BM Güvenlik Konseyi (BMGK) - Sputnik Türkiye, 1920
POLİTİKA
Türkiye ve dünya politikasından en güncel haberler, açıklamalar

Dışişleri Bakanı Fidan: Çok taraflılığın ve uluslararası düzenin çökmeye başladığını görüyoruz

© AA / Mustafa HatipoğluDışişleri Bakanı Hakan Fidan
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan - Sputnik Türkiye, 1920, 18.04.2026
Abone ol
Dışişleri Bakanı Fidan, çok taraflılığın ve uluslararası düzenin çökmeye başladığının görüldüğünü, bu dönemde çok daha fazla diyaloğa ve belli kurallara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında moderatörlüğünü TRT World sunucusu Maria Ramos'un yaptığı programda konuştu.
Bakan Fidan, ADF'de her geçen sene işlerin biraz daha iyiye gittiğini söyleyerek, "Daha verimli bir doğrultuda devam ediyor. Katılımcıların sayısı, kapsadığımız konuların sayısı artıyor. Çok çok daha fazla etki yaratmaya başladı dünya siyasetinde" diye konuştu.
ADF kapsamında bölgesel konulara odaklanmak istediklerini belirten Fidan, "Diplomasi forumları veya benzer platformlar dünyanın dört bir tarafında, çoğunlukla oralara gittiğiniz zaman hep benzer sorular soruluyor. Küresel sorular veya batı dünyasını ilgilendiren konular hep ele alınıyor. Ancak bizim bölgemizle alakalı olan bölgesel konular bizim için çok daha önemli. Bunları derinlemesine tartışmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

'Çok daha fazla diyaloğa ihtiyacımız var, belli kurallara ihtiyacımız var'

Diplomasiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu kaydeden Fidan, "Bizler çok taraflılığın ve uluslararası düzenin çökmeye başladığını görüyoruz ve çok daha fazla diyaloğa ihtiyacımız var, belli kurallara ihtiyacımız var" dedi.
Fidan, çoğu zaman ülkelerarası ilişkilerin 'oto pilotta' gittiğini belirterek, "Ama bir şeyler zorlanmaya başladığında daha fazla işbirliğine, daha fazla iletişime ihtiyacınız var ki taraflardan biri veya hepsi bir kazaya uğramasın veya çökmesin" diye konuştu.
Uluslararası sistemde ulus devletlerin daha fazla önem taşıdığını gördüklerini ve bu bağlamda devletler içinde diplomasinin daha önemli olduğunu söyleyen Fidan, şöyle devam etti:

Soğuk Savaş sonrasında belirlenmiş olan normlar var. Uluslararası camia hep 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan zorlukları ve yıkımları gidermek için çalışmıştı ama 1990'dan sonra uluslararası sistemin yine güncellenmesi gerektiğini düşünüyordu. Aslında biraz da güncellendi çünkü serbest ticaret gibi unsurlar eklendi buna. Yine uluslararası düzen içerisinde yeni politikalar uygulandı ama 2010-2011'den sonrası döneme baktığımız zaman serbest düşüşe geçti diyebiliriz.

Fidan, bir araya gelinmesi, temel soruların sorulması ve samimi cevaplar verilmesi gerektiğine işaret ederek, şunları söyledi:

Eğer biz alışageldik sistemin kendi yolunda gitmesini beklersek o zaman önce bir savaş göreceğiz sonra yıkım göreceğiz ve insanlık olarak buradan bu kötü deneyimlerden dersler çıkaracağız. Ama sonrasında da önceki problemler bizi tekrar gelip bulmasın diye önlemler alacağız. Biz çoğu zaman hep bu döngü içerisinde hareket ediyoruz. Ama bu sefer umuyoruz ki, belki yeteri kadar bunu konuşursak, mantık bir noktada üstün gelebilir.

Bakan Fidan, yapılan hatalardan ders çıkarmak yerine, bilgelikle, akılla hareket edilirse sistemin değiştirilebileceğini söyledi.

'İsrail güvenlik adı altında daha fazla toprak peşinde'

İsrail'in politikalarının bölgesel güvenlik mimarisine etkisine ilişkin Fidan, "İsrail gerçekten bir illüzyon, uluslararası bir illüzyon ortaya koydu ve kendi güvenliğinin peşinden koşuyor. Fakat şu oldukça açıktır ki son birkaç sene içerisinde bu kavram altında İsrail, daha fazla toprak peşinde aslında. İşin gerçeği bu. İsrail kendi güvenliğinin peşinden koşmuyor, İsrail daha fazla toprak peşinden koşuyor ve özellikle Netanyahu bunu gerekçe göstererek daha fazla toprak almaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.
Fidan, İsrail'in Filistin toprakları Gazze, Batı Şeria, Doğu Kudüs, Lübnan ve Suriye'ye doğru genişlemeci bir politika sürdürdüğüne dikkati çekerek, şunları kaydetti:

Bu işgalci tutum devam ediyor. Aslında bunun durması gerekiyor bir an önce. İsrail'in bunu anlamış olması lazım. Bölgede sonsuza kadar barışçıl bir şekilde yaşamanın tek yolu, diğer ülkelerin de aynı şekilde toprak bütünlüğüne saygı duyarak ve sınırlarını tanıyarak yaşamaları gerekiyor. Bunu yaparken de ülkeler üzerine güç kullanmamak gerekiyor. Eğer herhangi bir güvenlik gerekçesi varsa bunlara ilgili taraflar odaklanabilir fakat buraları işgal etmeye başladığınızda sadece kendi dini inanışınız açısından bunu yapmaya başlarsınız, diyaloğunun önünde kesmiş olursunuz.

Türkiye için İsrail'in yayılmacı politikalarının ve toprak almaya çalışmasının bölgesel bir problem teşkil ettiğini kaydeden Fidan, İsrail'in şu anda hem Avrupa'dan hem de ABD'den müthiş bir destek almasının işi daha da karmaşık hale getirdiğini söyledi.

'İsrail ABD ile ilişkisini kötüye kullanıyor'

Fidan, Avrupa'nın özellikle Gazze'de soykırımın ardından kendine gelmeye ve İsrail'in yanlış politikalarıyla bir mesafe koymaya başladığını belirterek, "Fakat ABD'de, siyasetinde ve toplumunda da İsrail ve yanlış politikalarıyla ilgili bir uyanış söz konusu. İsrail, ABD ile olan ilişkisini kötüye kullanıyor. Fakat daha atılacak çok adım var" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ülkelerin de yeni bir uyanışın şafağında olduğuna işaret eden Fidan, İsrail'in gerçekten bölgesel bir tehdit oluşturduğunu artık bildiklerini söyledi.
Fidan, bölgedeki diğer problemin İran ve bölgedeki diğer ülkeler arasındaki çatışma olduğunu, bunun işi daha da karmaşık hale getirdiğini ifade etti.

'İsrail siyasetini güvenlik ihtiyacı kisvesine büründürüyor'

Gazze'deki soykırımı bir uyanış olarak nitelendiren Fidan, "İsrail aslında çok kötü bir siyaset güdüyor. Ve bu politikaları, bu siyasetini güvenlik ihtiyacı kisvesi altına büründürüyor, terörle mücadele ettiğini söylüyor. Bunlar kulağa hoş gelen şeyler fakat uluslararası topluluk söz konusu olduğunda Allah'a çok şükür, uyandı artık" dedi.
Fidan, her ülkeyle tek tek görüşüldüğünde hepsinin mutabık olduğunu bir noktanın olduğuna dikkati çekerek, "Büyük bir çoğunluğu, kendileri ve İsrail politikaları arasına bir mesafe koydular. Fakat Avrupa Birliği olarak, kurumsal olarak bir araya gelip kendi gücünü kullanarak gerçek anlamda İsrail'in faaliyetlerini kısıtlama konusunda bir duruş sergilemiyorlar. Küresel güvenlik açısından da bu böyle. Bizim görmediğimiz şey bu. Avrupa Birliği'nden bunu şu anda görmüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Bazı ülkelerin gerçekten ellerinden geleni yapmaya başladığına işaret eden Fidan, bazı örnekler olduğunu ve Avrupa Birliği kurum ve kuruluşlarının da bazı kararlar aldığını aktardı.
Fidan, Avrupa'nın özellikle Batı Şeria'da yayılmacı politika gösteren yerleşimcilerin çok yanlış bir siyaset uyguladıklarını belirttiğini aktararak, soykırımın ve işgalin durmasına ve başkalarının topraklarının ele geçirilmemesi konusunda bazı adımlar attıklarını söyledi.

'ABD uluslararası sistemin problemlerini omzuna yük olarak almak istemiyor eskisi gibi'

Bakan Fidan, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ABD zaten yeni dünya düzeninin lideri olduğunu söyleyerek, sonrasındaki dönemde yeni sistemin, kendi yarattığı sistemin kendisine uymamaya başladığını aktardı.
ABD'nin mevcut uluslararası sistemle devam etmemesi yönünde belli sebepler olduğunu kaydeden Fidan, söz konusu sistemin sadece ABD için değil Çin veya Rusya için birçok şey getirdiğine işaret ederek, "Dolayısıyla ABD bunları uygulamak istemiyor. Belki sistem artık tek taraflı bir aktör olma noktasında dönüşüyor. Böyle bir noktada sizde görüyorsunuz özellikle farklı bölgelerden orta güçler bir araya geliyor kendi bölgelerini temsilen ve kendi bölgelerinin ötesinde bu orta güçler bir araya gelip kendilerine temel sorular sormaya çalışıyorlar ve bunlara cevap bulmaya çalışıyorlar. Bu aslında güzel bir başlangıç noktası" ifadesini kullandı.
Bakan Fidan, "ABD uluslararası sistemin problemlerini omzuna yük olarak almak istemiyor eskisi gibi. Bu da uluslararası sistemi ve dünyadaki birçok bölgeyi zayıf bir hale getiriyor. Zayıf bir pozisyona sokuyor. Dolayısıyla işleri daha netleştirilebilmek adına, daha derin krizlere sebep olmamak adına, yeni kriz bölgeleri oluşturmamak için acil adımlar atılması lazım. Bunlar doğru soruların sorulmasıyla başlayacak" dedi.
Bir tarafta ABD'nin yenilenmiş politikasının olduğunu, diğer tarafta ise dünyanın geri kalanının ihtiyacının olduğunu aktaran Fidan, bunun arasında bir denge oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Fidan, "Uluslararası sistemden ABD'nin çekilmesi… Bu değil. Avrupa Birliği var, NATO var, bunlar önemli sistemler bizim için. Şunu tartıyoruz, bunu nasıl yönetiriz. Ya da ABD Avrupa'nın güvenlik mimarisinden çekilirse biz bunu nasıl etkilerini azaltabiliriz. Tamamıyla değil tabi ki, kısmen. Kısmen de olsa ABD, Avrupa'nın güvenlik mimarisinden çekilirse bunun yıkıcı olmamasını sağlamak istiyoruz ve eğer çekilecekse de bunun düzenlenebilir şekilde, yönetilebilir halde yapılmasını istiyoruz. Bunu tartışıyoruz" ifadelerini kullandı.

'(AB) NATO'dan tamamıyla bağımsız olarak hareket ediyor'

Avrupa Birliği (AB) ile savunma alanındaki işbirliğine ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, Türkiye'nin Temmuz ayında NATO Zirvesi'ne ev sahipliğini yapacağını ve bunun çok önemli bir zirve olacağını söyledi.
Fidan, "Biz zaten Amerikalı ve Avrupalı ortaklarımızla konuşmaya başladık bu konuyu. Bu oldukça önemli bir platform ve eşsiz bir platform. NATO liderleriyle beraber özellikle meselelerin çekirdeğine ineceğiz" ifadelerini kullandı.
Donald Trump'ın ABD Başkanı olarak seçildiğinde NATO'da ABD'nin taşıdığı tüm yükleri artık taşımayacağını söylediğini ve NATO ülkelerine 'kendi ev ödevinizi yapın ve güvenliğinizi sağlayın' mesajı verdiğini kaydeden Fidan, "Tabii ki bunlar önceliklerdi. Bu öncelikler ışığında Avrupa Birliği ülkeleri ve bölgemiz aslında mesajı çok iyi aldık diyebilirim. Ve buna uygun olarak çalışmaya başladık" değerlendirmesini yaptı.
Fidan, bakan olduğundan bu yana NATO'da seslendirmeye çalıştığı bir mesele olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

Avrupa Birliği'nin aslında tamamıyla farklı bir kulüp olarak çalıştığını gördüm NATO dışında. Yani biz NATO dışişleri bakanları olarak ya da savunma bakanları olarak kararlar alıyoruz fakat Avrupa Birliği'nin bakanları bir araya geliyorlar, kendi ilgili ve alakalı kurumlarıyla beraber kendi kararlarını alıyorlar ve bu bizim aldığımız kararlarla kendi aldıkları kararların çatışmasına da pek önem vermiyorlar. Burada gerçekten tutarlılık gerekiyor aslında.

Bakan Fidan, bunun aslında yapısal bir sorun olduğunu söylemeye çalıştıklarını belirterek, "Avrupa Birliği tamamıyla bağımsız bir varlık olarak hayatına devam ediyor. (AB) NATO'dan tamamıyla bağımsız olarak hareket ediyor. Bu gerçekten aslında Avrupa Birliği için kendi kendini ispatlayan bir kehanet gibi de adlandırılabilir. Özellikle bu noktaya gelmemiş olmaması gerekiyordu. İşlere çok daha akılcı çözümler bulmalıydık" dedi.
Hürmüz Boğazı yakınlarındaki bir petrol tankeri - Sputnik Türkiye, 1920, 18.04.2026
DÜNYA
CENTCOM: ABD ablukasında 23 gemi geri döndü, İran limanlarına deniz ablukası sürüyor
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала