‘ABD, İran savaşını Türkiye’den yönetmek ve İsrail’e el çektirmek istiyor’

© Sputnik
Abone ol
Dr. Barış Adıbelli’ye göre ABD, Türkiye üzerinden NATO’yu İran savaşına dahil etmek istiyor. Adıbelli, NATO üyesi Türkiye’nin ana karargah haline gelebileceği ve İran savaşının Türkiye’den yönetilebileceği görüşünde.
Uluslararası hukuku rafa kaldıran Washington ve Tel Aviv yönetiminin güncel hedefi haline gelen İran, günlerdir bombalarla sarsılıyor. Gazze’de binlerce insanı katleden, Venezuela’da devlet başkanı kaçıran akıl bu kez de Tahran’da bir rejim değişikliği hedefliyor.
Batılı güçlerin savunduğu hukuk ilkelerini İran söz konusu olduğunda askıya alması, diplomasi mekanizmalarını çözüm üretmekten ziyade birer stratejik oyalama ve tuzak aygıtına dönüştürürken NATO üyesi Türkiye de krize sürüklenmeye çalışılıyor. Afganistan’da yirmi yıl süren ve başladığı yere dönen işgal tecrübesi hafızalardayken bugün İran üzerinden kurgulanan ve Çin ile Rusya’yı da içine çekmeyi hedefleyen bu yeni jeopolitik kumar, sadece sınırları değil küresel sistemin tüm dengelerini kökten sarsmaya aday görünüyor.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı İran saldırıları ve Türkiye’nin tutumunu Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Barış Adıbelli ile konuştuk.
‘Rusya-Ukrayna konusunda çığırtkanlık yapan Avrupa, İran’da ihlallere göz yumuyor’
Uluslararası hukuk kurallarının rafa kalktığını belirten Adıbelli, Avrupalıların İran’daki ihlallere sessiz kalışına dikkat çekiyor. Amerika’nın İsrail tarafından tuzağa düşürüldüğünü belirten Adıbelli, süreci Irak işgaline benzetiyor:
“İran tuzağa düştüyse uluslararası hukuka ve diplomasiye güveninden ötürü düştü. İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş’ta bile insicamını muhafaza eden uluslararası hukuk düzeni kuralına uyuluyordu. Şu an bu kuralların ortadan kalktığı bir dünyadan bahsediyoruz. Gazze’de bunun örneklerini gördük. Güvendiğimiz tek bir şey kalmıştı o da geleneksel diplomasiydi. Bu mekanizma artık devletlerin tek güvence kaynağı oldu. İran da her devlet gibi diplomasiye işaret etti. İran bu güvence içerisinde üç tur görüşme yaptı. Beklentilerin yükselmesini fırsat bilen Amerika, İsrail’i İran’ın üzerine saldırttı. İlk hedef doğrudan Hamaney oldu. İsrail medyası, operasyonun tarihini aylar önceden bilindiğini yazıyor. Bu biliniyordu madem İran üç tur görüşmeyi niye yaptı? Avrupalılar iş Rusya-Ukrayna olunca uluslararası hukuk çığırtkanlığı yapıyorlar ancak iş İran’a gelince buradaki ihlallere göz yumuyorlar. Amerika, İsrail tarafından tuzağa düşürüldü. Amerika, ‘Böyle bir direniş beklemiyorduk’ diyor. Karşılarında Saddam’ın Irak’ı yok. İran böyle bir ülke değil. İsrail, Amerika’ya 48 saat içerisinde İran’ın düşeceğini yazmıştı. Ancak bunun aslı yoktu. İsrail, Amerika’yı saldırıya ikna etmek için böyle bir rapor yazdı. Tıpkı 2003 yılında Irak’ın işgalinde nasıl rapor uydurdularsa burada da İsrail aynısını yaptı.”
‘İran, Türkiye ile değil NATO ile sınır’
Adıbelli, NATO üyesi olan Türkiye’nin, ABD eliyle savaşa sokulmak istendiğini söyledi. Adıbelli’ye göre ABD, İran savaşını Türkiye’den yönetmek için hamleler yapacak ve İsrail’e savaştan el çektirecek:
“False Flag meselesini bir süredir söylüyorum. İran savaşında Türkiye’nin iradesine bakılmaksızın NATO’nun müdahale edeceğini söylemiştim. Aynen öyle oldu. Türkiye’ye düşen füze parçalarında Doğu Akdeniz’deki hava savunma sistemleri devreye girdi. Şu anda İran ile NATO sınır. Türkiye olarak değil NATO olarak bakmak gerek. Trump, Türkiye üzerinden NATO’yu savaşa sürüklemek istiyor. Trump, İran savaşının uluslararası meşruiyeti olan bir savaşa dönüşmesini istiyor. Tıpkı Irak ve Afganistan işgalinde olduğu gibi. Türkiye’ye birkaç tane bomba ve drone düşse NATO ayağa kalkar. Zaten Rutte saldırmak için çok hevesli. NATO, Rusya karşısında Ukrayna’da bir şey yapamadı. Şimdi İran konusunda gövde gösterisi yapmak istiyorlar. Bunu Türkiye’ye de sormazlar. Rusya’nın uçağı düştüğünde NATO bunu yapmıştı. Türkiye’yi bunun içine sürüklerler. Türkiye NATO üyesi olduğu için bütün üsleriyle NATO’nun ana karargahı haline gelir. ABD de buraya yerleşir. Sonra bir bakmışsınız ki İran savaşı Türkiye’den yönetilir. İsrail de yavaşça köşesine çekilir. İsrail bu savaştan elini çeker çünkü Amerika böyle istiyor. Amerika, savaşı İsrail’in üzerinden alıp NATO’nun savaşı haline getirmek istiyor. Yahudilerin senatörü de ABD’li demokratlar ve cumhuriyetçiler de savaşı eleştiriyor. Savaşa anlam veremediklerini söylüyorlar. False Flag meselesi sadece Türkiye’de değil birçok ülkede oluyor. İran, ARAMCO’yu vurmadığını söyledi örneğin. Ayrıca Lübnan’da bir MOSSAD ekibi yakalandı. Bu saldırıları Hizbullah’ın adına yapacaklardı. Söylediğimiz şey bu. Bu, kontrol edemediğimiz yerlerde Türkiye’ye de yönelecek. Drone ya da balistik füze, otomatik olarak Türkiye’yi alıp NATO ile İran’ın karşısına getirebilir. İran’ın sağduyulu davranması gerek. Şu ana kadar İran, Türkiye’nin hedef olduğuna dair açıklama yapmadı. Kasıtlı da olsa kazayla da olsa çok hassas bir noktadayız. Türkiye’nin ayağı eşikte duruyor.”
‘İsrail’de ekonomi bitmiş durumda’
Savaşın ekonomik sonuçlarına da değinen Adıbelli, İsrail’in ekonomik olarak zayıfladığını söyledi:
“Uluslararası enerji fiyatları arttı, Hürmüz Boğazı kapandı, altın ve gümüş rekor kırıyor...Türkiye’de bile akaryakıta zam konuşuluyor. Avrupa ve Amerika’da da öyle. Amerikan kongresinde yumurta fiyatları anlatıldı. İran’da yumurtanın fiyatları yükseldiği için Amerika dalga geçiyordu ancak şimdi yumurta fiyatlarında artış olmadığından bahsediyorlar. Petroldeki artış yumurtanın fiyatını da artıracak. Yumurta fiyatlarına ilişkin hassasiyetiniz varsa İran’da ne işleri var? İsrail’de ekonomi, üretim bitmiş durumda. Sürekli sığınaklarda yaşayan bir halk var çünkü düşmanlık tohumu ekiyorlar. ABD, İsrail’e Hamaney’i öldürttü ancak İsrail’in önümüzdeki 50 yıl yaşayabileceğini düşünüyorlar mı? İran’daki protestocular Amerika’ya, şaha sempati duyuyorlar. Ancak bir konuda rejimle ortak fikirdeler o da İsrail düşmanlığı.”
‘İran rejimi kişiler üzerine kurulu değil, ölüm sonucu rejim çökmez’
İran’daki rejimin dini liderin ölümüyle değişmeyeceğini vurgulayan Adıbelli, Tahran yönetiminin ‘mozaik’ sistemine işaret etti. ABD’nin, Taliban’a karşı savaştığı Afganistan’da yönetimi yeniden Taliban’a bıraktığını hatırlatan Adıbelli, Trump’ın ömrünün İran savaşının sonunu görmeye yetmeyeceği görüşünde:
“İran’da rejim yıkılmıyor. Eğer kişiler üzerine kurulu bir sistemleri olsaydı 1989’da Ayetullah Humeyni öldüğünde bu rejim çökerdi. Hamaney bu rejimi daha da güçlendirerek götürdü. Hamaney, ‘Benim ailemden birini yerime getirmeyin, bu işi saltanata çevirmeyelim’ dedi. Hamaney, ‘Yerime oğlumun geçmesine karşıyım’ demişti. Şu anda Mücteba Hamaney’in bir kesinliği yok. Ali Rıza Arafi de oldukça sertlik yanlısı. İran’da kimse İslam Cumhuriyeti’nden taviz vermez. Burada sistem devam ediyor. Amerika buradaki sistemin niye çökmediğini anlamıyor. İran’da halkın niye sokağa çıkmadığını merak ediyor. ‘Mozaik’ diye bir sistem ortaya koydular. Geniş coğrafyada her birim kendi özerk kararını alabilecek. Afganistan örneği var yanımızda. 11 Eylül’den sonra NATO ile Amerika, Taliban’a dönük savaşa girdi. Tam 20 küsür yıl sürdü. 2,7 trilyon para harcandı, binlerce asker öldü. Günün sonunda Trump, Afganistan’ı 20 yıl savaştığı Taliban’a verdi. Bu savaş Georghe Bush, Obama, Trump ve Biden’ı yedi. İran savaşı uzarsa Trump’ın siyasi ömrü İran savaşının sonunu görmeye yetmeyecek. İsrail Başbakanı da değişecek. Barışı farklı bir başbakan va başkan yapacak. Birinci Körfez Savaşı’nda Amerikan bayrağı öpen Iraklıları gördük. İran’da beş gündür saldırı var ancak Amerikan bayrağı öpen İranlı yok.”
‘IŞİD’liler mezhep savaşı için İran sınırını geçmiş olabilir mi?’
İran’daki kürt güçlerinin silahlandırılması iddialarına da değinen Adıbelli, Suriye’den Irak’a götürüleceği belirtilen IŞİD’lilere işaret etti. Adıbelli, bu IŞİD’lilerin mezhep savaşı için İran’a geçmiş olabileceğine ihtimal veriyor:
“Kürtlerin tek parça olduğunu düşünmemek gerek. Kirmenşah’taki Kürtler Şii. Beluciler Sünni. Ancak bunların sayıları az. İran’ın ilk etapta savaştıracağı Kürtler Şii Kürtler ve bunları silahlandırdı. Yedi bin IŞİD’li nereye götürüldü örneğin? IŞİD’lilerin Irak’a götürüldüğü söyleniyordu. Şu an bunlar nerede? Bunlar mezhep savaşı için İran sınırını geçmiş olabilir mi? Bunu Amerika da söyledi. Medya İran’da bir ayaklanma çıkarmak için CIA’in muhalifleri silahlandırdığını duyurdu. Kuzey Irak’ta benzer bir uçuşa yasak bölge elde edilebilir mi? Bu da çok konuşuluyor. Silahlı grupların İran’a ne kadar zarar vereceği meçhul. Çünkü İran’ın içerisinde Besicler var ve sayıları 600 bin. Bir de evde duranlar var. Halk milis güçlerinin ellerinde de silahlar var. Bunlar ‘Rehberimizin yolunda şehit olmaya hazırız’ diyen insanlar. Bunları Hizbullah’ta da gördük. İran’da Kürtlerin çok gücünün yeteceğini sanmıyorum ancak Amerika’nın bir planı var. Pakistan, Azerbaycan ve Türkiye üzerinden bir başka strateji uygulamaya konabilir. Pakistan Amerika için önemli.”
‘Amerika Çin gemilerinin vurursa Çin donanması Hürmüz’e gelir’
Çin’in İran’a dönük saldırılara karşı alacağı tutumla ilgili de konuşan Adıbelli, Pekin’in Tahran için savaşa girmeyeceği görüşünde. Adıbelli’ye göre Amerika, Çin’i savaşa sokmak istiyor:
“Öte yandan Çin retorik olarak oldukça sertleşti. Burada petrol var ancak Çin’in başka planları var. Rusya’dan aldığı petrolü artırır ve aradaki kaybını geçici süre önler. Çin, başka alanlarda bunu ikame edebilir. Ancak bu uzun soluklu gitmez. Vatandaşı ölür, kayıp yaşarsa Çin donanması İran’ı ancak o zaman korur. Şu anda İran’da limanlar Çin’e tahsis edilmiş değil. Limanlar üzerinden bir şey çıkmaz. Ancak Amerika Çin gemilerini vurursa Hürmüz Boğazı’nın önüne Çin donanması gelir. Çin, İran için savaşmaz. Kendi donanması için gelir. Amerika’nın hayali Çin’i de burada savaşa sokmak ve yormak.”

