Basra Körfezi’nde su krizi: Herkesin sustuğu ekolojik felaket

© AA
Abone ol
Katar Dışişleri Bakanı, Basra Körfezi’nin radyoaktif kirlenmeye karşı kritik derecede savunmasız olduğu uyarısında bulunarak, böyle bir durumda ülkenin yalnızca üç gün içinde susuz kalabileceğini açıkladı.
Katar Dışişleri Bakanı, Basra Körfezi’nde olası bir radyoaktif kirliliğin ülkeyi üç gün içinde susuz bırakabileceği uyarısında bulunurken, uzmanlar petrol sızıntıları, atık sular ve tuzlanma nedeniyle 100 milyon insanın yaşam kaynağı olan Körfez'de geri dönüşü zor bir ekolojik çöküşe gidildiğini belirtiyor.
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi resmi gözlemcisi, Avrupa İklim Paktı elçisi ve Arap Birliği'ndeki ALECSO'da Jeopolitik ve Sürdürülebilir Kalkınma Departmanı Başkanı Mustafa Şerbini, Basra Körfezi’ndeki muhtemel su krizinin boyutlarını Sputnik’e değerlendirdi.
Şerbini, Körfez ekosisteminin “muazzam bir baskı” altında olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
Basra Körfezi’nin ekosistemi bugün olağanüstü bir baskı altında. En büyük tehdit, gemi işletmeciliği sırasında meydana gelen petrol ürünü sızıntıları ve her yıl denize bırakılan yaklaşık 100 milyon metreküp atık sudur. Bu durum, doğrudan gıda güvenliğini riske atıyor.
Birincisi, bölgede içme suyunun temel kaynağı olan 400’ün üzerindeki deniz suyu arıtma tesisi, ham petrol içindeki yüksek toksik bileşikleri filtreleyecek teknolojiye sahip değil. İkincisi, cıva gibi tehlikeli maddeler deniz canlılarının dokularında birikiyor ve gıda zinciri yoluyla insana geçiyor. Üçüncüsü, kirlilik balıkların besin tabanını ve bölgenin ‘akciğerleri’ sayılan, göçmen kuşların yaşam alanı mangrov ormanlarını yok ediyor.
Bu nedenle, kimyasal madde yüklü herhangi bir gemide yaşanacak kaza, uzun vadeli bir felakete dönüşüyor. Aslında, bölgedeki tüm nüfusun yaşamı ve sağlığı için doğrudan hayati olan kaynağı zehirliyoruz.
Basra Körfezi’nin coğrafi özellikleri tabloyu daha da tehlikeli kılıyor: Su sirkülasyonu son derece yavaş olan yarı kapalı bir havza burası. Arıtma tesislerinin yoğun çalışması yüzünden suyun tuzluluğu okyanus ortalamasını çoktan geçti ve TDS değerleri (suda çözünmüş toplam katı madde konsantrasyonunu gösteren ölçüt) aşırı seviyelere ulaştı. Böyle kapalı bir sistemde toksinler yıkanıp uzaklaşmıyor, on yıllar boyunca birikiyor.
Askeri çatışmaların ve petrol tesislerindeki yangınların çevresel etkileri, doğaya karşı yürütülen tam kapsamlı bir savaşa denktir. Yanma ürünleri atmosfere karıştıktan sonra asit yağmurları şeklinde Körfez’e geri dönüyor, suyun kimyasal dengesini geri döndürülemez biçimde değiştiriyor, flora ve faunayı yok ediyor.
Basra Körfezi, 100 milyon insan için tek yaşam kaynağı ve bunun alternatifi yok. Bu artık sadece bir çevre meselesi değil, bölgenin fiziksel varoluşunun, hayatta kalmasının sorunudur.

