- Sputnik Türkiye, 1920
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

‘Trump destekçileri dahi azlini isteyecek noktaya geldi’

© SputnikCeyda Karan'la Eksen
Ceyda Karan'la Eksen - Sputnik Türkiye, 1920, 09.04.2026
Abone ol
Şanlı Bahadır Koç’a göre ABD’nin amacına ulaşamadığı İran savaşı İsrail’i yalnızlaştırdı. Trump destekçilerinin dahi ‘azil’ isteyecek noktaya geldiğini söyleyen Koç, savaş karşıtı JD Vance’in İran tarafından da müzakerelerde tercih edilebileceği görüşünde.
ABD-İsrail’in İran gerilimindeki askeri düğümün Trump yönetimi üzerindeki siyasi maliyetleri her geçen gün ağırlaşırken bölgedeki muğlaklık küresel dengeleri sarsmaya devam ediyor. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, Trump üzerindeki ikna gücüyle şekillenen sürecin, İran rejimini devirmeyi başaramamasına rağmen askeri kapasitesine darbe vurduğu görülürken Amerikan kamuoyunda yükselen İsrail karşıtlığı, ordu içindeki görevden almalar ve Trump’ın yaklaşımları Beyaz Saray’da ciddi bir meşruiyet krizini de tetikliyor.
Savaşın beş milyar insanın enerji faturasına yansıyan ekonomik yıkımı, Trump’ın en sadık destekçileri ve MAGA tabanında dahi bir kırılmaya yol açarken Başkan Yardımcısı JD Vance’in ateşkes görüşmelerindeki rolü ile Trump’ın seçim anketlerinde geriye düşerek azil tartışmalarının gölgesinde kalması, Washington’ın hem bölgedeki stratejik hedeflerine ulaşamadığını hem de iç siyasette telafisi güç bir zemin kaybettiğini gözler önüne seriyor.
Trump’ın ‘İran medeniyetini sona erdirme’ sözlerinin ardından gelen ateşkes ve devam eden tehditlerini Siyasi Analist Şanlı Bahadır Koç ile konuştuk.

‘Pek çok konuda muğlaklıklar var’

ABD-İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılar ve İran’ın misillemelerinden beş milyar insanın zarar gördüğünü belirten Koç, ateşkese rağmen pek çok konuda muğlaklıklar olduğu görüşünde. Koç’a göre İsrail’in Lübnan saldırılarının arkasında ‘Vurabildiğimiz kadar yer vuralım’ düşüncesi yatıyor olabilir:
“Herkes karşımızda nasıl bir mahluk olduğunu biliyor. Bir televizyon kanalının muhabiri Trump’a, ‘İran geçişten para alacakmış, bu size uyuyor mu?’ demiş. Trump da ‘Bu çok güzel bir şey bunu beraber yapabiliriz’ demiş. İnanılmaz bir insanla karşı karşıyayız. Her saniye insanı ağzı açık bırakıyor. Herkesin merkezinde ego var ancak Trump’ınki 500 milyon gücünde. Bu olayda beş milyar insan zarar gördü. Beş milyar insanın enerji faturası arttı, ticaret geriledi. Birçok insan belki işini kaybedecek. Katar’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne kadar herkes bu işten zarar gördü. New York Times’ta Trump’ın bu kararı nasıl aldığına dair bir yazı çıktı. Netanyahu’nun Trump’ı tavladığı yazıldı. Amerika’nın İsrail’e açık olmayan hiçbir tarafı yok. Netanyahu’nun ‘Rejim devrilecek, insanlar ayaklanacak, liderleri vuracağız’ sözlerini herkes uçuk buldu. Birçok konuda büyük bir muğlaklık var. Herkes kendi kamuoyuna ‘İstediğimizi elde ettik’ görüntüsü vermek istiyor. Nükleer zenginleştirme konusu tamamen mi gidecek, ne olacak belli değil. Lübnan da çok önemli. Pakistan, Lübnan’ın da dahil olduğunu söyledi. İsrailliler ‘Hayır’ diyor. Pakistan Dışişleri Bakanı bunu telaffuz ettikten sonra dahi Trump’ın ‘Hayır Lübnan dahil değil’ demesi pek kolay olmaz. Bunu anlayan İsrailliler, ‘Vurabildiğimiz kadar vuralım’ diye düşünüyor olabilir. ‘Biz Amerika’dan emir almayız. Biz Lübnan ile yıllardır savaşıyoruz’ da diyebilirler. Füzeler konusu da belirsiz.”

‘Netanyahu, Amerikan kamuoyunu kaybettiğini görüyor’

Amerika’nın İran’da amacına ulaşamadığını ve iki tarafın da yorulduğunu ifade eden Koç, Trump destekçilerinin de ‘azil’ isteyecek noktaya geldiğini söyledi. Koç’a göre ABD’deki İsrail desteği de oldukça azaldı:
“Amerika amacına ulaşmamış görünüyor. Füzelerin yüzde 90’ını yok ettiklerini söylediler. Ancak İran hala atıyor. İki taraf da yoruldu. İki taraf da bu durumun devam etmesini istemiyor. Trump’ın kazanması için çalışan insanlar, ‘Trump’ı azledin’ diyecek noktaya geldi. Trump’ın geri adım atmasında bu gelişmelerin rolü olmalı. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan kamuoyu yoklamasında Pew, Amerika’daki yetişkinlerin İsrail’i negatif gördüğünü belirtti. Bu yoklamanın, oy oranlarına etkisi aynı kesinlikte olmayabilir. Ancak burada da bir kırılma var. Netanyahu, Amerikan kamuoyunu kaybettiklerini görüyor. Gençlerde İsrail karşıtlığı çok daha yüksek. ‘Amerika’yı kontrol edebiliyorken bölgede mıntıka temizliği yapalım’ diyor ancak giderek dibe batıyorlar. ‘Amerikan İsrail Halkla İşleri Komitesi AIPAC’ten para almıyorum’ diyen Amerikalı milletvekilleri birbirleriyle yarışıyor. Yüzde 80-90’ı bu parayla seçiliyorlar.”

‘ABD kara operasyonu yapsaydı hep füze tehdidi altında kalacaktı’

Kara operasyonunu ihtimalinde ABD’nin sürekli bir füze tehdidi altında kalacağını ifade eden Koç, bunun Amerika’da da destek bulmayacağı görüşünde:
“Kara operasyonu aklıma hiçbir zaman yatmamıştı. Yerin altındaki uranyumu almak birkaç saatte olacak iş değil. Bu askerlerin ‘Bunu yapalım’ dediğini düşünmüyorum. Ancak bu operasyon bir keşif denemesi olmuş olabilir. Daha çok siyah ve kadın generaller görevden alınıyor. ‘Bu isimleri neden görevden alıyorsun?’ diyenler de görevden alınıyor. Ben büyük kara operasyonunu zaten kafamda hiç canlandıramamıştım. Bir cebi alsalar dahi sürekli füze tehdidi altında olacaklar. Irak’a 150 bin askerle gitmişlerdi ve başaramadıklarını gördük. Kara operasyonu olursa Trump’ın destekçilerinin Beyaz Saray’ı basacağını düşünüyorum.”

‘İsrail yalnızlaştı ve İran’ın devrilmeyeceğini gördü’

İran savaşının İsrail’i yalnızlaştırdığını söyleyen Koç, İran’ın devrilmeyeceğinin fark edildiğini de kaydetti. Koç’a göre İsrail’in ABD’nin onayı olmadan gireceği herhangi bir operasyon, Tel Aviv yönetimini korumasız bırakacak:
“Türkiye, Japonya, Güney Kore her gün Hürmüz’den gemi geçiriyor. Trump ve Netanyahu yüzünden oradan geçecek gemilerden para alınmasının kabul edilmesi mümkün değil. Trump, buradan para kazanmayı düşünüyor. Geçişten para alma gündemi Süveyş ve Panama’da var. Ancak bir milyon falan değil bu rakamlar. İşin bir de Çin boyutu var. Amerikan medyasında Çin’in de İran’a baskısı olmuş olacağı iddiaları yer aldı. Bu Çin tarafından reddedilmedi ve muhtemelen doğru. Bu savaşı kimin kazandığını kimin kaybettiğini ölçmek kolay değil. Füzelerde, geçişlerde vs muğlaklık var. Trump, iki ayrı 10 madde varmış gibi açıklamalar yapılıyor. Üzerine müzakerelerin bina edileceği 10 maddenin farklılaştığı gibi bir durum var. İki taraf da büyük kaybetti. Bu savaşın kazananı kısmen İsrail olabilir. İsrail dahi yalnızlaştı ve çirkinleşti. Amerikan kamuoyunu kaybetti. İsrail somut bazı kazanımlar elde etti. İran’ı askeri olarak zayıflattı. Ancak İran’ın devrilmeyeceğini de gördü. İran’ın yenilmemiş, devrilmemiş olması bir zafer. Ancak çoğu şeyi de kaybettiler. Bundan bir yıl önce İran’ı yöneten yüz insandan sekseni yok. Onlarca milyar dolarlık ekonomik bir kayıp da yaşadılar. Füze sistemlerinin yarısı ve belki yarısından fazlası yok oldu. Füzeler telafi edilebilir elbette. Füzeler rejimin tek koruması durumunda. Füzeler de olmazsa İran kendisini ne ile koruyacak? İsrail’in kendi ikmal uçakları var ancak sınırlı. Büyük operasyonları ABD’siz yapamayabilirler. Amerikan başkanları ‘Benim onayım olmadan bir operasyon yaparsan seni korumam’ diyebilir. Belki de bu sürece şu an gidiyoruz.”

‘Trump’ın ara seçimi kaybetmesi muhtemel’

JD Vance gibi İran savaşına karşı olan isimlerin müzakereler için İran tarafından da tercih edilmiş olabileceğini söyleyen Koç, Trump’a verilen desteğin de oldukça azaldığını kaydetti. Koç’a göre Trump’ın azledilmesi gündeme gelebilir:
“İsrail operasyonları tek başına yapmıyor, Amerika’yı ikna ediyor. Trump da hızlı galibiyetleri çok seviyor. Trump’ın beynindeki 500 düğmenin nerede olduğunu Netanyahu çözmüş durumda. Trump’ın neye önem verdiğini, hangi anahtar kelimenin kullanılması gerektiğini anlamış durumdalar. Trump’ın danışmanları işler kötüye gidince ‘Ben savaşa karşıydım’ diyor olabilir. JD Vance’in savaşa muhalefet ettiğini biliyoruz. İslamabad’daki görüşme bir günde sonuç vermeyebilir. İranlılar da ateşkes görüşmesi için JD Vance’i tercih etmiş olabilir. Buradan iyi bir sonuç çıkarsa JD Vance’in yıldızı parlar. Yardımcılar her gün ‘Ben onaylamıyorum’ diyemez. Bunu Amerikan tarihinde kimse yapmadı. Başkan yardımcıları ABD Başkanı ne isterse onu yapıyor. JD Vance’in Tucker Carlson ve MAGA tabanının desteğine ihtiyacı var. Bu ilişki koparsa bundan en büyük zararı JD Vance görür. Trump’ın tarafında kalırsa karşı tarafı kaybeder. ‘Benim burada kalmam benim dünya görüşüme aykırı’ diyebilirdi. Bunun da pek çok riski var. Bu ateşkes süreci batarsa ‘JD Vance süreci yönetemedi’ diyen bir sürü isim olacaktır. Bundan birkaç ay önce Cumhuriyetçilerin favorisi Trump idi. Şu an demokratlar öne geçti. Seçimi kazanması bekleniyor. ABD başkanları Beyaz Saray’da olduğunda ara seçimleri genelde kaybediyor. Trump’ın seçimi kaybetmesi ciddi bir ihtimal. Kaybederse de yaşanacak diğer skandallarla beraber azli gündeme gelebilir. Trump’ı her zaman alttan alan Tucker Carlson dahi ‘Ne yapıyorsun?’ noktasına geldi.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала