- Sputnik Türkiye, 1920
FETHİ YILMAZ’LA YAZI-YORUM
Köşe yazılarında gözden kaçan ayrıntıları, perde arkasında neler yaşandığını, saklanmak isteyen gerçekleri anlatan program Yazı-Yorum

Barış Zeren: Miranda'nın Osmanlı'dan destek istediği 'tek devlet' hayaline Monroe Doktrini engel oldu

Maduro iddianamesinde neler yazıyor? İddianameyi çürüten rapor
Maduro iddianamesinde neler yazıyor? İddianameyi çürüten rapor  - Sputnik Türkiye, 1920, 08.01.2026
Abone ol
Tarihçi ve araştırmacı Barış Zeren, Radyo Sputnik’te yayınlanan Yazı-Yorum programında Fethi Yılmaz’ın konuğu oldu.
ABD’nin Venezuela operasyonunu değerlendiren tarihçi ve yazar Barış Zeren, 19. yüzyılın başında ilan edilen Monroe Doktrini’nin asıl hedefinin sanılanın aksine sadece Avrupa değil, Latin Amerika halklarının tek bir devlet altında birleşme hayali olduğunu vurguladı.
Barış Zeren, Bolivarcılığın öncüsü ve Venezuela tarihinin kilit ismi Francisco de Miranda’nın, Latin Amerika’yı birleştirme idealini "ete kemiğe büründürmek" için yürüttüğü uluslararası çalışmaları anlattı.

Francisco de Miranda’nın Osmanlı ziyareti ve büyük hayali

Zeren, Francisco de Miranda'nın 1780’li yıllarda Osmanlı İmparatorluğu’na yaptığı kritik ziyarete dikkat çekti:

Miranda, Latin Amerika halklarını birleştirme projesine hem siyasi bir model hem de uluslararası destek aramak için dünyayı geziyordu. 1780’lerde yolu Osmanlı İmparatorluğu’na da düştü.

İspanyollarla rekabet halinde olan Osmanlı’yı, bu birleşik devlet projesine lojistik ve siyasi destek sağlayabilecek bir güç olarak görüyordu. Rusya ve Avrupa seyahatlerini de kapsayan bu arayışın temelinde, Mississippi Nehri’nden Ümit Burnu’na kadar uzanacak büyük bir Amerikan-Latin birliği kurma hayali vardı.

'Monroe Doktrini birleşik bir Latin Amerika’ya karşı çıktı'

ABD’nin ilan ettiği Monroe Doktrini’nin, doğrudan Miranda ve Bolivar gibi isimlerin "tek bir Güney Amerika devleti" kurma projesine karşı bir set olarak geliştirildiğini ifade eden Zeren, süreci şu sözlerle analiz etti:

Monroe Doktrini’nin kâğıt üzerindeki iddiası Avrupa kolonyalizmini sınırlamaktı. Ancak asıl gerçek; bu doktrinin Latin Amerika devletlerini tek bir ulus altında toplama projesine karşı doğrudan bir tavır olmasıdır.

James Monroe’nun hükümete yazdığı notlarda, Miranda’nın kıtada geniş bir ulus oluşturma projesine izin verilmemesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. ABD, kendi emperyal projesini kurgularken, Güney’de güçlü ve birleşik bir bölgesel projeyle karşılaşmayı kesinlikle istemiyordu.

'İdeolojiler ölmedi, 19. yüzyıla geri dönüldü'

Barış Zeren, günümüzde yaşanan gelişmeleri "tarihsel bir zaman atlaması" olarak tanımladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela ve Latin Amerika politikalarının 20. yüzyılın uluslararası düzenini ezerek 1823 yılındaki yaklaşıma döndüğünü savunan Zeren değerlendirmesini şöyle tamamladı:

Bugün yaşananlar sadece petrol kavgası değil, kökleri 19. yüzyıla dayanan bir ideolojik savaştır. İdeolojilerin öldüğünü söyleyenler yanılıyor; tam aksine doktrinler üzerinden bir çatışma zeminindeyiz.

ABD, kendisine alternatif olan bölgesel birlik projelerine karşı her zaman müdahaleci olmuştur. Venezuela’da uygulanan ağır ekonomik ambargolara rağmen halkın bu mirasa sahip çıkması, Bolivarcı ruhun ve bölgesel birlik idealinin hâlâ diri olduğunu gösteriyor. Amerika'nın sıcak parasının girdiği yerin bir daha iflah olması mümkün değildir.

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала