27 Şubat çağrısının yıl dönümü: Öcalan’ın mektubu okundu
14:10 27.02.2026 (güncellendi: 14:16 27.02.2026)

Abone ol
Gazeteci Fethi Yılmaz ve Selin Yazıcı’nın sunduğu Gündem Özel programına konuk olan Siyaset Bilimci Sezin Öney, PKK’ya silah bırakma çağrısı yapan Abdullah Öcalan’ın gönderdiği ‘ikinci 27 Şubat mesajını’ değerlendirdi.
Abdullah Öcalan’ın PKK’ya yönelik ‘Kongre toplayıp kendini feshetme ve silah bırakma’ çağrısının üzerinden bir yıl geçti. Öcalan’ın açıklamasının yıl dönümünde ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ başlıklı etkinlik gerçekleştiren DEM Parti, Öcalan’ın İmralı’dan gönderdiği mesajı okudu.
Öcalan’ın “Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz. Bu ilişki diyalektiğinin tarihsel bir özgünlüğü vardır. Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki temel metinler, Türk ve Kürt birliğini ifade ediyordu. 27 Şubat çağrımız bu birlik ruhunun canlandırılma girişimi ve Demokratik Cumhuriyet talebidir. Kandan ve çatışmadan beslenme mekaniğini kırmayı amaçladık.” sözleri, açıklamanın öne çıkan kısımlarından oldu.
“Demokratik entegrasyon en az Cumhuriyetin başlangıcı kadar önemlidir” diyen Öcalan, ‘hukuksal güvence’ vurgusu yaptı.
‘Mektupta ‘her şey şimdi başlıyor’ yaklaşımı var’
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 tarihinde Öcalan’a yaptığı ‘Meclis’ çağrısıyla başlayan ve ‘Terörsüz Türkiye’ olarak devam eden sürece ilişkin konuşan Sezin Öney, 2023 seçimlerine işaret etti. Öney; Öcalan’ın, süreci ‘canlandırmaya’ yönelik mesajlar verdiğini söyledi:
“27 Şubat’ın 2023 seçimlerine kadar giden bir tarihi var. Kamuoyunda konuşulanın çok daha öncesi var. Neredeyse üç yıllık bir süreçten bahsediyoruz. Bence Öcalan mektubunda ‘Hiçbir şey bitmedi ve sonuçlanmadı. Her şey asıl şimdi başlıyor’ mesajını veriyor. Tekrar süreci kapsayan bir yaklaşım var. Silah bırakılmasını ve terörsüz bir Türkiye’yi herkes istiyor ancak sürece olan inanç her tarafta düşüktü. Suriye’deki son gelişmelerden sonra Türkiye’deki Kürtler arasında bu heyecan oldukça düştü. Bunu çeşitli araştırmalara ve verilere dayalı olarak söylüyorum. Bence Öcalan bunu canlandırmaya yönelik bir iletişim kurdu ve ‘Bu iş yeni başlıyor’ demiş oldu.”
‘Af dışındaki hukuki düzenlemeler yeni değil’
Bahçeli’nin yaptığı açıklamalarının MHP kanadında tekrarlanmadığına dikkat çeken Öney, hukuki düzenleme gündeminin güncel olmadığını vurguladı. Öney, özellikle ‘umut hakkı’ gibi kararların seçimden önce alınamayacağı görüşünde:
“Öcalan tarafında değişiklikler olabileceğine dair beklenti yaratılıyor. Bunu Bahçeli’nin ağzından duyuyoruz. MHP’nin diğer tarafları, yorumcuları herhangi bir anayasal değişiklik gibi konuları söylemiyor. Hatta umut hakkı ile ilgili bile Öcalan’ın serbest kalması gibi bir durumdan bahsetmiyor. Ancak Bahçeli, DEM Parti ve Öcalan çevresine her zaman yüksek dereceden bir ümit veriyor. Af dışında hukuki düzenlemeler birçok kez yapıldı. Yeni bir şeyden bahsetmiyoruz. Önümüzdeki dönemde düzenleme yapılması mümkün ancak anayasa değişiklikleri ya da umut hakkı gibi durumların olması zor gözüküyor. Seçim öncesinde özellikle zor. Ancak önümüzdeki seçim döneminde farklı kitlelerde farklı beklentiler yaratmak için bu konu gündeme getirilecektir. Bu sürece ‘Stratejik muğlaklık’ diyebiliriz. Zaten biz sürecin geçtiğimiz bir yılında bunu gördük. Suriye’deki son gelişmelerden sonra Türkiye’deki Kürt kamuoyunda sürece yönelik büyük bir hayal kırıklığı ve sorgulama vardı. Beklentiler ve inanç düşmüştü. DEM Parti’ye yönelik kızgınlık vardı. Dolayısıyla gelişmeleri bu durumu yatıştıracak yeni bir başlangıç olarak sunma çabası olarak görüyorum.”
Fethi Yılmaz ise Öcalan’ın mesajında yer alan "Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır" ifadelerine dikkat çekti.
Bu ifadelerin Anayasa’nın 66. Maddesi’ndeki ‘vatandaşlık’ tanımına gönderme olduğunu belirten Yılmaz, Bahçeli’nin İmralı’nın statüsüne dair açıklamasının sonrasına denk geldiğine de işaret etti.
