade etti.
ABD-İsrail’in İran’a açtığı savaşın yarattığı belirsizlik ortamı, petrol fiyatlarını yılın başındaki 60-70 dolar seviyelerinden 112 dolar bandına taşıyarak küresel ekonomiyi yeni bir türbülansın içine sürüklerken enerji piyasalarındaki bu sert dalgalanma tedarik zincirlerinin yanı sıra gıda fiyatlarına yansıyarak enflasyonist baskıyı da beraberinde getiriyor. İran’ın süreci kendi lehine çevirmek için uyguladığı stratejik hamleler Körfez ülkeleri arasındaki çatlakları derinleştirirken OPEC içindeki arz yönetimi konusundaki ayrışmalar ve ABD’nin bölgedeki politikalarının yarattığı boşluk, küresel ittifakların zeminini sarsarak resesyon riskini her geçen gün daha da görünür kılıyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler ve bölge genelindeki gerilimler piyasalardaki öngörülebilirliği tamamen ortadan kaldırırken gelişmelerden doğrudan etkilenen aktörlerin başında gelen Türkiye’nin, içinde bulunduğu ekonomik krizlerin daha da arttığı bir sürece girme ihtimali masada bulunuyor.
Trump yönetiminin Hürmüz ablukasının etkileri ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC kararını iktisatçı Arda Tunca ile konuştuk.

‘İki aylık savaş sürecinin küresel enflasyona etkileri olacak’

ABD-İsrail’in İran’a açtığı savaşın küresel piyasaları derinden etkilediğini belirten Tunca, gıda fiyatlarında da ciddi artışlar yaşanacağına işaret etti. Tunca’ya göre direnç kazanan İran’ın, savaşın bedelini Körfez’den çıkarması halinde petrol fiyatlarının daha da artacağı görüşünde:
“Savaşa ilişkin sürecin ne kadar devam edeceğini bilmediğimiz bu belirsizlik koşulları piyasadaki fiyatları oynatıyor. Petrol fiyatları 112 dolar düzeyine dahi inmişti ancak senenin başındaki 60 dolar ya da savaşın hemen öncesindkei 70 dolar seviyesinin neredeyse iki katı yükseldiğini de görüyoruz. İki aylık bu sürecin küresel enflasyona etkileri olacak. Birtakım enerji krizleri nedeniyle bazı sektörlerde aksamalar şeklinde yansımalar olacak. Bu işin en görünen yüzü. Bir de vitrinin arkasında daha önemli noktalar var. Bu da petrol üretimine dayalı diğer sektörlerdeki fiyat hareketlenmeleri ve arz sıkıntıları. Gübre fiyatlarında ortaya çıkan yansımalar bunun bir boyutu. Gübre demek tarım demek. Tarım da gıda fiyatları demek. Savaş koşullarının uzaması ve belirsizlik koşulları devam ederse önümüzdeki dönem resesyon ihtimalinin artmasını gündeme getirecek. Daha ağır faturalar üretmeye devam edilecek. Trump bu yüzden kendi kapattığı boğaz için yardım istiyor. Müttefikler kapıyı kapatmasına rağmen bunu yapıyor. Almanya ve Japonya gibi Trump’ın yanında gözükmeye çalışan ülkeler, diplomaside kendi kişiliklerini de kaybetmek pahasına İran’a yaklaşıp orayı yumuşatmaya çalışıyorlar. İran’ın geri adım atmaya niyeti yok. İran, süreç uzadıkça karşı tarafın ittifakını çatırdatan ve yarılmaya yol açan stratejiler uyguluyor. İran iyi bir satranç oyuncusu. Sürecin uzaması kendi ekonomilerine hasar veriyor olsa da kendi yöntemleriyle direnç yakalamanın peşindeler. Küresel ekonomideki etkiler her ülkeyi rahatsız edecek boyutta. İran’ın tehdit karşısında çok önemli bir söylemi var. İran, ‘Tekrar saldırı gerçekleşecek olursa Körfez ülkeleri petrol üretimini unutsun’ dedi. Bu biraz gözden kaçtı. İran, kara savaşı ihtimalinin bedelini Körfez’e ödeteceğini söylemiş oldu. Bu da ‘Gökyüzü limittir’ denir ve fiyatların ucu bucağı olmaz. Böyle bir gelişme söz konusu olursa ve karşılık bulursa o zaman fiyatları tahmin bile edemeyiz. İran ‘200 dolara hazır olun’ demişti. İran bunu savaşın başında söylemişti.”

‘Birleşik Arap Emirlikleri kaynağının tükenmesine karşı hazırlık yapıyor’

Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC kararını geleceğe yönelik hazırlık olarak okuyan Tunca, Körfez içinde bir çatırdama olduğunu söyledi. Petrol fiyatlarında bir düşüş beklemediğini belirten Tunca, Körfez’in arz fazlasını kullanma kısıtıyla karşı karşıya kalacağını ifade etti:
“BAE’nin OPEC kararını büyük resimde değerlendirmemiz gerek. Trump OPEC’ten memnun olmadığını defalarca tekrarlamıştı. Trump, ‘İstediğim gibi dış politika yürüteyim, OPEC birlik yapmasın ve fiyatlar benim istediğim seviyede devam etsin’ diyordu. Trump, OPEC’e istediği gibi at koşturmasına engel olan bir teşkilat gözüyle bakıyor. OPEC’in defakto lideri Suudi Arabistan. Birleşik Arap Emirlikleri yaklaşık 10 yıldır Suudi Arabistan ile OPEC içindeki politikalar konusunda anlaşmalar yaşıyor. Birleşik Arap Emirlikleri serbest kalmak istiyordu. Suudi Arabistan ile Yemen konusunda da anlaşmazlıkları olmuştu. Birleşik Arap Emirlikleri’nin gelecek çabalarının diğer Körfez ülkelerine göre daha yoğun olduğunu görüyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri ‘Kaynak bir gün bitecek. Hazırlığı bugünden yapmazsam ekonomik gücümü kaybedeceğim’ diye düşünüyor. Dolayısıyla hazırlık yapıyorlar. Birleşik Arap Emirlikleri, Trump geçen yıl yapay zeka veri merkezlerini ziyaret ettiğinde yatırım yapacak şekilde anlaşmalar yaptı. Trump Birleşik Arap Emirlikleri’ne teknoloji devleriyle gitmişti. Nasıl NATO kendi içinde çatırdıyosa Avrupa ile Amerika arasında bir çatırdama varsa bu OPEC’te de yaşanıyor. Devamının gelip gelmeyeceğini kestirmek güç ancak bir çatırdama oldu. Körfez de kendi içinde çatırdadı. Bir taraftan İran tehdidi bir taraftan Amerika’nın onları ittirdiği nokta...Ekonomileri tehdit altında. NATO ittifakı çatlamış durumda. Bu kadar yoğun ve farklı değişkenin olduğu bir dünyada Körfez de görüş ayrılıkları yaşıyor. Bunu, çatırdayan dünya ittifaklarının bir parçası olarak okumak gerekiyor. OPEC içinde arz fazlası yaratabilen iki ülke var. Biri Suudi Arabistan diğeri Birleşik Arap Emirlikleri. Geçtiğimiz günlerde Pakistan, ‘Benim alacağım var’ diyerek bunları sıkıştırdı. Bu da baskı yaratmış olabilir. Şu anki koşullar, Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelecek arz fazlasını terazide baskılayacak durumda. Petrol fiyatlarında şu an için bir düşüş bekleyemeyiz çünkü sıkıntılar ağır basacak. Hürmüz tıkalı kaldığı sürece Birleşik Arap Emirlikleri de arz fazlasını kullanma kısıtıyla karşı karşıya kalacak. Koşullar normal olsaydı petrol fiyatlarının düşme potansiyeli vardı ancak şu an diğer faktörler daha ağır basıyor. Arz fazlası hissedilmeyecek.”

‘Amerika halkı zararın bedelini Trump’a ödetecek’

İran’ın savaştan Hürmüz’den geçen gemilerden para tahsilatı yapmış şekilde çıkacağını ifade eden Tunca, tutarsız politikalarını sürdüren Trump’ın kasım seçimlerini kaybedeceğinin kesinleştiğini kaydetti:
“Şu anda Amerika’yı yöneten kadro, devlet aklına sahip değil. Uluslararası ekonomi cephesini okuyorum. Bu bir satranç oyunu. Bu oyunda kimin hangi hamle sonrasında ne gibi çıkarlar sağladığını görebiliyoruz. İran, savaştan Hürmüz’den geçen gemilerden para tahsilatı yapacak şekilde çıkmış olacak. Trump’ın sıkıştığını görüyoruz. Trump’ın kasım seçimlerini kaybedeceği kesinleşti. Trump’a oy verenlerin yüzde 20’sinin pişman olduğunu ifade eden istatistikler var. Amerikan halkı bu işten zarar gördü ve bu zararın bedelini Trump’a ödetecektir diye düşünüyorum.”

‘Türkiye’de enerji krizinin dolaylı yansımaları görülecek’

Türkiye’nin enerji konusunda ciddi bir sıkıntıda olmadığını belirten Tunca, bunun yansımalarının olacağını ifade etti:
“Türkiye’ye enerji sıkıntısı konusunda nispeten daha iyi diyebiliriz. Enerji arayışı olacaktır elbet ancak bu gayet doğal. Türkiye’nin önemli bir sıkıntı yaşayacağını gösteren bir emare yok. Türkiye bir arz sıkıntısıyla karşı karşıya kalacak gibi durmuyor. Ancak Türkiye enflasyon tarafından zaten sıkıntılı durumdaydı. Ayrıca turizm de etkilenecek. Türkiye’nin turizm gelirlerinde bir azalma olursa artan enerji faturasının döviz tarafında sıkıntıya sebep olacağını söyleyebiliriz. Bu da büyümeden taviz vermeye sebep olur. İstihdam tarafında sıkıntı yaşanır. Türkiye’de konkordato ilanlarının had safhada olduğu bir noktada daha büyük sıkıntılar yaşanabilir. Enerji anlamında sıkıntı yaşanmasa da bunun dolaylı yansımaları görülecektir.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала