- Sputnik Türkiye, 1920
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

‘Belucistan; İsrail’in kullanabileceği, ABD’nin suistimal edebileceği bir durumda’

© SputnikCeyda Karan'la Eksen
Ceyda Karan'la Eksen - Sputnik Türkiye, 1920, 02.03.2026
Abone ol
Prof. Dr. Mehmet Yuva’ya göre Belucistan’daki ayrılıkçı grupların İsrail ile iş birliğine açık olması; İran, Afganistan ve Pakistan’ı ABD-İsrail’in ‘kullanabilmesi’ için zemin hazırlıyor. Yuva, bölgedeki gelişmelerden Türkiye’nin de etkileneceği görüşünde.
ABD-İsrail’in İran’a dönük saldırısı üzerinden kurguladığı yeni satranç tahtasında, Afganistan-Pakistan sınır hattından Suriye’nin kuzeyine uzanan çok katmanlı bir vekalet savaşı senaryosu devreye giriyor. Özellikle Beluci ayrılıkçı gruplar üzerinden tırmanan askeri gerilim, İsrail ve ABD’nin bölgedeki stratejik hamleleriyle birleşerek İran ve Türkiye’yi kapsayan geniş bir kuşatma riskini beraberinde getiriyor.
Belucistan Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun İsrail iş birliğiyle yürüttüğü faaliyetler Güney Asya’da dengeleri sarsarken eş zamanlı olarak Suriye’de IŞİD kartı yeniden sahaya sürülüyor. Pakistan’ın 22 Şubat’ta Afganistan’daki 7 noktayı hedef alarak başlattığı çatışmalar küçük çaplı devam ederken ortaya çıkan ABD-İran savaşı bölgede yeni denklemlerin kurulmasını kaçınılmaz kılıyor.
Afganistan-Pakistan özelinde Batı Asya’daki gidişatı gazeteci-yazar Prof. Dr. Mehmet Yuva ile konuştuk.

‘Belucistan’da PKK’nın yaşadığı sürece benzer bir süreç yaşandı’

İran, Afganistan ve Pakistan’da toprağı bulunan Belucistan’daki ayrılıkçı hareketlerin, İsrail ile ilişki kurmayı hedeflediğini söyleyen Yuva’ya göre bu durum bütün bölgeyi etkileyen önemli gelişmelerden biri:
“Belucistan, Kürdistan gibi üç farklı coğrafyada bulunuyor. İran, Afganistan ve Pakistan’da Belucistan’ın bölgeleri var. ‘Belucistan Ulusal Kurtuluş Örgütü’ diye bir örgüt var ve bu örgüt PKK’ya benziyor. Hatta PKK’ya benzer bir süreç yaşadı. 1970’li yıllarda Marksist-Leninist söylemi vardı sonra sosyalizmden etnik politikalara kayma oldu. Daha sonra da radikal milliyetçi bir tüzük edindi. Ardından liderlerinin Washington’da yaşadığını gördük. Belucistan’daki ayrılıkçı hareketler İsrail ile stratejik ilişkinin kurulmasını arzuluyorlar. Bir demeçte ‘PKK nasıl ki Irak, İran, Suriye’de İsrail’in politikalarına hizmet edecek bir projede yer alıyorlarsa biz de Belucistan Ulusal Kurtuluş Örgütü olarak İsrail’i tanıyacak, İsrail ile birlikte mücadele edeceğiz. Bizi daha iyi tanıtmaları için çağrıda bulunuyoruz’ demişlerdi. Belucistan’da PJAK’a benzer ayaklanmalar ve isyanlar oldu. Belucistan, İran’da bunu yaparken İran’dan Pakistan’a, Afganistan’dan Pakistan’a sızıntılar yaptı.”

‘Pakistanlı yetkililer de İsrail ile bağa işaret ediyor’

Yuva’ya göre Belucistan’daki ayrılıkçı grupların İsrail ile kurduğu bağ, ABD’nin suistimaline de oldukça açık. Yuva, bu bağın İsrail ve ABD tarafından bölgeyi şekillendirmek amacıyla kullanılacağı görüşünde:
“Pakistan’ın sadece Pakistan merkezli olan ve bir bölümü Afganistan’da faaliyet yürüten Pakistan Taliban örgütüyle Afganistan Taliban yönetimi arasında organik bağ var. Pakistan, özellikle Kandahar’a yönelik askeri operasyonlar yapıyordu. Afganistan da ‘Sivil halkımız öldürülüyor’ diyerek savaş ilan etti. Pakistan son olarak uçaklarını da kullanarak hava saldırıları yaptı. Afganistan-Pakistan arasında savaş tetiklendi ama Pakistan yetkililerinden önemli bir açıklama geldi. Beluci ayrılıkçılar, Afganistan’dan hareketle Pakistan’a yönelik bu saldırıların içinde yer aldığını söylediler. İsrail’in, Belucistan Ulusal Kurtuluş Ordusu ile yani ayrılıkçı örgütlerle organik bağı olduğunu Pakistanlı yetkililer de söylüyor. Bunu İranlı yetkililer de ifade etti ve Beluciler de saklamıyor. İsrail’in desteğini talep ettiklerini bizzat İsrail medyasında görünerek söylüyorlar. Belucistan; İsrail’in kullanabileceği, ABD’nin de suistimal edebileceği bir durumda”

‘Gelişmelerin merkezinde olan Türkiye, birçok bölgeden kuşatılacak’

Yuva’ya göre bölgedeki hemen her gelişmeden etkilenecek olan Türkiye; Doğu Akdeniz, Suriye ve ABD-İsrail’in saldırdığı İran hattı üzerinden kuşatılacak:
“Hindistan-İsrail ilişkilerinin güçlenmesi, Doğu Akdeniz’de İsrail ile ortak tatbikatlara katılınması, BAE-Hindistan-İsrail arasında Türkiye ve İsrail’i baypas edecek Çin’in Kuşak ve Yol Projesi’ne alternatif olarak yeni bir ekonomik koridor açma niyeti düşünüldüğünde Türkiye’nin, hem Doğu Akdeniz’den hem Suriye’den hem de ABD-İran savaşıyla birlikte kuşatılacağı anlaşılıyor. Türkiye, bütün bu gelişmelerin merkezinde olduğunu bilmeli. Buna rağmen Türkiye’nin, ABD’nin yararına olan üsleri kullandırması, kendi hava sahasında Amerikan uçaklarını İran’ı gözetlemek için uçuşlarına izin vermesi bir tezat oluşturuyor.”

‘SDG/YPG bölgede yeniden örgütlenecek ve IŞİD ile savaş yaşanacak’

Suriye’de yaşanan gelişmele çerçevesinde YPG/SDG’nin yeniden örgütlenerek IŞİD ile yeni bir savaşa gireceğini kaydeden Yuva, Türkiye’nin buna dikkat çekmek yerine Şam yönetimiyle kurduğu ilişkiye dikkat çekiyor:
“Tom Barrack, ‘Suriye’de kuvvetlerimizi çekiyoruz’ diyerek Türkiye’deki bazı kesimleri heyecanlandıran açıklamalar yaptı. Ben buna itiraz ettim ve askerlerini çekmeyeceklerini söyledim. Tespitimiz doğru çıktı. ABD aslında YPG/SDG’yi çok iyi korudu. Rakka ve Deyre Zor’da YPG’nin zaten tutunabilmesi mümkün değildi çünkü sosyolojik altyapısı yoktu. Türkiye-Suriye-Irak sınırında varlıklarını korudular. ABD, YPG’yi Suriye devletine entegre ederek meşruiyet kazandırdı. Mazlum Abdi ile Şeybani’yi Münih Güvenlik Konferansı’nda aynı masaya oturtarak Abdi’ye de meşruiyet vermiş oldu. SDG’nin boşalttığı Rakka ve Deyre Zor’da IŞİD varlığı ortaya çıktı. Daha sonra binlerce IŞİD’li serbest bırakıldı. YPG, ‘Bizi burada istemiyorsanız burayı boşaltıyoruz, hapishaneleri size devrediyoruz’ dedi. Bu çerçeve sebebiyle çok kısa zamanda Şam yönetimi ile yeniden hortlatılan IŞİD arasında savaş olacak ve SDG/YPG’nin bölgede yeniden örgütlendiğini göreceğiz. ‘IŞİD ile savaşıyoruz’ bahanesiyle Rakka ve Deyre Zor’daki petrol bölgesi ‘Şam yönetimi acizdir, kontrol edemiyor’ denilerek tekrar YPG’nin tahakkümüne bırakılacak. ABD’nin o bölgede önemli üsler tesis edecek. Oyun içinde oyun var. Türkiye buna dikkat çekeceğine Şam yönetiminin başarısını söyleyecek ahmaklıkta davranıyor.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала