https://anlatilaninotesi.com.tr/20260406/mucteba-zayif-bir-profil-degil-iranin-nasil-yonetildiginin-birinci-elden-tanigi-1104801471.html
'Müçteba zayıf bir profil değil, İran’ın nasıl yönetildiğinin birinci elden tanığı'
'Müçteba zayıf bir profil değil, İran’ın nasıl yönetildiğinin birinci elden tanığı'
Sputnik Türkiye
Oral Toğa’ya göre İran’ın ‘asimetrik savaş’ kapasitesi ABD'de siyasi çatlaklara sebep oldu. ABD ve İsrail’in Körfez’de de denge değişimi istediğini belirten... 06.04.2026, Sputnik Türkiye
2026-04-06T14:21+0300
2026-04-06T14:21+0300
2026-04-06T14:21+0300
eksen
radyo sputnik
radyo
radyo
mücteba hamaney
abd
i̇ran
i̇srail
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e6/0b/12/1063605477_0:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_08823ba80482581cd95af3d89dfacfeb.jpg
ABD-İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılara karşı drone ve mayınlarla direnen ve misillemelerde bulunan İran, savaşı yayma stratejisini sürdürüyor. Yeni dini lider Mücteba Hamaney ve Devrim Muhafızları’nın yürüttüğü ittifak ile Tahran yönetiminin maliyeti artırma politikası özlelikle Batı ve Körfez’de derin çatlaklar yaratmaya devam ediyor. Öte yandan İsrail'in ana hedefi olan altyapı tesislerini imha ederek İran'ı işleyemez hale getirme planı kapsamında; elektrik, petrol ve özellikle su arıtma tesislerinin vurulması, halihazırda kuraklık ve ekonomik krizle boğuşan 85 milyonluk nüfusu kitlesel bir susuzluk ve işsizlik tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor.ABD içindeki askeri ve siyasi kanatlar arasında İran’a dönük kara operasyonunun hedefleri ve bölgedeki coğrafi zorluklar konusunda ciddi bir fikir ayrılığı yaşanırken Körfez’deki stratejik adaların el değiştirmesi veya sınırlı işgallerin İran'ın asimetrik kapasitesini durdurmaya yetmeyeceği, aksine süreci ucu açık ve yıkıcı bir yıpratma savaşına dönüştüreceği öngörülüyor.ABD-İsrail-İran savaşının gidişatını İran Uzmanı Oral Toğa ile konuştuk.‘Savaşın Körfez’e sıçraması sürpriz değil’Savaşa dönük ‘istihbari körlük’ nitelendirmesinde bulunan Toğa; İran’ın, Körfez’e operasyon gerçekleştireceğinin sinyalini önceden verdiğini hatırlattı. Toğa, İran’a dönük saldırıya ilişkin ABD’nin siyasi hattında bir yanılma olduğu görüşünde:‘Devrim Muhafızları, Mücteba Hamaney’in arkasında konuşlanmış durumda’ABD-İsrail’e karşı İran’ın drone ve füzelerle gösterdiği direnç ile gündeme gelen ‘asimetrik savaş’ tartışmalarına da değinen Toğa, bu durumun İran’a özgü olmadığını söyledi. Toğa; İran’ın, savaşı yayıp süreyi uzatarak Batı’da çatlak yaratmayı hedeflediğini ifade etti:‘İsrail, İran’a dönük stratejik felci tamamlamak istiyor’ABD-İsrail’in, İran’da bir ‘stratejik felç’ hedeflediğini belirten Toğa, Körfez’de de bir denge değişimi istendiği görüşünde. Toğa’ya göre enerji iletim merkezi olmak isteyen İsrail’in karşısında ABD bir kazanç elde edememiş durumda:‘İran’da tesislerin vurulması işsizliği artıracak’Toğa’ya göre İran’daki su arıtma ve elektrik tesislerine yapılacak saldırıların işsizliği de tetikleyecek. Toğa, İran’daki su krizinin boyutlarının süreci başka bir felaket boyutuna taşıyabileceği görüşünde:‘Amerika’daki elitler dahi kara operasyonunun amacını açıklayamıyor’Toğa’ya göre İran’ın tanker vurabilecek seviyeye ulaşan asimetrik kapasitesi, Amerika’nın içinde operasyona dönük politik bir kavgaya da sebep olmuş durumda. Amerikalıların dahi kara operasyonlarının amacını açıklayamadığını belirten Toğa, hiçbir senaryonun ‘İran diz çöker’ çıktısı vermediği görüşünde:
i̇ran
i̇srail
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e6/0b/12/1063605477_909:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_aa1ef2ed718cfec417e3582a1e9020b6.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
radyo sputnik, radyo, radyo, mücteba hamaney, abd, i̇ran, i̇srail
radyo sputnik, radyo, radyo, mücteba hamaney, abd, i̇ran, i̇srail
'Müçteba zayıf bir profil değil, İran’ın nasıl yönetildiğinin birinci elden tanığı'
Oral Toğa’ya göre İran’ın ‘asimetrik savaş’ kapasitesi ABD'de siyasi çatlaklara sebep oldu. ABD ve İsrail’in Körfez’de de denge değişimi istediğini belirten Toğa, kritik enerji ve su altyapısının hedef alınmasının İran'da uzun vadede 'stratejik felce' yol açabileceği uyarısı yaptı.
ABD-İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılara karşı drone ve mayınlarla direnen ve misillemelerde bulunan İran, savaşı yayma stratejisini sürdürüyor. Yeni dini lider Mücteba Hamaney ve Devrim Muhafızları’nın yürüttüğü ittifak ile Tahran yönetiminin maliyeti artırma politikası özlelikle Batı ve Körfez’de derin çatlaklar yaratmaya devam ediyor. Öte yandan İsrail'in ana hedefi olan altyapı tesislerini imha ederek İran'ı işleyemez hale getirme planı kapsamında; elektrik, petrol ve özellikle su arıtma tesislerinin vurulması, halihazırda kuraklık ve ekonomik krizle boğuşan 85 milyonluk nüfusu kitlesel bir susuzluk ve işsizlik tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor.
ABD içindeki askeri ve siyasi kanatlar arasında İran’a dönük kara operasyonunun hedefleri ve bölgedeki coğrafi zorluklar konusunda ciddi bir fikir ayrılığı yaşanırken Körfez’deki stratejik adaların el değiştirmesi veya sınırlı işgallerin İran'ın asimetrik kapasitesini durdurmaya yetmeyeceği, aksine süreci ucu açık ve yıkıcı bir yıpratma savaşına dönüştüreceği öngörülüyor.
ABD-İsrail-İran savaşının gidişatını İran Uzmanı Oral Toğa ile konuştuk.
‘Savaşın Körfez’e sıçraması sürpriz değil’
Savaşa dönük ‘istihbari körlük’ nitelendirmesinde bulunan Toğa; İran’ın, Körfez’e operasyon gerçekleştireceğinin sinyalini önceden verdiğini hatırlattı. Toğa, İran’a dönük saldırıya ilişkin ABD’nin siyasi hattında bir yanılma olduğu görüşünde:
“Batı, İran diasporasının propagandasını biraz fazla satın alıyor. Diasporada anlatılan İran ile sahadaki İran arasında ciddi bir uçurum var. Satın almanın arkasını da İsrailliler dolduruyor. Rıza Pehlevi başta olmak üzere birçok isim de satın alınsın istiyor. Diasporadaki insanların çalışmaları, fikir atölyeleri ve eserlerin, İran sahasına yansıması çok fazla olmuyor. İsfahan’daki bir atölye sahibinin haberi olmuyor örneğin. İnternet kısıtları var ve televizyon da tek tip. İranlılar dünyayı bilmelerine rağmen diasporayı çok fazla bilmiyor. Türkiye’de, Türklerin İngiltere’de ne tür etkinlikler gerçekleştirdiğinden çok fazla haberimiz olmuyor örneğin. Bunun üzerine bir de kısıtlamalar eklenince İranlıların da çok fazla bilgisi olmadığını söyleyebilirim. İstihbari körlük olduğu ortada bunu anlama için İran haritasını açıp bakmak dahi yeterli. İran, İran-Irak savaşında da yaşandığı gibi Körfez kartını oynayacağını deklare etmişti. Hatta çatışmadan birkaç gün önce tatbikat da yaptılar. Dolayısıyla bunun sürpriz olduğunu düşünmüyorum. Trump’ın kafasında ne olduğunu bilmiyoruz ancak jeopolitik bilen ve İran sahasına bakan birinin görebileceği şeyler bunlar. Operasyona ilişkin yanılmanın siyasi ayaktan kaynaklandığını düşünüyorum. İstihbarattan ve askerlerin analizlerinden öte doğru analizler bence Trump’ın önüne kadar gitmiştir ancak siyasi kararlar noktasında sapma olmuş olabilir.”
‘Devrim Muhafızları, Mücteba Hamaney’in arkasında konuşlanmış durumda’
ABD-İsrail’e karşı İran’ın drone ve füzelerle gösterdiği direnç ile gündeme gelen ‘asimetrik savaş’ tartışmalarına da değinen Toğa, bu durumun İran’a özgü olmadığını söyledi. Toğa; İran’ın, savaşı yayıp süreyi uzatarak Batı’da çatlak yaratmayı hedeflediğini ifade etti:
“Asimetri kurmak İran’a özgü değil. Bunu tarihteki birçok savaşta görmüştük. İran, ‘Uçak gemisiyle bana saldırdığınızda ben size öyle bir maliyet çıkarırım ki siz maliyetten dolayı caymak istersiniz’ dedi. Dolayısıyla 1500 dolarlık mayınlarla, 20 bin dolarlık dronelarla milyar dolarlık radar sistemlerini imha etmek üzerine kurulu bir asimetri var. İran savaşı yaymak, süresini uzatmak ve süre uzadıkça da maliyeti artırmak suretiyle Amerika ve Batı’da çatlak yaratmak üzerine bir strateji izliyor. İran’da yeni dini lider olarak seçilen Mücteba Hamaney 2009’da dahi rehberliği konuşulan bir isimdi. Kendisine babadan oğula geçme ve dini yeterlilik konusunda karşı çıkanlar vardı ancak Mücteba Hamaney’in Devrim Muhafızları ile sıkı bir ilişkisi var. Babasının sağ kolu ve Devrim Muhafızları’nın esas gölge komutanı gibi hareket etti. Mücteba Hamaney, Rehberlik Ofisi’nde işlerin nasıl icra edileceğinin ve İran’ın nasıl yönetildiğinin birinci elden tanığı. Mücteba Hamaney’i Ali Hamaney’e göre zayıf bir profil olarak belirtmemek gerekiyor. Meşruiyet konusu da savaş söz konusu olduğu için bir tartışma konusu değil. Devrim Muhafızları net bir şekilde Mücteba Hamaney’in arkasında konumlanmış durumda. Devletin ekonomisinden silahına kadar her şey Devrim Muhafızları’nın elinde. Dolayısıyla bu elin arkasında da müesses nizamı tutan kişiler var. Mücteba’nın gücü de buradan geliyor.”
‘İsrail, İran’a dönük stratejik felci tamamlamak istiyor’
ABD-İsrail’in, İran’da bir ‘stratejik felç’ hedeflediğini belirten Toğa, Körfez’de de bir denge değişimi istendiği görüşünde. Toğa’ya göre enerji iletim merkezi olmak isteyen İsrail’in karşısında ABD bir kazanç elde edememiş durumda:
“Savaş iki tarafı da yıpratıyor ancak İran’a çok ağır bir vuruş gerçekleşti. Elektrik, petrol altyapısı ve tuzlu suyu arıtma tesislerinin vurulması İran’da ciddi sıkıntılar yaratır. Tüm bunları hedef alma durumu söz konusu. Bunlar dışında İran’da vurulmadık bina kalmadı neredeyse. İsrail ile birlikte 15 binden fazla hedefin vurulduğu söyleniyor. Bu da 15 bin yeni inşa demek. Bu da yeniden yetiştirilmesi gereken ekosistem ve personeller demek. Yıpratma noktasında ABD’nin İran’a göre kaybedeceği daha fazla şey var. Çok fazla tutarsız açıklamalar yapılıyor. İnsanlar da ‘Bunu bilmiyor olamaz’ dedikleri noktalarda bunun bir strateji olduğunu düşünüyorlar. Ancak bence sürecin içindeki kurmayların ve generallerin anıları yayınlandıkça başka bir tablo göreceğiz. Ben ciddi bir İsrail manipülasyonu olduğunu düşünüyorum. İsrail’in esas istediği şey Irak’ta yaptıkları gibi sistemik bir felç yaratmak. Irak’ta da 10 gün içinde elektrik altyapısını bitirmişlerdi. Şu anda da benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. İran’ı sistematik felce uğrattıktan sonra Trump için pek bir anlam kalmayacak. Trump, ‘Su, elektrik ve petrol tesislerini vuracağız. Harg Adası’nı vurduktan sonra çekileceğiz’ demişti. Yapacakları şey bence bu. Ebu Musa Büyük ve Küçük Tunbs Adaları’nı Birleşik Arap Emirlikleri’ne vermek gibi bir şeye kalkışabilirler Körfez’deki dengelerin değişmesi için. Bana, sistemik felci gerçekleştirip çekilebilirler gibi geliyor. Ben müzakereye pek inanmıyorum. Bu yeni bir hikaye değil. 2024’ün eylül ayında İran’a olan saldırıları yazıyorlardı. Nitekim böyle de oldu. Saldırılar 26 Nisan’da Bender Abbas patlamalarıyla başladı, 12 Gün Savaşları ile devam etti. Taktik yanlış hesaplamalardan ötürü durdular ancak bunu tamamlamaya çalışıyorlar. İsrail, İran’a dönük stratejik felci tamamlamak istiyor. İran’ın daha fazlasını Körfez’e yapmasını da istiyorlar. Netanyahu iki kez ‘İsrail enerji iletim merkezi olacak’ dedi. Dolayısıyla Körfez altyapısını kaybederse buradaki enerji kaynakları İsrail kendisi üzerinden dünyaya akıtabilir. Bunun peşinde olduklarını anlıyoruz. Bütün örüntü İsrail’in stratejik hedefleriyle örtüşüyor. Amerika ise bir kazanç izah edemiyor.”
‘İran’da tesislerin vurulması işsizliği artıracak’
Toğa’ya göre İran’daki su arıtma ve elektrik tesislerine yapılacak saldırıların işsizliği de tetikleyecek. Toğa, İran’daki su krizinin boyutlarının süreci başka bir felaket boyutuna taşıyabileceği görüşünde:
“Saldırılar İran desalinasyon tesislerine kadar giderse İran bir insanın susuzluğa dayanabileceği kadar dayanabilir. Bu tesisler çölü besliyor ve İran’ın geri kalan kısımlarını besleyecek de bir çalışma içinde. İran’da kuraklık ve enerji kaynağı sorunu var. 6-7 vilayet altında yüzlerce yerleşim yerinin etkileneceği bir senaryodan bahsediyoruz. Bir restoranınız olduğunu, falafel pişirdiğinizi ya da tavuk kızarttığınızı düşünün. Bu tavuğun besleme aşamasından kesim aşamasına kadarki süreç elektriksiz kalındığında bozulacak. Hangi ışıkta servis yapılacak, hangi gaz yakılacak ve dolapta kaç gün tutulacak? Haliyle iş yapılamayacak ve işçiler işsiz kalacak. Fabrikalar zaten elektrikler dönem dönem kesildiği için işçi çıkartmıştı. Çok sayıda insan işsiz kalıyor ve fakirleşiyor. Bu 2018’den beri devam ediyor. Bu saldırılarda sanayi altyapıları da vuruldu. Buralarda çalışanlar, buradan çıkan zincirin halkaları durumdan kötü etkilendi. Savaş şu an dahi bitse İran’daki tahribat çok fazla krize gebe. İranlılar devletine saldırır demek istemiyorum ancak elektriksizlik, susuzluk somut şeyler. Bunlar da sıkıntıları beraberinde getirir. Körfez desalinasyon ile nüfusu besliyor ancak İran’ın nüfusu çok fazla. 2021’de Huzistan’da çıkan protestolarda ölen insanlar olmuştu. Yani su çok ciddi bir sorun. İran’ın merkezi platosundaki kaçak kuyulardan ötürü yer altı suları da çekilmiş durumda. Barajlar dolmuyor. Su projeleri de imha edilince süreç çok daha başka bir yere gidebilir.”
‘Amerika’daki elitler dahi kara operasyonunun amacını açıklayamıyor’
Toğa’ya göre İran’ın tanker vurabilecek seviyeye ulaşan asimetrik kapasitesi, Amerika’nın içinde operasyona dönük politik bir kavgaya da sebep olmuş durumda. Amerikalıların dahi kara operasyonlarının amacını açıklayamadığını belirten Toğa, hiçbir senaryonun ‘İran diz çöker’ çıktısı vermediği görüşünde:
“Detaylı bir analize ya da üst düzey komutan olmaya gerek yok. Körfez’i sadece oradaki yedi adayı alarak açamazsınız. Çünkü İran’ın asimetrik kapasitesinden kaynaklı olarak mayın taşıyacak botları var. Buralara hemen mayın atabilir. İran, merkezden gönderilecek bir drone ile tanker vurabilir. İran, oradaki seyrüsefer güvenliğini içerden de Körfez’in 200 kilometre ötesinden de yapabilir. Umman Denizi’ne kadar her yer İran’a ait. Yani Tunb Adaları’nı almak Körfez’i açmak adına bir çıktı vermez. Hark Adası’nı almak da tek başına bir anlam ifade etmez çünkü orası zaten tahkim edildi ve mayınlandı. 25 kilometre mesafelik bir yerden bahsediliyor. Hark Adası tutulsa da Körfez açık olmayacak. Bunlar anlamsızlık ve stratejik bilinçsizliği gösteriyor. İran şahının 1971’de aldığı Büyük ve Küçük Tunb’u Birleşik Arap Emirlikleri’ne iade etmek bir meşru zemin yaratılabilir. Ancak bunun da Amerikan çıkarları için mantığı yok. Bence komutanlar da bu anlamsızlığı gördüğü için Amerika’nın içinde bir kavga kopmuş durumda. Belucistan nadir toprak elementleri, krom ve altın açısından zengin. Ancak burayı da nasıl tutabilecekleri belli değil. Örneğin orada ‘120 Gün Rüzgarları’ denilen bir olay var. Oradaki askerler perişan olur. Huzistan merkezine çıkarma yapılabilir ancak İran da orada çok idmanlı. Muazzam bir şehir savaşı verilir ve yine tutmakta zorlanırlar. İran oraları sürekli taciz eder. Haşdi Şabi bile devreye girebilir. Hiçbir senaryo ‘Böyle olursa İran diz çöker’ çıktısı vermiyor. Kara operasyonlarının hedefinin ne olduğunu Amerika’daki siyasi elitler bile açıklayamıyor.”