Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz: Savaş küresel güneye karşı dolaylı, İran’a doğrudan bir savaş

Abone ol
Okan Aslan’la Gün Ortası programına konuk olan Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları ile Türkiye dahil birçok ülkeye etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı ve dört günün geride kaldığı savaş, bölgedeki hemen her ülkeyi etkiler boyuta ulaştı. Can kaybının 780’i aştığı İran, Körfez’deki ABD üslerini hedef alırken Lübnan’da da çok sayıda insan yaşamını yitirdi.
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, İran’daki son gelişmeleri ve Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelere etkilerini Okan Aslan’la Gün Ortası programında değerlendirdi. İran’da büyük bir kara harekatı beklemediğini belirten Yavuz, şunları söyledi:
'Buradaki iş Irak'a benzemez'
“Büyük bir kara harekatının olabileceğini sanmıyorum. Ancak küçük operasyonlar yaşanabilir. Hürmüz’ün diğer yakasında da sınırlı bir askeri kara harekatı ihya edebilirler. Büyük çaplı kara harekatı düzenlemek Amerika’nın zorlanabileceği bir konu. Buradaki iş Irak’a benzemez. Bir defa İran çok büyük ve farklı özelliklere sahip bir coğrafya. Farklı bir direnç göreceği için büyük çaplı kara harekatı beklemiyorum”
‘Trump’ın kararını olumsuz etkileyecek şey Amerikan askeri zaiyatı’
Savaşın küresel güneye mesaj anlamı taşıdığını belirten Yavuz, şu ifadeleri kullandı:
“İran beklediğim gibi karşılık veriyor. Elindeki füze stokunu kullanıyor ancak dağınık kullanıyor. Bunları Amerikan askeri gücü ve İsrail’e karşı kullanması çok daha iyi olur. Bu savaşın gidişatını etkileyecek tek bir şey var o da Trump’ın kararı. Trump’ın kararını olumsuz etkileyecek şey de Amerikan askeri zaiyatı. O nedenle okunu oraya çevirmesi daha etkili olur diye düşünüyorum. Bu savaş küresel güneye karşı dolaylı İran’a karşı doğrudan bir savaş. Bu savaşın esas hedefi görünürde İran ancak Çin, Rusya ve küresel güney hedef alınıyor. Bu yüzden bu savaş genel bir savaş. Ancak askeri güç açısından bakıldığında İran’ı ilgilendiriyor.”
‘Savaşın akıbetini mühimmatın yeniden tanımlanması belirleyecek’
İran’a dönük savaşın birkaç etkeninin olduğunu ifade eden Yavuz, şu ifadeleri kaydetti:
“Operasyonun başlamasının birkaç etkenle ilgisi var. Birincisi Amerika’nın stratejik amaçları. Amerika’nın küresel güneyin örgütlenmesini, güçlenmesini engellemek istemesi. İran’ın nükleer kapasitesiyle ilgili İsrail’in kaygısının da giderilmesi gerekiyordu. Bununla beraber Epstein dosyası da bunun kaçınılmaz bir parçası. Afganistan’a karşı Pakistan’ın savaş ilan etmesi de bunun bir parçası. Haziran savaşından bu yana İsrail’in kendi demir kubbesini tekrar inşa etmesi ve füze stoklarını tekrar tamamlaması bütün bunlarla alakalı. Bu bir yıpratma savaşı. Amaç rejimi değiştirmek ya da bunu yapamazsa kendisiyle uyumlu hale getirmek. Bu savaşın, İran’daki iç karışıklığın harekete geçmesini ve büyümesini hatta mümkünse iktidarı değiştirmesini tetikleyen bir yanı var. Bu savaş bir yerde duracak. O yeri, kullanılan mühimmatın yeniden tanımlanması ve İran halkının gösterdiği tepkinin ölçülmesi gibi şeyler belirleyecek.”

