Kayseri Şeker Başkanı Hüseyin Akay: Nişasta bazlı şekerin kotanın üzerinde üretimi tarım için bir tehdit

Abone ol
Mustafa Hoş’la Yol Arkadaşı’nın bugünkü konukları Avukat İlker Atamer ve Kayseri Pancar Ekincileri Kooperatif Başkanı Hüseyin Akay oldu.
Avukat İlker Atamer, miras kavgalarında kardeşlerden birinin ölümünün mirasın bölünmesini etkilemeyeceğini anlattı. Kayseri Şeker Başkanı Hüseyin Akay ise nişasta bazlı şeker üretiminin verilen kotanın çok daha üzerinde olduğunu, fazla şekerin başka isimlerle yurt içinde satıldığını anlattı.
Şekerin yüz binlerce çiftçinin ekmek kapısı olduğunu ve bu konuda yaşanacak bir zafiyetin Anadolu’da tarımı bitirebileceğini vurgulayan Kayseri Pancar Ekincileri Kooperatif Başkanı Hüseyin Akay, şunları söyledi:
“Şeker sektöründe bazı problemler var. Gerçek şeker şeker pancarından ve şeker kamışından üretiliyor. Gerçek şekere muadil alternatif kimyasal tatlandırıcılar da var. Bunların Türkiye’de üretimi ve kotası yok. Ama özellikle Çin ve ABD’den kimyasal tatlandırıcılar ülkemize getiriliyor. 2025 rakamları henüz yayınlanmadı ama 2024 yılında kimyasal tatlandırıcılar 6 bin 700 ton olarak ülkemize getirildi. Bu 6 bin 700 tonun aslında ilaç sanayiinde kullanılmak üzere getirildiği söyleniyor ama bu kadar kullanılmadığı şeklinde bir değerlendirme de var. Neredeyse yüzde 70’i gıda sektöründe kullanılıyor. 6 bin 700 ton şekerin gelmesi ve kullanılması demek Kayseri ve Konya şeker fabrikaların ürettiği şekerin işlevsiz hale gelmesi anlamına geliyor. İnsan sağlığı açısından bir zehir olduğu da zaten ifade ediliyor. Ama yeterince denetlenmediği için başka amaçlarla getirilse de gıda sektöründe kullanılıyor. Nişasta bazlı şeker de yine gerçek şekere muadil olan ürünlerden biri ve mısırdan üretiliyor. 73 bin ton kotalı bir ürün ama Türkiye’de 10 adet fabrikası var. Bu 10 fabrikanın üretim kapasitesi 1 milyon tonun üzerinde. Bu fabrikaların 73 bin tonun fazlasını yurt dışına satma mecburiyeti var. Fakat yurt dışında fiyatlar düşük olduğu için başka isimlerle yurt içine satıldığına dair geniş bir kanaat var. Bunu bizim tek tek tespit etmemiz mümkün değil, bunu devletimiz ortaya çıkarabilir. Çiftçimizin ürettiği ürün sağlıklı bir şekilde değerlendirilemediği için bu konuda canımız yanıyor. Kotayı devlet koyuyor ama 2024 yılında verilen kotanın 200 bin ton altında şeker üretimi gerçekleşti. İhtiyaca göre belirlenen kotadan daha az şeker üretilmesine rağmen şeker fazlalığı ortaya çıktı. Bunun en önemli sebebi kimyasal tatlandırıcıların ithal edilmesi, nişasta bazlı şekerin de başka isimlerle yurt içine satılmasından kaynaklı. Şeker sektörü stratejik bir sektör ve yüz binlerce çiftçi ailenin ekmek kapısı. Şekeri eksik ürettiğimizde bunun geçmişte bu ülkeye ağır bedelleri oldu. Türkiye’de çiftçiliğin gelişmesinde şeker pancarının çok büyük etkisi oldu. Eğer bu konuda bir zafiyet yaşanacak olursa orta Anadolu’da tarım tamamen biter. Firmalar çeşitli usullerle piyasaya sürüyor. Toplantılarda bunları dile getiriyoruz, son zamanlarda da konunun incelemeye alınmaya başladığını duyuyoruz.”

