Fatih Yaşlı: Erdoğan, Trump ile karşı karşıya gelmek istemeyecek

Abone ol
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konukları Akademisyenler Fatih Yaşlı ve Tuna Tuğcu oldu.
Akademisyen Doç. Dr. Fatih Yaşlı, Venezuela’da yaşanan gelişmeleri canl yayında anlatırken; akademisyenlerinin 5. senesini geride bıraktığı Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tuna Tuğcu, protestoyu ve kendisine açılan soruşturmaların detaylarını paylaştı.
‘Sadece Maduro’nun kaçırılması yetmeyecektir, ABD yeni hamleler yapabilir’
Akademisyen Doç. Dr. Fatih Yaşlı şunları söyledi:
Venezuela operasyonunun gelişi sürpriz değildi. ABD’nin yeni güvenlik belgesini yayımladı. Metinde tehditler sıralandı. Göç ve uyuşturucu tehdidinden bahsedildi. Günümüzün emperyalizmi genelde uluslararası müdahalelerini yeni bir kavrama dayandırmıştı. Irak’ı Afganistan’ı Libya’yı özgürleştirdiğini iddia ediyordu. Son operasyonda Trump dürüst bir hamleyle hiç böyle işlere girmedi. Venezuela halkını özgürleştireceğini söylemedi, ‘Petroller bizim’ diyerek girdi. Rusya ve Çin’in Latin Amerika’daki faaliyetlerinden duyulan rahatsızlık da var. Trump sözünün arkasında durup Grölland’ı da alırsa Avrupa’nın nasıl yanıt vereceğini merakla bekliyorum. Maduro’nun kaçırılışı ve mahkemeye çıkarılışı şov olarak dünyaya seyrettiriliyor. Maduro’yu aldılar ama yardımcısı hala iktidarda. Sokaklarda iktidara destek veren halk güçleri var. Sadece Maduro’nun kaçırılması yetmeyecektir, ABD yeni hamleler yapabilir. Maduro’ya Türkiye’ye gitmesi teklifinde bulunulmuş ama kabul etmemiş. Maduro’ya ‘Türkiye’ye git’ denmişse Türkiye’ye de ‘Maduro size gelsin mi?’ diye sorulmuştur. Türkiye de dolayısıyla operasyonu biliyordur. İktidarın da bu sessizliği manidar. Türkiye de sürecin içinde. Trump’ın dünya üzerinde yapacağı herhangi bir müdahaleye Türk dış politikası büyük ihtimalle doğrudan ses edemeyecektir; Erdoğan, Trump ile karşı karşıya gelmek istemeyecektir. Dostum Maduro’dan ziyade ‘Dostum Trump’a yaklaşan bir süreç.
‘Boğaziçi Üniversitesi’ndeki protestolar 1829. gününde’
Akademisyen Prof. Dr. Tuna Tuğcu, şöyle konuştu:
Bu sefer bir değil beş soruşturma birden açıldı. YÖK’te kamu hizmetinden çıkarılma talebi açıldı. Naci İnci’den böyle bir talep gitti. Cuma günü gelen soruştmanın gerekçesi de şu. Bizim bölüme gelen 5 tane akademisyen var. Naci İnci’nin keyfiyle atandılar. Bunlardan bir tanesi profesörlük için başvurdu. Profesör olmak için bir doktora öğrencisi mezun etmeniz gerekir. Bu kişinin böyle bir mezun ettiği öğrenci yok. Daha önceden çalıştığı kurumdaki öğrencilerin bitirme tezini master diye göstermiş. Burada etik soruşturma açılması gerekir dedik. Dekan bu etik suç değil özensizliktir diye yanıt geldi. Etik suç işledi dediğimiz kişiyi etik kurul üyesi yaptılar, kurulun başına da ‘bu etik suç değildir’ diyen kişiyi kurulun başına getirdiler. Bu kurulun verdiği karardan ne beklenir bilmiyorum. Beş soruşturma açıyorlar ki beş farklı suçtan ceza alayım. Bu da usulsüzlüktür. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki protestolar 1829. gününde. Beşinci yılı geride bıraktık. Biz baştan beri tüm hukuksuzluklara itiraz ettik, dava açtık. Bu tür hukuksuzlukları kabullenmemek lazım. Başıma tüm gelenlerden sonra hiçbir zaman pişman olmadım, biz haklıyız biz kazanacağız.

