Uçakların bıraktığı iz iklim mi değiştiriyor: 'Bunların hepsi safsata, bezdum!'
19:09 24.04.2026 (güncellendi: 19:10 24.04.2026)

Abone ol
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konuğu Meteoroloji ve Afet Yönetimi Profesörü Miktad Kadıoğlu oldu. Kadıoğlu, yağmur bulutunu, bulut tohumlama radarlarını ve yağmurun çalınan bir şey olup olmadığını canlı yayında anlattı.
2011 yılında İran Devlet Başkanı Ahmedinejat, “Yağmurlarımızı çalıyolar” demesinin ardından yaşanan tartışmalar bu yıl da gündeme geldi. İran, kendisine yönelik saldırılara yanıt verdiği sırada ABD üslerini vurmasıyla iklimlerinin de değiştiğini iddia etti. İran’a Nisan ayında kar yağarken 10 yılı aşkın süredir devam eden kuraklık, yağan yağmurlarla sona erdi.
Meteoroloji ve Afet Yönetimi Profesörü Miktad Kadıoğlu şunları söyledi:
Bu komplo teorilerinden bezdim. Akıl, mantık bir şeyi var yani. Bir neresinden tutsan bir tarafı yok yani. Ya bulut tohumlama deneyleri var, Amerika'da yapmışlar, 80 yıllarında terk etmişler. Şimdi böyle işte Araplara, bize satmaya çalışıyorlar. Avrupa'da, Amerika'da kuraklık olur, herkes yanar, her taraf yanar. Ama bir Amerikalı demez ki bulut tohumlaması yapalım. Ama bize gelince geldi bulutçu, yağmurçu geldi. Yani o deneysel bir şey var. Şimdi iklim silahı diye bir silahı yok ama iklimi, havayı silah olarak kullanmak hayalleri var tabii insanların. Yani internet silahı diye bir şey diyor muyuz ama interneti silah gibi kullanıyorlar. Şimdi bir de şöyle bir şey var yani. Şimdi radar vurdular, yağmur yağdı birkaç gün, hep bir. Eee şimdi yağmıyor İstanbul'da ne olacak? Radarı şimdi tamir mi ettiler, ne olacak? Ne yapacağız yani, nasıl açıklayacağız bunu? Aslında bu var ya, bu söylentiler bunlar. Bunlar hepsi İngilizce çıkıyor önce. Sonra bizim lafını tercüme ediyorlar. Yani bizim milletin var ya, bu kadar hayal gücünde yok aslında yani. O bizim beynimizin oyunu. Beynimiz zaman böyle hikayelere daha çok meraklı. Yani resmi bilgilere inanmıyor, güvenmiyor Bir de resmi bilgilerin böyle şeyi yok yani. İşte şunlar dolayı şu, şu oldu falan yani. Öyle işte balkondan yağmur geldi, bilmem ne öyle yani. İşte radarı bombaladılar abi falan yani. O daha böyle bir çarpıcı bir hikaye.Yani bu beynimizin bize yaptığı bir oyun bu. Şimdi eski insanlar bu kadar uçmuyordu. Şimdi hadi herkes uçuyor yani. O kadar çok uçak sayısı… Kimse ona meteoroloji uçağı diyor. Kimse bize spreyler diyor. Şimdi hocam o eksik 40 derece ve nemli olduğu zamanlar olur. Eğer hava eksik 40 derece ve nemli yüksekse onlar uzun süre kalır. Onları gördüğünüzde iki gün sonra yağmur gelir tamam olduğunuz yere. Normalde var ya bu askeri meteorolojide biz onların olmaması için uğraşırız. Yani düşünsene savaş uçağı görünmez bir uçak arkadan iz bırakıyor. Uçak görünür oluyor ve saldırın sürprizleri kalkıyor. O yüzden biz meteoroloji mekanizmasından uçakların kaç metrede uçması lazım ki o iz olmasın diye hesaplarız. Abi şimdi uçaklar yolcu uçaklarına yani bavul yük hesabını çok ince ayrıntılı yaparlar. Yani uçaklar belli bir yükten fazla yükle kalkamazlar. Hele belli bir sıcaklıkta pist uzunluğuna bağlı. Bazen bavulları bırakırlar öyle kalkarlar. Yani öyle uçaklarda yük hesabı çok ayrıntılıdır. Zaten büyük bir yakıt alır. Yükün de belli bir şeyi vardır. Yani sınırı vardır. Düşünsene uçaklar yolcu uçakları bir kilo fazla yük almamaya çalışır. Altında sen fazla yüklüysen sana para almaya çalışır. Bu uçağa tonlarca gaz yükleyeceğiz. Havada sıkacaksın. Yani böyle bir şey yok abi. Kışın yolda soğukta yürürken nefesinizi görürsünüz ya bazen. Bazen egzoz dumanını görürsünüz işte odur.

