Gündem dışı - Sputnik Türkiye, 1920
GÜNDEM DIŞI
Gündelik koşuşturmacada gözden kaçanlar; bilimden sanata, tiyatrodan sinemaya, seyahat alternatiflerinden modaya, festivallerden konserlere her şey Serhat Sarısözen’le Gündem Dışı’nda.

Dr. İskenderoğlu: “Reenkarnasyon, Kuran’ın çok fazla yerinde yer alıyor”

© Serhat SarısözenSerhat Sarısözen
Serhat Sarısözen - Sputnik Türkiye, 1920, 29.12.2025
Abone ol
Dr. Hülya İskenderoğlu Bahat Serhat Sarısözen’le Gündem Dışı’nda stüdyo konuğu oldu.
“Amacım din olgusunu sorgulayarak yanlış bildiğiniz doğrular üzerinden giderek toplumda bir iyileşme yaratıp bireysel iyileşmeyi sağlamak” diyen İskenderoğlu şöyle devam etti: “Varoluşu her boyutuyla sorgulamam çıkış noktam”
İskenderoğlu, “Reenkarnasyon, Kuran’ın çok fazla yerinde yer almış. Tabi ismiyle değil ama anlatım şekli itibari ile yer almış. Ra’d Suresi’nde bunu görüyoruz. Hatta ters reankarnasyon bile anlatılmış. Nah Suresi’nde insanların içinde zararlı işler yapanların ölümden sonra Allah’ın canlı olarak onları en basit, en düşük noktalara geri döndürleceği yer alıyor. Bundan insanın, hayvana dönüştürüleceği anlaşılabilir” dedi.
“Aslında din dediğimiz tek bir olgudan ibaret, her birisi zincirin bir parçası” diyen İskenderoğlu, Kuran’da bilgisayar, sosyal medya ve klonlanmaya ilişkin sûrelerde açıklamalar olduğunu belirtti. İskenderoğlu’na göre Hz. Havva aslında Hz. Adem’in kadın klonu.

Ekonomi gazeteciliğinden öykücülüğe geçiş yapan Sıla Özçelik: “Anlatmayı sevdiğimi fark etmek benim için uzun zamana yayılan bir süreç oldu”

Yazar Sıla Özçelik Yener, Serhat Sarısözen’le Gündem Dışı’nda stüdyo konuğu oldu.
Ekonomi gazeteciliğinden öykücülüğe geçiş yapan Özçelik, “Anlatmayı sevdiğimi fark etmek benim için uzun zamana yayılan bir süreç oldu. Ekonomi seviyordum fakat bir anlatma ihtiyacı vardı bende. Kurgu yapmak, karakterler yaratmak, kendi evrenimi tasarlamak istediğimi fark ettim. Anlatmak fotoğraf ile, şarkı ile, öykü ile olabiliyor. Fotoğraf benim üstünde çalışmak istediğim bir alandı. Öncelikle fotoğrafçılıkla başladım” dedi.
“Her kavuşmanın içinde bir hesaplaşma getirir” diyen Özçelik, ilk öykü kitabı 'Sağır Şezlong' ile okuyucunun karşısına çıktı.
“Sağır Şezlong”, kendiyle hesaplaşan, kendi içinde dönüşen, birbirinden farklı karakterlerin hayatlarındaki irili ufaklı kırılma anlarına doğrudan spot ışığı tutuyor. Bu parlak ışığın altında 90’ların sayfiye kasabasına gidiyor, Bomonti’de gergin bir yemek masasına konuk oluyor, kurmaca bir adadaki şezlong üzerinde sessizce yaşanan içsel katarsise tanıklık ediyoruz. Yirmi yıl rötarlı gerçekleşen bir aile içi hesaplaşmasının getirdiği sıkışıklık, çocuk dünyasının küçük ama kalp acıtan deneyimleri, otobüs durağında tanışan bir piyangocu ile intihar eşiğinde bir temizlikçinin melodramı aracılığıyla çeşitli hikâye evrenine giriyoruz.
İnsan olmanın, ilişkilerin, ruh sağlığını korumanın ve umutlu kalabilmenin giderek zorlaştığı tam da içinde bulunduğumuz şu yıllarda, kendi iç arayışına dönen okuyucular için bir nebze “söylenmiş söz” olması niyetiyle kaleme alındı.
“Sağır Şezlong” tam da hayat gibi, hayatın içinden tanıdık bir öykü kitabı. yüzleşiyor.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала