- Sputnik Türkiye, 1920
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

‘Epstein ile komplo teorileri pratiğe geçti, Rusya ve Çin haklı çıktı’

© SputnikCeyda Karan'la Eksen
Ceyda Karan'la Eksen - Sputnik Türkiye, 1920, 03.02.2026
Abone ol
Siyasi Analist Hasan Erel’e göre çocuklara yönelik cinsel istismar ağını ortaya koyan Epstein belgeleri, komplo teorilerinin pratikteki bir yansıması oldu. Gelişmelerin Rusya ve Çin’i doğrulattığını belirten Erel, bir toplumsal dejenerasyon sürecine girileceği görüşünde.
Çok sayıda çocuğa yönelik cinsel istismar ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılandığı süreçte hapiste ölü bulunan Jeffrey Epstein davasında sızan milyonlarca belge; küresel bir istismar ve şantaj ağını gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. İsrail’in istihbarat servisi Mossad’ın gölgesinde şekillenen bu istismar ağı; finans dünyasından kraliyet ailelerine, teknoloji devlerinden en üst düzey siyasi figürlere kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Rusya-Ukrayna krizinden, Orta Doğu’daki ‘karşıklıklara’ kadar her türlü kaosu bir ‘fırsat’ olarak kodlayan bu istismar ağı, bir suç örgütüne dönüşmüş halde. Belgelerde ABD Başkanı Donald Trump dahil ‘dokunulmaz’ kabul edilen isimlerin adının geçmesi, jeopolitik hamleler ve devlet politikalarının da bu şantaj kıskacında belirlendiğine işaret ediyor.
Epstein sızıntısıyla saçılan iddiaları, Siyasi Analist Hasan Erel ile konuştuk.

‘Mossad üzerinden şantaj yapıldı’

Epstein’ın suç ortağı olarak kabul edilen Ghislaine ve Robert Maxwell’e işaret eden Erel’e göre bu ağ, Mossad üzerinden yapılan şantajlarla genişledi. Erel, ağa dahil olan isimleri 17-18’inci yüzyılın Avrupalı aristokratlarına benzetiyor:
“Epstein bu durumdan önce de biliniyordu. Üç milyondan fazla belgenin çoğu karartılmış şekilde yayınlanmasına rağmen Epstein’ın ne kadar büyük bir organizasyonu örgütlediğini ortaya koydu. Epstein, üniversiteden terk, sapkın özellikleri olan, Yahudi üstünlüğüne inanan bir siyonist. Epstein’ı yöneten isim Ghislaine Maxwell. Maxwell, seks ve çocuk kaçakçılığı trafiğini yöneten isim ve şu anda hapiste. Babası Robert Maxwell, Mossad’ın en ünlü ajanlarından birisiydi. Epstein’in yazdığı bir e-postaya göre Robert Maxwell, çok büyük operasyonlar yaptıktan sonra işleri zora girince Mossad’dan 400 milyon sterlin para istemiş. ‘Vermezseniz kirli işleri açıklarım’ diyerek şantaj yaptıktan sonra ise ölüyor. Anlaşıldığı üzere Mossad onu da öldürmüş ve işleri kızı yürütmüş. Epstein’ı bir figür ve görünen bir yüz olarak kullanmışlar. Epstein’ı başarısız bir öğrenciyken alıp matematik öğretmenliği yaptırmışlar. Finans yatırım şirketine uzman olarak pazarlamışlar. Victoria Secret’ın sahibi Les Wexner’ı da yanına katıp paralandırarak milyarder bir finansçı gibi güç merkezlerine sokmuşlar. Epstein; adayla, New York’taki eviyle, Kaliforniya’daki çiftliğiyle pedofili tuzağı sistemi kurarak bir sürü ünlü ve siyasetçiyi yani Amerika’nın kaymak tabakasını şantaj ağına dahil etmiş. Bu işin şeytani bir boyutu var. Çıkan videoları insan izleyemiyor. Komplo teorilerinde söylenen şeylerin gerçek olduğunu görüyoruz. Hala ana akım medya hem Türkiye’de hem de Batı’da bu işe fazla girmiyor. Çok ciddi dipten kabaran bir durum var. Trump’ı hedef alan korkunç bir belge ve bilgiler ağı ortaya çıkmaya başladı. Bu, çürüyen bir sistemin kokuları. Güç zehirlenmesine uğrayan yeni aristokrasinin çürümüşlüğünü görüyoruz. 17-18’inci yüzyılda Avrupa Aristokrasisi aylak ve şımarık bir sınıf olarak nasıl sapkınlıklara yöneldiyse bunlar da öyle.”

‘Belgelerin ortaya çıkışı İran’a saldırı süreciyle de bağlantılı olabilir’

Erel’e göre ABD’nin, İsrail’e verdiği koşulsuz desteğin arkasında belgelerde yer alan şantajlar saklı. Belgelerde Trump’ın adının da geçtiğini hatırlatan Erel, son dönemde üzerindeki ABD baskısının arttığı İran’a saldırı sürecine de işaret ediyor:
“Önemli olan bu organizasyonun ne amaçla ve kimin tarafından kullanıldığı. Bu, Mossad’ın başrolünde olduğu bir operasyon ama muhtemelen FBI ve CIA de işin içine karıştı. Meksika’da Epstein’a bağlı deniz komandolarını FBI ajanlarını vurduğu haberi de çıktı örneğin. Kendi aralarında bile çatışmalar yaşanmış. Yapılan şantajlarla büyük siyasi hamlelerini görüyoruz. Trump’ın başından beri İsrail’e verdiği koşulsuz desteğin Epstein dosyalarındaki şantajla yürütüldüğünü de görüyoruz. Bana bu belgelerin ortaya çıkması İran’a saldırı süreciyle bağlantılı gibi geliyor. Bu belgeler Trump’ı zorlamak için kullanılmış. Netanyahu bu bilgileri öne sürdü. Sadece Trump değil Clinton ve Obama ile ilgili de pedofili iddiaları vardı. Belgelerde ABD’li senatörler, iş adamları, banka yöneticileri, Norveç ve İngiltere’deki kraliyet ailesinin mensuplarının adları geçiyor. Prens Andrew hakkında korkunç iddialar ortaya çıktı. Bu iş büyük bir uluslararası ilişkiler operasyonu karşımızda.”

‘Trump’ın günleri sayılı’

Belgelerdeki yazışmaların, Rusya-Ukrayna krizi ve Orta Doğu’da yaşananlara dair önemli bilgiler barındırdığını belirten Erel’e göre medyadan bazı isimler de işin içinde. Erel, ana akım medyada adından pek bahsedilmeyen Trump’ın günlerinin sayılı olduğu görüşünde:

“Ana akım medyada bunun bu şekilde lanse edilmemesi medya patronlarının da bu işin içinde olduğunu gösteriyor. Türkiye’den bile bağlantılar ortaya çıktı. Mesajlaşmalarda Rothschild ailesi ile Epstein’ın yazışmaları var. Mesajlarda ‘Ukrayna’daki darbe bize büyük fırsatlar yaratacak’ deniliyor. Orta Doğu ile ilgili de mesajlar var. ‘IŞİD ile El Kaide bize çalışıyor’ ifadeleri var. Bunlar kendi aralarındaki mesajlaşmaları o yüzden burada bir aldatmaca olduğunu sanmıyorum. Epstein bence işi çok anlayabilmiş birisi değil. Onu kullanılan bir figür olarak düşünebiliriz. Avrupa’daki bu hikayeler, Rusya ve Çin ile ilişkili operasyonlar, bunları görüyoruz. Tek tek çıkmaya başladı. Bill Gates’in adamı Boris Nikolic, Putin’e karşı bir aday belirlemeye çalışıp onun desteklenmesini de gündeme getirmiş. Pek çok şey ortaya çıkmaya başladı. Çok ciddi bilgi ve belgeler var. Bunların açıklanmasında Thomas Massie isimli Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi’nin büyük rolü var. Massie, İsrail’den yardım almayan tek kişi olmaması sebebiyle hedef alındı.

Miriam Adelson, 2-3 milyar dolar vererek Dallas Mavericks’i satın almış örneğin. Çünkü Mavericks’in sahibi Thomas Massie’nin seçim bölgesindeki rakibi olacak. Bu sebeple gidip takımı satın almış. Bir sürü gelişme oluyor. Trump bunu reddediyor ama bence Trump’ın da günleri sayılı. Trump’ın da adının geçtiği tecavüz ve tecavüz edilen çocukların öldürülmesiyle ilgili yazışmalar var. Ana akım medya bunu görmezden gelmeye çalışıyor, belgeler daha çok sosyal medyada yayılıyor. Bu benim en çok dikkatimi çeken şey. ‘Komplo teorileri’ denilen şeyler bir bir teoriden pratiğe geçiyor. Derin komploların olduğu ortaya çıkıyor. Herkesi şok eden şey bu. Çoğu kişi hala belki ana AFP, Reuters gibi akım medyadan besleniyor ancak öyle bir sistem var ki bütün bu ana akım medyanın sahipleri de bu işin içinde. Bunu kapitalist bir düzen olarak düşünmek lazım.”

‘Komplo teorilerinin doğruluğu ortaya çıktı’

Erel’e göre Avrupalı ile ABD’li yöneticileri kapsayan bu istismar ağı, yapılan jeopolitik hamlelerle ‘dünyayı bazı isimlerin yönettiği’ yönündeki komplo teorilerini doğruluyor. Erel, ABD’de Epstein benzeri çok sayıda yapının olduğunu vurguluyor:
“Bu yapı, Batı’nın dayandığı temel direkleri oluşturuyor. Bunların çok çürük olduğu ortaya çıkıyor. BBC’de Jimmy Savile gibi pek çok pedofil çalışmış. BBC binasının girişinde bir çocuğu önünde tutan bir adamın heykeli var. Brüksel’de Avrupa Birliği binasında çocukların kesildiğini gösteren tablolar asılı. Bunlar işin magazin boyutu gibi ancak bunlar bir çağrışım da yapıyor. Bu ağ, Keir Starmer’dan Macron’a, Norveç kraliyet ailesine, Stoltenberg’a kadar herkese uzanıyor. Finans kapital büyük kapitalistlerin elinde. Bu isimlerin bir perde arkasından dünyayı yönettiği gibi klasik komplo teorisinin gerçekten doğru olduğu ortaya çıkıyor. Çocuk kaçakçılığını anlatan eski CIA ajanı Robert David Steele 2021’de hayatını kaybetti. Steele, sistemi özetliyordu. Amerika’da 50 tane buna benzer operasyon olduğunu, Epstein’ın sadece bunlardan birini oluşturduğunu söylüyordu. Epstein, Yahudi olmayanlara ‘Goyim’ diyor. Yani onları aşağılayarak onlar üzerinden operasyon yürütüyor. İşin içinde 90’lardan 2019’a kadarki süreçte Amerika’yı, Avrupa’yı yöneten isimler var. Bu, olayın arka planındaki asıl komployu gösteriyor. ‘Savaş bize fırsat yaratacak’ diyorlar. ‘Orta Doğu’da savaş çıktıkça bizim işimiz kolaylaşıyor’ ifadelerinin yer aldığı mailler var.”

‘Yaşananlar Rusya ve Çin’i doğrulattı’

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ‘Vampir balosu sona erdi’ sözlerine hatırlatma yapan Erel; Batı ve ABD merkezli bu yapının, Rusya ile Çin’i doğrulattığı görüşünde. Erel’e göre Batı, bir savaşa dahi ihtiyaç duymadan çürüyor:
“Bu bir çıkış değiş çöküş. Bunların ortalığa yansıması bir çöküşün göstergesi. Amerika’nın ekonomisi 40 trilyon dolara yakın bir iç borçlanma içinde. ABD, her yıl 1,5 trilyon dolar faiz ödüyor. Doların geleceği tartışılıyor. Çin, yuanın rezerv para olması için çıkışlar yapıyor. Altın düşse de fiziki olarak değerlendi. Özellikle Trump döneminde dolara ve Amerika’ya olan güven azaldı. Biden ve Obama dönemi de sorunluydu ancak Trump tüyü dikmiş oldu. Bu süreç hukuki olarak işlemese de bir toplumsal dejenerasyon ifadesi olarak dünyaya yayılacak. Herkes ‘Bunlar şeytan, satanist kaballarmış’ diyecek. Kamuoyunda böyle bir görüş oturacak bu bir komplo teorisi olmaktan çıktı. Rusya Federasyonu Başkanı Putin, ‘Batılı liderler satanist ancak artık vampir balosu sona erdi’ demişti. Yaşananlar Çin, Rusya ve İran’ı doğrulatmış oldu. Çin’in, ‘Ben bir şey yapmadan düşmanlarım kendi içinde çürüyüp gidecek’ gibi bir felsefesi vardı. Bu doğrulanıyor. Bir savaşa bile gerek kalmadan kendi içinde çöken bir Batı ‘medeniyeti’ var. Bu artık kokuşmuş, çürümüş bir medeniyet. Eskiden demokrasi ve insan hakları denilince Batı en üstte görülürdü ancak şimdi bu görüş yıkıldı.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала