GÖRÜŞ

Trump’ın Küba tehdidi ne anlama geliyor? ABD yeni bir müdahaleye mi hazırlanıyor?

© Fotoğraf : Bu fotoğraf yapay zeka ile oluşturulmuşturKüba-ABD
Küba-ABD - Sputnik Türkiye, 1920, 13.01.2026
Abone ol
Özel
ABD Başkanı Trump, Küba’nın ABD ile anlaşma yapmaması halinde petrol ve para akışının tamamen kesileceğini duyurdu. Küba’nın Venezuela’dan destek aldığını öne süren Trump’a, Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel sert yanıt vererek ülkesinin egemenliğini savunacağını söyledi. Peki Trump’ın tehdidi sonrası ABD, Küba’ya müdahale eder mi?
ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü yaptığı açıklamada Küba’nın ABD ile bir anlaşma yapması gerektiğini savunarak, ada ülkesine artık petrol ya da para gitmeyeceği uyarısında bulundu. Küba’nın uzun yıllar Venezuela’dan sağlanan petrol ve mali destekle ayakta kaldığını, buna karşılık Caracas yönetimine “güvenlik hizmetleri” sunduğunu öne sürdü. Trump, “Küba’ya artık petrol veya para gitmeyecek – sıfır” ifadelerini kullanarak Havana’ya “çok geç olmadan bir anlaşma yapması” çağrısı yaptı. Trump’ın bu açıklamalarına Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’den sert yanıt geldi. Díaz-Canel, Küba’nın özgür, bağımsız ve egemen bir ülke olduğunu vurgulayarak “Kimse bize ne yapacağımızı dikte edemez. Küba saldırmaz, 66 yıldır ABD tarafından saldırıya uğramıştır ve vatanını son damla kanına kadar savunmaya hazırdır” dedi. Peki bölgede ne olacak? ABD’nin yeni hedefi Küba mı? Trump’ın tehdidi sonrası ABD, Küba’ya müdahale eder mi? Gazeteci Çağlar Tekin, Sputnik Türkiye’ye değerlendirdi.

‘Küba Devrimi’nin yapıldığı andan itibaren Küba, ABD’nin hedefinde oldu’

Gazeteci Çağlar Tekin, ABD’nin Miami'nin kuş uç uzaklığında bir sosyalist bir ülke olmasından dolayı rejimin değiştirilmek istendiğini belirterek şunları söyledi:
“Küba ABD'nin, Küba Devrimi'nin yapıldığı andan itibaren hedefinde oldu.Yani Domuzlar Körfezi Çıkartması vs bunun aslında sadece bir ambargolar bütünü üzerinden değil, fiilen de bir saldırıyla taçlandırılmak istendiği, rejimin değiştirilmek istendiği bir atmosfer. Niye ABD böyle düşünüyor? ABD’nin yarattığı o kapitalist blok varken bunun hemen yanı başında, Miami'nin kuş uç uzaklığında bir sosyalist ülke var. Küba Devrimi olduğunda ağırlıklı olarak uyuşturucu, fuhuş ve kumar üzerinden dönen bir ekonomiye sahipti. Bunun dışında da bir de şeker kamışı plantasyonlarının olduğu bir coğrafya vardı. Bunların tamamı da ABD’nin şirketlerinin kontrolündeydi.”

‘Küba, yeraltı-yerüstü zenginliğin neredeyse sıfıra yakın bir ülke’

Tekin, Küba’nın bölgedeki atmosferini şu şekilde anlattı:
“Bunun şöyle bir atmosfer şeklinde düşünmek lazım; tamamen bir abluka altında herhangi bir yurtdışıyla bağlantı kurma, ticaret yapma vs. gibi bir opsiyonunun kalmadığı bir atmosfer. Yeraltı-yerüstü zenginliğin neredeyse sıfıra yakın bir ülke. Yani tamamen insan kaynağı üzerinden çalışmaya çalışan bir ülkeden bahsediyoruz. Ve bunun da herhangi bir mineral, yeraltı zenginliği gibi başlıklara dayanmaması gerekiyor ki kendisini yürütebilsin. ABD'nin önüne geçemediği bir atmosfer kılınabilsin ülke içerisinde. Küba yönetimi de buna karşılık özellikle tıp alanında mesela muazzam bir gelişim sağlamış durumda. Ama ekonomik olarak baktığımızda Küba'nın herhangi bir kaynağının olmadığını biliyoruz. Turizm, şeker pancarı. Turizm zaten ABD ambargosu nedeniyle neredeyse çalışmayacak hale getiriliyor belli dönemlerde. Belli dönemler diyorum ama yani Küba devrimin ardından ABD ambargosunun kalktığı hiçbir dönem olmadı. Kimi dönemlerde bu ambargo işte şu an mesela Trump'ın yapmaya çalıştığı gibi bütün dünyayla bağlantı haklarını kesmeye yöneldi. Kimi zaman da bir miktar gevşedi. Ama tüm bunlara rağmen en azından Küba şunu yaratabildi. Üçüncü dünya ülkeleri arasında iktisadi olarak en gelişkin ülkelerden biri, insani yaşam kriterleri açısından baktığımızda da mesela sağlık kriterleri üzerinden baktığımızda ABD’nin hayli üstünde bir pozisyona sahip olduğunu görüyoruz.”

‘2000’li yılların başında Küba için denklem değişmeye başladı’

Gazeteci Çağlar Tekin, özellikle Chavez'in iktidara gelmesi ile 2000’li yılların başındaysa Küba için denklem bir miktar değişmeye başladığını aktardı:
“2000’li yılların başında Küba için denklem değişmeye başladı. Özellikle Chavez'in iktidara gelmesi, Bolivarca devrim süreci ki bu Latin Amerika'da 15-20 yıllık periyotlarla işte solun yükseldiği arkasından ABD destekli darbelerle bastırıldığı periyotlar, Latin Amerika tarihinden kırılmayan döngülerinden bir tanesi bunu bilmek lazım. 2000'li yılların başında Venezuela'da işte Chavez'in iktidara gelmesi, Bolivarca devrim. 2002 yılında işte Chavez'e yapılan darbe süreci, Küba'nın diplomatik müdahalesi işte Venezuela içindeki halk desteği ile beraber bu darbenin bastırılması şöyle bir atmosfer yarattı Küba için; artık kıtanın içerisinde petrol kaynakları olan, yani yer altı kaynakları olan bir müttefiği olmuş oldu. Bu Küba için muazzam bir şans haline geldi. Çünkü petrol getiremiyorsunuz ülkeye, yedek parça getiremiyorsunuz. Bunların hepsi ambargodan kaynaklı ülkeye giremiyor. Şimdi 2000'de Chaves’in iktidarı gelmesinin ardından bu petrol hattında bir kırılma yarattı. Haliyle Küba enerjiye uzanabilir hali geldi.”
“Bunun üzerine Çin'in yükselen bir güç haline gelmesi de ABD ambargosunun etrafından kimi noktalarda dolaşılabilmesi olan hali yarattı. Buna paralel bir biçimde rüzgar, güneş enerjisi gibi alanları Küba kullanabilmeye başladı petrolle beraber. Ama tüm bunlarla birlikte ABD ambargosu hiçbir zaman tam olarak ortadan kalkmadı. Bu da Küba’nın ekonomisini ciddi anlamda sınırlayan bir pozisyon yarattı.”

‘Yeniden sıkı bir petrol ambargosunun başlaması Küba için çok kritik bir kriz yaratacak’

Tekin, böyle bir ambargonun yeniden başlamasının Küba için kritik olduğunu belirtti:
“Şimdi böyle bir ambargonun başlaması yani yeniden bir sıkı petrol ambargosunun başlaması Küba için çok kritik bir kriz yaratacak. Özellikle enerji,üretim gibi alanlarda muazzam bir kriz yaratacak ama şöyle bir tablo var. Küba gibi bir ülke aşağı yukarı 75-80 yıldan beri bu derin ambargolarla yaşamanın bir yolunu bulmuş pozisyonda. Bir de Küba mesela Venezuela'dan farklı olarak; Venezuela rejimi tamam ABD ile kimi düşmanlıkları falan var ama nihayetinde bir kapitalist devletten bahsediyoruz. Küba'da ise sosyalizmin kimi olanakları yaratılmış durumda. Bunun ne gibi bir farkı var? Bir kere evinizin içindeki o ABD'nin uzlaşabileceği, ABD ile işbirliği yapabilecek hattın önü kesilmiş büyük oranda demektir bu. Çünkü kapitalizm böyle durumlarda sermaye sınıf, yönetsel alanda sermaye sınıfının varlığı, uluslararası sermayeyle iş yapabilmek, daha fazla zenginliğin önünü açabilmek için dış güce yaslanmayı seçer. Venezuela'nın en büyük yaşadığı tehditlerden bir tanesi bu veya İran'ı konuşuyoruz. İran için üç aşağı beş yukarı tablo bu ama Küba için bu anlamda bir miktar daha dar bir alan var burada. İkincisi, çok ciddi bir toplumsal örgütlülük var. Küba'da yıllara yayılmış muazzam bir orada bir Komünist Parti'nin yarattığı bir toplumsal örgütler de var. Bunların bir miktar daha Venezuela'dan daha güçlü, daha dirençli bir ahat yaratabileceğini düşünmemizi sağlar, gerektirir.”
Ama bu Küba'nın önünde kolay günler olduğu, ABD'nin bu saldırılarının püskürtülebileceği, rahat bir biçimde püskürtülebileceği anlamına gelmiyor tabii. Küba için çok daha acılı bir dönemin başladığını gösteriyor. Dediğim gibi yani sağlık gibi vesaire asgari temel alanlarda Küba çok sıkıntı yaşamaz. İnsan niteliğine ilişkin başlıklarda Küba çok sıkıntı yaşamaz ama sonuçta ham madde işte gıda gibi başlıklarda ciddi sıkıntı yaşayacakları aşikar. Çünkü ABD ambargoları herhangi bir insani kriter vesaire barındırmıyor. Normalde bir ülkeye ambargo uygularsanız o ülkenin asgari insani ihtiyaçlarını kısıtlamamanız gerekiyor uluslararası kanunlara göre bu iş böyledir. Bir ülkeye ilaç girişini kısıtlayamazsınız atıyorum elektrik , akaryakıt girişini kısıtlayamazsınız. Bunlar insani anlamda zorunlu olarak serbest bırakmanız gereken uluslararası hukukun koruması gereken başlıklar ama ABD bu tarz uluslararası hukukun başlıklarını dinlemeyeceğini beyan ediyor zaten ki Trump’ın bu konuda çok net açıklamalarını her birimiz biliyoruz.”
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel - Sputnik Türkiye, 1920, 12.01.2026
DÜNYA
Küba lideri Canel: ABD ile müzakere etmiyoruz
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала