- Sputnik Türkiye, 1920
MUSTAFA HOŞ İLE YOL ARKADAŞI
Haberler değişiyor, koşullar değişiyor, gündem değişiyor. Ekonomi, sağlık, eğitim, siyaset...Mustafa Hoş, hafta içi her gün 17.30 - 19.00 saatleri arasında gündemden haberlerle ve haftanın öne çıkan başlıklarıyla Radyo Sputnik'te dinleyicilerle buluşuyor.

İslam Özkan: Rusya karşısında gerileyen ABD, daha da saldırganlaşıyor

'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın'
'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın' - Sputnik Türkiye, 1920, 02.03.2026
Abone ol
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konukları Siyasetçi Cihangir İslam ve Gazeteci İslam Özkan oldu.
Gazeteci İslam Özkan ve Siyasetçi Cihangir İslam, İran’a karşı yapılan ABD ve İsrail saldırısı ile İran’ın misillemesini analttı.
İran’ın 12 günlük savaştan daha hızla toparlandığını söyelyen İslam Özkan, Suriye, Irak ve Lübnan’a yapılanan İran’a da yapılmak istendiğine vurgu yaptı. İran’daki diktatörlüğün ‘kurumsal’ olduğuna dikkat çeken Özkan, “Çin ve Rusya karşısında gerileyen bir Amerika var ve saldırganlığı 7 Ekim'den beri bu yana saldırganlığı da bu yüzden devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Özkan, şunları söyledi:
İran İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Ali Hamani'nin hayatını kaybetmesinin ardından tabi belli bir psikolojik yıpranma ya çöküş olsa da İran hızlığı toparlandı. Fakat bu toparlanma hadisesinin medyaya net bir şekilde aktarılmadığını gördük. Elbette bize gösterilenle bize anlatılanlar şey arasında fark var. Fakat bunu kısmen doğal olduğunu söylemek lazım. İnsan zihninin dahil olduğu her şeyde mutlaka bir yorum, bir bakış açısı, bir perspektif vardır. İnsan beyni, insan zihni tabular arası değil. Belli bir noktadan bakıyor, belli bir perspektiften bakıyor. Dolayısıyla olayları kendince değerlendiriyor. Ama tabi ki Batılı basının bizi psikolojik olarak yani özellikle Batılı medyanın sosyal medya üzerinden onun da etkisiyle bizim üzerimizde şöyle bir etki yaratması mümkün. Sıradan vatandaşta bunu sosyal medyada da görüyoruz. Mesela ben aslında artık havanın değiştiğini ve İran'ın giderek daha avantajlı hale geldiğine dair sizin de o demin bahsettiğiniz Iraklı analistin paylaşımlarını yaptığımda falan müthiş bir şokla bazılarının karşılaştığını gördüm sosyal medyada özellikle. Ama İran'ın tıpkı Haziran Savaşı'nda olduğu gibi 12 günlük savaşta olduğu gibi hızla toparlandığı hatta bu kez çok daha hızlı bir şekilde toparlandığı ve çok etkili yanıtlar ve misillemelerde bulunduğu da doğru. İran tıpkı Saddam gibi, tıpkı Suriye gibi, Eşref Esad gibi, tıpkı diğer Arap ülkeleri gibi kişi diktatör yani diktatör Ortadoğu ülkeleri gibi hızla çökecek gibi bir algı var. Tabi bunun böyle olmadığını yakından takip edenler ya da İran'ı iyi bilenler, bölge dillerine hakim olan oradaki olayları bölge kaynaklarıyla beraber karşılaştırarak yani küresel medya ile bölge kaynaklarını karşılaştırarak takip edenler biliyorlar da az çok. Çünkü İran bir kişisel diktatörlüğe dayalı yani otoriter bir yönetim olabilir ama Çin'de de bir otoriterlik var fakat bu kurumsal bir otoriterlik. Bunu Trump'ın konuşmalarının satır aralarından çıkarmak mümkün. Alenen yani ayaklanmaya da çağırdı. Biz vururuz üst kademeyi yok ederiz. Zaten rejimin sembolü olan Ayatollah Hamene'ye ortadan kaldırıldığında büyük ölçüde zaten psikolojik bir yıkım ve çöküş yaşanacaktır. Devrim muhafızlar komutanın kademesini de ortadan kaldırırız. Dolayısıyla müthiş bir kaos ve kimden emir alacağını bilmeyen, kiminle istişare edeceğini bilmeyen bir kaotik bir ortam ortaya çıkar. Ordu birbirine girer. Bir taraftan da bundan cesaret alan İran halkı da ayaklanır. Muhalifler de ayaklanır. Dolayısıyla rejim çok kısa bir sürede birkaç hafta içerisinde çöker. Bu aslında büyük ölçüde oryentalist, İran'ı bilmeyen, İran'la ilgili şeylerini kafasında oluşturmuş olduğu izlenimlerin büyük ölçüde diğer diktatörlüklerle ya da Suriye, Irak, Libya örnekleriyle büyük ölçüde özdeşleştirilmiş ve burayı iyi tanımayan insanlardan enformasyon almışlar. Eğer böyle olursa ABD'nin 7 yıkımdan sonra özellikle Lübnan'da Hezbollah, daha sonra Esad’ın düşürülmesi, Hamas'ın askeri gücünün ciddi anlamda yok edilmesi önemli bir bölümünün diyelim. Yok edilmesi sonrası bölgede oluşturduğu, yeni bir düzen oluşturuyoruz algısı tamamen ortadan kalkacak. Artık direniş ekseni dediğimiz eksen, İran ve müttefikleri çok daha büyük bir özgüvenle yeniden bölgeye dönüş yapacaklar. Evet, sınırlar değişmeyecek belki, rejimler birdenbire yıkılmayacak ama bunun uzun vadedeki karşılığı ABD için çok büyük bir yıkım olacak. Zaten benim tezim hep şöyle. Eğer bir güç sürekli ulusal hukuku, meşruiyeti, kuralları ve kanunları bir kenara bırakıp saldırıyorsa ve sürekli kriz üretiyorsa aslında zor durumda demektir. Çin ve Rusya karşısında gerileyen bir Amerika var ve saldırganlığı 7 Ekim'den beri bu yana saldırganlığı da bu yüzden devam ediyor. Daha önce de vardı ve bu yeni krizler üreterek eski krizlerini atlatmaya çalışıyor. Halbuki bu krizlerini daha da büyütecek. Bir iki noktada mevzi başarı elde etmesi onu kendine özgüvenli hale getirmiş olabilir. Ama eğer bu kez çuvallarlarsa ABD'nin Çin ve Rusya karşısındaki geri düşüşü çok daha hızlanacaktır. Ve Çin'i kuşatma projesidir veya vesaire diğer projeler çok ciddi anlamda aksayacak demektir.
Milletvekili Cihangir İslam da İran’a yapılan saldırıları eleştirdi. İran’ın rejiminden çok İsrail’in rejiminin değişmesi gerektiğini söyleyen İslam, “demokrasinin ve rejime çeki düzen vermenin Amerika ve İsrail eliyle gelmeyeceğinden eminim. Çünkü bugüne kadar nereye el attılarsa oraya felaket getirdiler” ifadelerini kullandı.
Cihangir İslam, şunları söyledi:
Türkiye'de nasıl bir mücadele verdiysek, yani demokratikleşme ve insan hakları yönünde, bir anda olsaydım aynı mücadeleyi verirdim. Yani ben bir Müslümanım ama bunun bir dayatma dini olduğuna inanmıyorum, öyle söylüyor zaten kendini, öyle tanımlıyor. Bu şu arada rejim eleştirisi yapmayacağım, yani şu savaş bitene kadar. Bunu, bu hakkımı daha sonraya saklıyorum. Çünkü fiili bir savaş var ve İran toplumunu, hatta bölgemizi tehdit ediyor. İkinci mesele, şunu fark ettim, gerçekten muhalif olmak adına mücadele ettiğimiz çok değerli diyebileceğim isimlerin çok yanlış cümleler kurduğunu fark ettim. Mesela isim vermeyeceğim, şöyle bir cümle geldi, ilk beni tetikleyen de bu oldu, bu analiz sürecine. Rejimi savunanlar da, rejime karşı olanlar da, rejimi koruyanlar da, rejime karşı olanlar da neticede işte olan bu kız çocuklarına oluyor falan, yani ortada bir şey yok. Yani baktığında bu kız çocukları nasıl ölmüş, kimler arasından öldürülmüş, nedir bu savaşın sebebi, kim kime saldırmış falan bunlarla alakalı hiçbir şey yok. “Olayın bir parçasına girmişsiniz, sanki bir tümör düşünün yanlış yerden biyopsi alır gibi, yani hastalığın tümünü göstermeyen, sadece bir kısmını gösteren, tıpçı olduğum için böyle bir örnek veriyorum, sadece bir kısmını gösteren bir biyopsi materyali alır gibi bir haber yapıyorsunuz. Bu da şey yaptı, sonra haberleri incelemeye başladım. Almanya Başbakanı Merts, İran'ı niçin diğer ülkelere füze attı diye kınıyor, bununla ilgili bir basın toplantı yaptı. Yani İran şu anda savunma durumunda, yani İran'ın dini lideri ve üst düzey birçok insanı bir siyasi suikast ile öldürüldü daha iki gün önce. Tahran sürekli füze ve bombardıman altında, bu üsler kullanılıyor, yani İran'ın komşuları İran'a ihanet ediyor ve üstlerini açmış İran'ın bombalanmasına izin veriyor. İran buna mukabele edince kınanacak şey oluyor, bir algı oluşturmaya çalışılıyor. Sanki İran saldırgan, ya da şöyle, biz vuracağız ama İran ses çıkartmayacak. Bu nasıl bir insan zihni ben bunu anlamakta oldukça zorlanıyorum. Daha sonra deşiyorsunuz, Amerika'da bir televizyon programına katılıyor İran Dışişleri Bakanı Arakçı katılıyor. Spiker'in sorduğu soru şu, Amerikan üstlerini niye bombalıyorsunuz? Allah Allah, yani Sayın Bakan da tabii tecrübesiyle bir cevap veriyor. Onlar bizi bombaladığı için biz onları bombalıyoruz, yani Amerikan halkına bunu basit anlatması lazım. İsrail ve Amerika'nın işi değil, yani rejimi dışarıdan müdahaleyle değiştireceksek önce İsrail'in rejimini değiştirmemiz lazım. Onu da 175 bin insandan bakım bilgiyle bahsetmiyoruz, farkında mısın? Yani böyle bir gözden kaçırma ve unutturma hadisesi, eylemi var. Önce İsrail'in rejimini düşünün, ben rejimi söylediğim gibi rejim hakkında söyleyeceğim şeyleri eleştirileri rezervimde tutuyorum. Bunu daha sonra söyleyeceğim ama şu anda savaş içindeki bir ülke ve bunları söylemenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca oraya demokrasinin ve rejime çeki düzen vermenin Amerika ve İsrail eliyle gelmeyeceğinden eminim. Çünkü bugüne kadar nereye el attılarsa oraya felaket getirdiler.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала