Mehmet Yalçın Yılmaz: Diplomasi sürerken İran’a saldırı meşruiyet üretmez

© Ceyhun Bozkurt
Abone ol
İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Star Gazetesi Yazarı Doç. Dr. Mehmet Yalçın Yılmaz, Gazeteci Ceyhun Bozkurt'un hazırlayıp sunduğu Bölgenin Kalbi programının konuğu oldu.
Akademisyen Mehmet Yalçın Yılmaz, İran’a yönelik son saldırıları değerlendirirken müzakere süreçleri devam ederken yapılan askeri müdahalelerin kabul edilemez olduğunu söyledi. Yılmaz, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail baskısı altında kaldığını savunarak, Türkiye’nin ilkesel duruşunun “müdahale yerine diplomasi” olduğunu vurguladı.
Yılmaz, İran’a yönelik saldırının nasıl okunması gerektiğini ve Türkiye’nin bu süreçteki pozisyonunu değerlendirdi. Diplomatik temaslar sürerken askeri müdahaleye başvurulmasının uluslararası kamuoyunda meşruiyet üretmeyeceğini belirten Yılmaz, özellikle sivil kayıplara dikkat çekti.
İran'a saldırıyı nasıl okumamız lazım ve bizim ilkeli duruşumuz ne olmalı? Şimdi tabi diplomasının rafa kalktığı bir süreci görüyoruz biz. Bir kere müzakere sürerken, geçtiğimiz yılda saldırı olmuştu biliyorsun. 12 gün sürecinde İran'a saldırılar yapılmıştı. Şimdi benzer bir durumla karşı karşıyayız. İran bir şekilde masada ve masada olmanın gerektirdiği koşulları da, şartları da dikkatle takip ediyor. Ve umman Cenevra süreçlerinde biliyorsun elinden geleni de yaptı İran. Tabi tabi tabi. Zaten atom enerjisi konumunun başkanı Muhammed Paradey'in açıklamalarıyla söz konusu. Ve İran uranyum zenginleştirmede ne boyutta olduğunu ve bunların hangi amaçlarla kullanacağını da ifade eden çıkışlar yaptı. Şimdi böyle bir atmosferde, böyle bir durumda İran'a müdahale yapmak ve sivil ölümlerine sebep olmak bir meşruiyet üretmez dedim ve bu asla kabul edilemez vurgusu yaptım. Dolayısıyla İran'a yapılan müdahaleyi çeşitli gerekçelerle, dünya kamuoyu ikna edecek argümanlar üretmek ABD nezdinde mümkün ancak bu insanların asla kabul edeceği bir müdahale biçimi olamaz. Şimdi bir, Trump tiyatro mu oynadı yoksa Trump İsrail'e yenildi mi? Evet ikinci seçenek öne çıkıyor.Biliyorsun yaklaşık 7 kez görüştüm Netanyahu Trump'la ve bu görüşmelerin hepsinde gündemdeki meselesi, dosyası İran'a bir müdahale süreciydi. Bununla ilgili Trump'ın diplomasiyi tercih etmesini biz destekledik ve takdir ettik biliyorsun. Önceki görüşmelerimizde ancak bir baskı altında kaldığını ve İran'a müdahale etmek zorunda olduğunu adeta gözlerimizle gördük.Bu süreçlerde iç Amerikan siyasi dengeleri yabana atılamaz. Hepsi dosyası yabana atılamaz. Böyle bir atmosferde İran'a müdahale etmek tabii başkan Trump'ın Amerikan siyasetindeki durumu ve pozisyonunu da bence zorlaştıracak. Burada tabii kırılgan alanları gözlemleyeceğiz. Türkiye için doğrudan meselenin boyutu Irak'ta. Rahatsız edici boyuttan anlaşılacak. Evet Irak'a da yansıyacak muhtemelen. Irak'ta sahada yaşanabilecek gerilim, istikrarsızlaşma adımları ister istemez Türkiye'nin hareket ve manavya kabiliyetinin çerçevesinde çözüm arayışlarından biri olarak karşımıza çıkabilir. Tabii diplomatik süreci de Ankara yine yeniden barış masasını kurmak ve çatışmayı durdurmak için bir çaba sarf ediyor. Burada tabii bölge aktörlerinin aldığı pozisyonlar ve taraflar ortada. Türkiye'nin burada sağlıklı bir şekilde yaptığı açıklamalar aslında ara buluculuk rolünde tek alternatif olarak yeniden karşımıza çıkaracaktır.
