“Bulutlarımız çalınıyor” söylemine bilimsel itiraz

Abone ol
Gazeteci Ali Çağatay Radyo Sputnik’teki Seyir Hali programında, Türkiye’de son günlerde etkili olan yağışlar üzerinden ortaya atılan “bulutların çalındığı” iddialarını değerlendirdi. Ali Çağatay, Bu söylemlerin bilimsel bir temele dayanmadığını vurguladı.
Bulut tohumlama yönteminin yalnızca mevcut bulutların yağış kapasitesini sınırlı ölçüde artırabildiğini belirten Çağatay, atmosferdeki yağış sistemlerinin ise batıdan doğuya ilerleyen doğal süreçlerle şekillendiğini ifade etti. Yağışlardaki artış ve düşüşlerin ise savaşla ya da radar saldırılarıyla ilgisi olmadığını, tamamen meteorolojik dinamiklerle bağlantılı olduğunu söyledi.
‘Hurafelerin sonu yok’
Çağatay, son günlerde Türkiye genelinde etkili olan yağışlar üzerinden ortaya atılan “bulutların çalındığı” iddialarını değerlendirerek, bu söylemlerin bilimsel temeli olmadığını vurguladı:
‘’Hurafelere teslim olursanız bunun sonu yok. Bu konuda bir uyarıda bulunmak istiyorum ve bununla ilgili küçük bir çalışma da yaptım. Bildiğiniz gibi son birkaç gündür Türkiye genelinde, özellikle de İstanbul’da yağışlı hava etkili oluyor. Bu yağışlar nedeniyle bazı kişiler şöyle düşünüyor: “Körfez bölgesindeki, yani Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve İsrail’deki radarları İran vurdu. Radarlar vurulunca bulutlarımız tekrar bize gelmeye başladı.” Ortaya atılan iddia bu. Bu iddianın temelsiz olduğunu bildiğim için daha önce üzerinde durmadım. Ancak dün biraz araştırdım. Zaten son iki-üç yıldır da benzer söylemler dolaşıyor. “Bu ülkeye yağmur yağmıyor, İsrail bizim yağmurlarımızı çalıyor, bizi kuraklığa sürüklüyor” gibi ifadeler kullanılıyor.’’
‘Hiç bulut olmayan bir iklimde bulut oluşturamazsınız’
Çağatay, bulut tohumlama teknolojisine ilişkin değerlendirmesinde, yöntemin sınırlarına dikkat çekerek kamuoyunda dolaşan iddiaların bilimsel gerçeklerle örtüşmediğini belirtti:
‘’Böyle bir şey yok. Bu tamamen bir komplo teorisidir ve bilimsel hiçbir yanı yoktur. Neden olamayacağını da açıklayacağım. Şimdi, bulut tohumlama bir teknolojidir, bunu biliyorsunuz. Bulutları tohumlayarak, yani gümüş iyodür enjekte ederek bulutları yüklü hale getiriyorsunuz ve yağışa dönüşmelerini sağlıyorsunuz. Gümüş iyodürü bulutların üzerine püskürtüyor, mevcut bulutlardaki yağış potansiyelini artırıyorsunuz. Bu arada hiç bulut olmayan bir iklimde, bir ortamda bulut oluşturamazsınız. Mevcut bulutların yağış kapasitesini yüzde10-15 artırabilirsiniz. Maksimumundan bahsediyorum. Bulut tohumlama, yağmur tohumlama dedikleri budur.’’
‘İsrail doğuda olduğu için bizim bulutlarımıza müdahale etmesi söz konusu değil’
Çağatay, atmosferdeki yağış sistemlerinin yönünü ve hareket dinamiklerini anlatarak, “bulutların çalındığı” yönündeki iddiaların gerçeklikle bağdaşmadığını ifade etti:
‘’Ortaya atılan iddia ise şu: “Bulutlarımızı çalıyorlar, Türkiye’deki bulutları kendi topraklarına götürüp orada yağışa dönüştürüyorlar.” Bu imkansız. Neden imkansız olduğunu söylüyorum. Çünkü Türkiye’ye gelen yağış sistemleri batıdan geliyor. Dünya, biliyorsunuz, saat kadranının aksi istikametinde dönüyor. Saat kadranının aksi istikametinde dönerken de bir rüzgâr oluşturuyor. Ve bu rüzgâr batıdan doğuya doğru geliyor. İsrail bizim batımızda mı? Hayır, doğumuzda. Doğumuzdaki bir ülke bizim bulutlarımızı çalabilir mi? Yağış sistemimizi değiştirebilir mi? Değiştiremez. Çünkü sistem batıda. Şimdi Atlantik, Balkanlar ve Akdeniz üzerinden gelen sistemler düşünüldüğünde, İsrail doğuda olduğu için bizim bulutlarımıza müdahale etmesi söz konusu olamaz. Atlantik’ten gelirse olur, Balkanlar’dan gelirse olur, Avrupa’dan gelirse olur, Batı Akdeniz’den gelirse olur; ama doğudan gelmez. Ama buna inanılıyor ve bu iddialar haber gibi yazılıyor. Bugün Türk medyasında, ana akımda bakın göreceksiniz; “yağmurlarımızı çalıyorlardı, artık çalamıyorlar” şeklinde haberler yapılıyor. Hurafeyle besleniyor.’’
‘Yağışların artması ya da azalması siklonların artmasına bağlıdır’
Çağatay, farklı ülkelerdeki bulut tohumlama uygulamalara değinerek yağış artışlarının savaşla ilişkilendirilemeyeceğini söyledi:
‘’İsrail 2021’de kendi bulut tohumlama yöntemini, programını kullandı ve bir miktar yağışını artırdı. Ama dediğim gibi bu artış yüzde10-15’i geçmez. İran da benzer yöntemi kullandı, o da bir miktar yağış elde etti. Dolayısıyla yağışların artması ya da azalması siklonların artmasına bağlıdır. Bunun savaşla ya da radarların vurulmasıyla bir ilgisi yoktur. Savaş başlamadan önce de ülkemizde yağış vardı. Hatta tüm zamanlar ortalamasına göre yüksek seviyeler görülüyordu. Bu nedenle, “radarları vurdular, yağmur yağdı” gibi haberler yapılıyorsa bunlara inanmayın.’’

