Siber Güvenlik Uzmanı Soner Özcan: Okul saldırıları gerçekleşmeden engellenebilir

Abone ol
Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi’ne konuk olan Siber Güvenlik Uzmanı Soner Özcan, okul saldırılarının oluşturulacak sistemle önceden engellenebileceğini söyledi. Özcan, çocuklarla ilgili verilerin toplanması için tüm paydaşlara sorumluluk düştüğünü belirtti.
Siber Güvenlik Uzmanı Soner Özcan, Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi’ne konuk olarak art arda yaşanan okul saldırılarının sebeplerinden biri olarak gösterilen dijital şiddete karşı alınabilecek önlemleri anlattı.
Çocuklara yönelik dijital şiddetin bir milli güvenlik meselesi olduğunu belirten Özcan, “Yaklaşık 21 milyon evladımız bu tehdidin altında. Bu tehdit tüm aileleri ilgilendiriyor. Öncelikle farkındalık oluşması gerekiyor. Aileler, çocuklarının hangi saatlerde, ne kadar oyun oynadıklarını takip etmeli. Şiddet içerikli oyunlar çocukların psikolojilerini olumsuz etkiliyor. Şiddet oyunlarını gerçeğe taşıma eğilimi oluşuyor çocuklarda” ifadelerini kullandı.
‘Olaylar yaşanmadan önce engellenebilir’
Saldırıları gerçekleştiren çocukların nasıl bu hale geldiğini sorgulamak gerektiğini vurgulayan Özcan, şöyle konuştu:
“Kahramanmaraş’ta yaşanan olaya baktığımızda da, ‘Bu çocuğun psikoloji nasıl bu hale geldi?’ diye sormak gerekiyor. O da öncesinde masum bir çocuktu aslında. Sistem ve toplum, 14 yaşındaki bir çocuktan nasıl bir katil oluşturabildi? Burada politikalar önemli. Devlet, aile, bu oyunları piyasa sürenler yani tüm paydaşlar sorumlu. Şimdi RTÜK ‘çocukları şiddete yönlendirecek programları engelliyoruz’ diye bir açıklama yapmış ama olay gerçekleşti artık. Bu acı olay yaşandıktan sonra alınan tedbirler çok da bir şey ifade etmiyor. Türkiye’de 21 milyon çocuktan kaçının ailesi çocukların hangi oyunları oynadığını biliyor. Tehdit de burada başlıyor. Bir devlet politikasıyla, bir yazılımla bunlar envantere yüklenebilir. O çocuk da o oyuna giremez. Sanal polis gibi diyebiliriz. İkinci olarak da; Şiddet eğilimi sebebiyle psikolojik destek alan çocukların takip edilmesi gerekiyor. Ailelerden gelen veriler, sanal polisten gelen veriler kayıt altına alınmalı. Eğer kayıt altındaki çocuk bu konuda psikolojik destek de alıyorsa, bu çok daha tehlikeli bir durum. Bu veriler elde olduğunda olası bir kötü olay yaşanmadan önce engellenebilir. Bir de etkileşim var. ABD’de 2014 yılında gerçekleştirilen okul saldırısından etkilenmiş bu çocuk. Bununla ilgili paylaşımları var. Yani dijital izler bırakarak ilerliyor. Bunların tamamına bakıldığında acil bir politika üretilmesi gerekiyor.”
Rusya ve Çin örneği
Rusya ve Çin’in dijital güvenlik konusunda başarılı olduğunu belirten Özcan, “Bu ülkeler meseleye milli güvenlik meselesi olarak bakıyor. Gerekiğinde engelliyor. Çin’e gidip bazı uygulamaları kullanamazsınız. Teknoloji sahipleri toplumumuzun psikolojisiyle oynuyor. Bu sorunlara dair bir an önce çözüm üretilmeli” diye konuştu.
