Erdoğan: Türkiye'nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir

Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale'de destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferi'nin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yad ediyorum.
Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif, İstiklal Marşı'mızda, 'sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı' diyerek, milletimizin neredeyse her ferdinin şehit ahvadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu; her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin, Anadolu. Baba dolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahvadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı'dır, Gelibolu'dur, Çanakkale'dir. Ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. İnşallah Çanakkale dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Türkiye'nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan iradedir. İttihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna vardır. Çanakkale'de Balkanlar vardır. Çanakkale'de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır.Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim. Çanakkale, Bedr'in arslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif'in 'Asım'ın Nesli' diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır. Bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir.
'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk'
Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikte reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayıvari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık.
Köklerden geleceğe şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı, spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik.
'Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir'
Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum
Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır, öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır.
'Öğretmenlerimiz için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz'
Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye'nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılı'nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun diyorum.

