https://anlatilaninotesi.com.tr/20250402/1095073270.html
‘Trump, ekibinden birini Demokrat medyaya kurban vermek istemiyor’
‘Trump, ekibinden birini Demokrat medyaya kurban vermek istemiyor’
Sputnik Türkiye
Gazeteci Sarp Sinan Hacır'a göre Donald Trump, Signalgate skandalına ilişkin olarak ekibinden birisini Demokratlara kurban etmek istemiyor. Skandalın Ulusal... 02.04.2025, Sputnik Türkiye
2025-04-02T16:05+0300
2025-04-02T16:05+0300
2025-04-03T13:05+0300
eksen
radyo sputnik
radyo
radyo
mike waltz
jeffrey goldberg
j.d. vance
amerika
abd
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/04/03/1095097029_0:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_8c3a6e971ef333f3692bce195730f829.jpg
Ceyda Karan'la Eksen
Sputnik Türkiye
Ceyda Karan'la Eksen
ABD'de özel bir şirkete ait Signal adlı mesajlaşma uygulamasında, Amerika'nın Başkan Yardımcısı J.D. Vance dahil üst düzey isimlerinin Husilere yönelik askeri harekatı tartıştığına dair ekran görüntüleri yayınlandı. ABD basını, skandala 'Signalgate' adını verdi. Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz tarafından sohbet grubuna dahil edildiğini ifade eden, Trump karşıtlığı ile de tanınan The Atlantic yazarı Jeffrey Goldberg tarafından paylaşılan ekran görüntülerinde, saldırı saatleri ve askeri harekata dair bilgilerin de yer aldığı görüldü.İlk etapta ABD Başkanı Donald Trump sızıntıyı bir küçük bir "aksaklık" olarak nitelendirirken, Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard da gizli bir istihbarat bilgisinin paylaşılmadığını ifade etti. Daha sonra detaylı ekran görüntülerinin paylaşılması üzerine Beyaz Saray, sızıntıyı soruşturacaklarını açıkladı.Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz da bu hatanın "tüm sorumluluğunu" üstlendiğini belirtti.ABD gündemini sarsan Signalgate skandalını, Signal grubunda ABD üst düzey yetkililerinin mesajlarını, skandala Trump yönetiminin yaklaşımını ve Trump’ın üçüncü dönem başkanlığı ile ilgili tartışmaları, gazeteci Sarp Sinan Hacır ile konuştuk.‘Signalgate, ikinci Trump döneminin ilk büyük skandalı’Signalgate skandalının Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk büyük skandalı olduğuna dikkat çeken Hacır’a göre, Signal grubunda devlet yetkililerinin mesajlaşmaları oldukça dikkat çekici. Hacır, özellikle ABD ve İsrail arasında en azından Yemen ekseninde bir koordinasyon eksikliğinin göze çarptığı tespitinde bulundu:‘Signalgate skandalı, Mike Waltz’un hatası’Sarp Sinan Hacır’a göre Trump ekibinin ilk ifşayı küçümsemesi sonucunda Jeffrey Goldberg, Signal grubundaki daha hassas bilgileri de içeren ekran görüntülerini yayınlama kararı aldı. Hacır ayrıca skandalın sorumlusunun Mike Waltz olduğunu da sözlerine ekledi:‘Trump, ekibinden birini Demokrat medyaya kurban vermek istemiyor’Trump’ın Signalgate skandalıyla ilgili kimseyi Demokrat medyanın önünde harcamak istemediği değerlendirmesinde bulunan Sarp Sinan Hacır, gelişmelerin Tulsi Gabbard’ı etkileyebileceğini ve müesses nizama yakın Cumhuriyeçtilerin tekrar sahneye çıkabileceğini dile getirdi:‘ABD sistemi reforma kapalı. Trump’ın üçüncü dönem başkanlık yapabilmesi oldukça zor görünüyor’ABD’de Donald Trump’ın üçüncü dönem de başkanlık yapması yönündeki tartışmaları değerlendiren Sarp Sinan Hacır’a göre Amerikan sisteminde böyle bir şeyi mümkün kılacak reformların yapılması oldukça güç:‘Demokrat tabanın partiye ciddi bir tepkisi var’Demokrat Parti’nin ciddi bir düşüş yaşadığını kaydeden Hacır, bunun en büyük sebebinin lider eksikliği olduğunu belirtti:
amerika
abd
i̇srail
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2025
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/04/03/1095097029_909:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_f60aa1209104364fd79e958e1977ca77.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
Ceyda Karan
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102181/41/1021814147_0:0:1000:1000_100x100_80_0_0_0126853c15209d716a780aa1a8a8fc94.jpg
аудио, radyo sputnik, radyo, radyo, mike waltz, jeffrey goldberg, j.d. vance, amerika, abd, i̇srail, signal, cumhuriyetçiler, abd, haberler, f-18
аудио, radyo sputnik, radyo, radyo, mike waltz, jeffrey goldberg, j.d. vance, amerika, abd, i̇srail, signal, cumhuriyetçiler, abd, haberler, f-18
‘Trump, ekibinden birini Demokrat medyaya kurban vermek istemiyor’
16:05 02.04.2025 (güncellendi: 13:05 03.04.2025) Gazeteci Sarp Sinan Hacır'a göre Donald Trump, Signalgate skandalına ilişkin olarak ekibinden birisini Demokratlara kurban etmek istemiyor. Skandalın Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz'un hatası olduğuna dikkat çeken Hacır, istihbarat direktörü Tulsi Gabbard'ın da ciddi bir baskıyla karşılaşacağı değerlendirmesinde bulundu.
ABD'de özel bir şirkete ait Signal adlı mesajlaşma uygulamasında, Amerika'nın Başkan Yardımcısı J.D. Vance dahil üst düzey isimlerinin Husilere yönelik askeri harekatı tartıştığına dair ekran görüntüleri yayınlandı. ABD basını, skandala 'Signalgate' adını verdi. Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz tarafından sohbet grubuna dahil edildiğini ifade eden, Trump karşıtlığı ile de tanınan The Atlantic yazarı Jeffrey Goldberg tarafından paylaşılan ekran görüntülerinde, saldırı saatleri ve askeri harekata dair bilgilerin de yer aldığı görüldü.
İlk etapta ABD Başkanı Donald Trump sızıntıyı bir küçük bir "aksaklık" olarak nitelendirirken, Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard da gizli bir istihbarat bilgisinin paylaşılmadığını ifade etti. Daha sonra detaylı ekran görüntülerinin paylaşılması üzerine Beyaz Saray, sızıntıyı soruşturacaklarını açıkladı.
Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz da bu hatanın "tüm sorumluluğunu" üstlendiğini belirtti.
ABD gündemini sarsan Signalgate skandalını, Signal grubunda ABD üst düzey yetkililerinin mesajlarını, skandala Trump yönetiminin yaklaşımını ve Trump’ın üçüncü dönem başkanlığı ile ilgili tartışmaları, gazeteci Sarp Sinan Hacır ile konuştuk.
‘Signalgate, ikinci Trump döneminin ilk büyük skandalı’
Signalgate skandalının Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk büyük skandalı olduğuna dikkat çeken Hacır’a göre, Signal grubunda devlet yetkililerinin mesajlaşmaları oldukça dikkat çekici. Hacır, özellikle ABD ve İsrail arasında en azından Yemen ekseninde bir koordinasyon eksikliğinin göze çarptığı tespitinde bulundu:
“Bu Signalgate olayıyla birlikte 2. Trump döneminin ilk büyük skandalıyla karşı karşıyayız. Amerikan politik atmosferinde inanılmaz ilgi gördü bu olay. Özellikle Demokratlar çok eleştirildi. Trump yönetimi bu olayla o kadar küçük düştü ki, Demokratlar nasıl dalga geçeceklerini bilemedi. Bizim bugüne kadar aşina olduğumuz, Hollywood üzerinden de yaratılan algıda, ABD yönetiminde mesajlaşmaların çok büyük gizlilikle ve uzman şekilde yürütüldüğü algısı vardı. Profesyonel bir görüntü ile kendilerini dünyaya tanıtmışlardı. Signalgate vakasıyla bu algının biraz daha kırıldığını görüyoruz. İnsanlar Whatsapp gruplarında arkadaşlarıyla nasıl konuşuyorsa, Amerika’nın üst düzey yetkililerinin de savaş planlarını böyle konuştuğunu gördük. ABD imajına darbe vuran bir olay oldu bu. Uzun bir mesajlaşmaydı. Kısaca özetleyecek olursak, The Atlantic’in genel yayın yönetmeni Jeffrey Goldberg, 15 Mart’ta kendisini bir Signal grubunda buluyor. Bir de bakıyor ki grupta CIA Başkanı, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, Tulsi Gabbard vs. var. Grup, iki saat sonra yapılacak bir operasyonun detaylarını konuşuyor ve tam da gruba alınmayacak bir karakter Goldberg. Uzman ama nahoş bir karakter. Irak’ta savaşın normalleştirilmesi için çeşitli çalışmalar yapmış olan bir gazeteci. Kamuoyunda pek sevilmiyor.
Jeffrey Goldberg, gruptan ekran görüntüleri alıp paylaşıyor ama tüm bilgileri paylaşmıyor. ABD yasalarına göre bir istihbaratçının adı kamuoyuna açık değilse, bilgi paylaşımı yasak. Bu sebepten ötürü konuşmaların tamamı yayınlanmıyor. Yani konuşmaların bir kısmı kısaca yayınlanıyor. Burada ilgimi çeken iki nokta var. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ‘ABD ticaretinin yüzde 3’ü, Avrupa ticaretinin ise yüzde 40’ı Süveyş Kanal’ından geçiyor. Kamuoyunun Husiler meselesini anlamama meselesi var. Asıl amacımız, güçlü bir mesaj vermek’ diyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth ise ‘Bence kamuoyuna meseleyi anlatmak her türlü zor olacak. Biden beceremedi, İran fonladı demeliyiz. Başka tehlikeler de var. Operasyon sızabilir veya kararsız gözükebiliriz. Veya İsrail bizden önce harekete geçer ve Gazze ateşkesi biter’ diyor. Vance de ‘Yapalım diyorsanız yapalım. Avrupalıları kurtarmaktan sıkıldım’ diyor. Hegseth de yanıt olarak şunu yazıyor: ‘Ben de bıktım. Avrupa’nın durumu utanç verici. Bunu bizden başka yapabilecek kimse yok dünyada’. Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı Stephan Miller da sohbete dahil, ‘Başkan bu konuda net. Yeşil ışığı yaktı. Ancak Mısır ve Avrupa’da karşılığında ne istediğimizi belirtmemiz gerekiyor. Bunu nasıl dayatacağımız da önemli. Avrupa yanaşmazsa, sonra ne olacak? ABD büyük bir bedel ödeyip serbest deniz dolaşımını sağlayacaksa bunun ekonomik karşılığı olmalı’ diyor. Bu konuşmalar, Trump’ın hem iç hem de dış siyasetteki retoriğini yansıtıyor. Çok da sürpriz değil ama dikkat çeken noktalar var. Pete Hegseth burada ‘İsrail bizden önce harekete geçebilir veya Gazze ateşkesi bitebilir, daha önce harekete geçmeliyiz’ diyor. Biz, Trump hükümetini büyük ölçüde Netanyahu ile, İsrail istihbaratı ile birlikte çalışarak Ortadoğu’daki operasyonları gerçekleştirmesini bekliyorduk. Özellikle ikinci başkanlık döneminde. Fakat Husiler meselesinde ne hikmetse çok koordineli değiller. ABD bunu tek başına yapıyor ve İsrail ile görüşmüyorlar gibi bir görüntü ortaya çıkıyor. Ayrıca herkes, Avrupa aşağılamaları ile ilgilendi.”
‘Signalgate skandalı, Mike Waltz’un hatası’
Sarp Sinan Hacır’a göre Trump ekibinin ilk ifşayı küçümsemesi sonucunda Jeffrey Goldberg, Signal grubundaki daha hassas bilgileri de içeren ekran görüntülerini yayınlama kararı aldı. Hacır ayrıca skandalın sorumlusunun Mike Waltz olduğunu da sözlerine ekledi:
“Bu konuşmalar paylaşıldıktan sonra, Trump tarafından küçümseme geldi. Tulsi Gabbard çıktı, ‘Biz burada gizli bilgileri konuşmuyoruz’ dedi. Tabii paylaşılan kısmında yoktu. Jeffrey Goldberg bunun üzerine kalanı paylaşıyor. F-18’lerin havalanıp hedefleri vuracağı saatlere kadar her detay konuşulmuş. Burada çok fazla skandal var. Böyle bir konuşma yapacaksınız, yani Amerika’nın askeri harekatını bir saat önce konuşuyorsunuz. Grupta en üst düzey istihbarat yetkilileri var. Gruba birileri alınırken neden kontrol edilmiyor? Bunun yanı sıra, kamuoyunun haberi olacağı belli. Goldberg yarın öbür gün kalanı da açıklayacak. Buna rağmen Tulsi Gabbard öyle dedi. Yalanlanıyor, yalanlanınca da ‘Aklımda öyle kalmış’ diyor. Bu skandal, Mike Waltz’un hatası. Jeffrey Goldberg’ü Signal grubuna alan kişi Mike Waltz. Sadece isimlerinin baş harfleriyle kayıtlı olduğunu bu yüzden başkasıyla karıştırdığını söyledi. Müesses nizama temkinli yaklaşan MAGA kitlesi de neden Jeffrey Goldberg’ün, Mike Waltz’un rehberinde bulunduğunu sorguladı.”
‘Trump, ekibinden birini Demokrat medyaya kurban vermek istemiyor’
Trump’ın Signalgate skandalıyla ilgili kimseyi Demokrat medyanın önünde harcamak istemediği değerlendirmesinde bulunan Sarp Sinan Hacır, gelişmelerin Tulsi Gabbard’ı etkileyebileceğini ve müesses nizama yakın Cumhuriyeçtilerin tekrar sahneye çıkabileceğini dile getirdi:
“İlk görüntüye göre Trump pek iplemiyor gibi. Ama sizin de bahsettiğiniz Hillary Clinton e-mail skandalı önemli. Trump’ın 2016 seçim stratejisi tamamen Clinton e-postaları ile ilgiliydi. Tüm mitinglerinde taraftarlarına ‘Hillary’i hapse at’ sloganları attırıyordu. Hatta 2016 başkanlık münzarasında Hillary Clinton, ‘Senin yönettiğin ülkede yaşamak istemezdim’ diyor. Trump da ‘Çünkü hapiste olurdun’ diyor. Ama şu anda Donald Trump öyle bir algı yarattı ki; sanki büyük bir mesele yokmuş gibi davranıyor. Devletin gizli kalması gereken mesajları, devlete ait olmayan bir uygulamada konuşulmuyor gibi davranıyor. Trump’ın normalde insan harcamayla bir sorunu yok. Birinci döneminde de çok insan kovdu. Bunu seçim münazarasında Kamala Harris’e karşı da savundu. Kamala’ya ‘Ben başarısız insanları kovarak en iyisini bulmaya çalışıyorum’ diyordu. Fakat şu anda bununla tezat düşen bir Trump var. Mike Waltz’u kovacak mı? Ben bu olayı ilk duyduğumda harcayacağını düşündüm. Fakat artık görünüyor ki Trump, Demokrat medyaya kurban vermek istemiyor. J.D. Vance, Grönland’da basın açıklamasında ‘ABD Başkanı’na, medya kuruluşlarının baskısıyla adam kovdurabileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Tüm ulusal güvenlik ekibimizin arkasındayız’ dedi. En azından Mike Waltz’un şimdilik bir koruma altında olduğunu görüyoruz. Tabii Waltz’u korumak, Turmp ve Vance’e yük bindirecektir. Bu ayrıca çok büyük tartışmalarla gündeme gelen Tulsi Gabbard’ın da üstüne yük bindirecektir. Çünkü Gabbard’ın ulusal güvenliğe iyi hizmet etmeyeceğini veya yabancı ülkelere hizmet edeceği iddiasıyla muhalefet eden hem Demokrat hem Cumhuriyetçi isimler var. Yani yük, yavaş yavaş Gabbard’a yüklenebilir. Özellikle gümrük vergilerine onay vermek istemeyen çeşitli Cumhuriyetçiler söz konusu. Kabinenin onaylanmasında MAGA’nın tüm partiyi domine ettiğini görmüştük. Fakat bu olaydan sonra müesses nizam yanlısı Cumhuriyetçilerin kontrolü tekrar ele almak için birtakım çalışmalar yürütmesi ve Trump’ın nüfuzunu aşağı çekmesi muhtemel. Bunun arkasında da Trump’ın kurban vermeme arzusu yatıyor.”
‘ABD sistemi reforma kapalı. Trump’ın üçüncü dönem başkanlık yapabilmesi oldukça zor görünüyor’
ABD’de Donald Trump’ın üçüncü dönem de başkanlık yapması yönündeki tartışmaları değerlendiren Sarp Sinan Hacır’a göre Amerikan sisteminde böyle bir şeyi mümkün kılacak reformların yapılması oldukça güç:
“Amerikan sistemi ile ilgili hep şu yorumu yaparım: Yara bantlarıyla kurulmuş bir sistemdir. Özellikle Amerikan İç Savaşı’ndan sonra böyle. ‘Aman bir taraf diğerine üstün gelmesin’ diye yara bantlarıyla tutturulmuş ve reforma kapalı bir sistemdir. En eski anayasalardan birini kullanıyorlar. Hala daha 1770’lerde yazılan anayasayı kullanıyorlar. Birçok şartta günümüz şartlarına uygun olmayan bir anayasadır. Ama ülkede iki kutup var ve kutuplar giderek birbirinden uzaklaşıyor. Bu yüzden kimse reformlara ellemek istiyor. Mesela bireysel silahlanma konusunu cumhuriyetçiler kırmızı çizgi yapıyor. Burada reform yapılırsa silahlarıyla sokağa inebilirler. Eşcinsel evlilik geldi bir tek, nadir reformlardan biridir. Bu konuya başkanlığı iki dönem yapmak da dairdir. Bu iki dönem, George Washington’dan beri geliyor. İki dönem başkanlık yaptıktan sonra sağlığı kötüye gitti. Görev başında ölmesinin Amerikan demokrasisine zarar vereceğini ve yanlış izlenim yaratacağını düşünüyorlar. Sonraki başkanlar da bunu yasalaştırıyor ve iki dönem olarak kalıyor. Donald Trump şu anda Kongre’ye ve Yüksek Mahkeme’ye sahip olsa da bu tarz bir değişim, yani anayasal değişim, Kongre’nin üçte ikisinin onayını gerektiriyor. Yani anayasada değişim için Kongre’nin üçte ikisini kontrol etmesi gerekiyor. Karşı taraf da bunu onaylamayacaktır ve teknik olarak bunu yapması mümkün değil.
Fakat Trump geldiğinden beri bir değişim süreci var. Amerikan devletinin başındakiler de eski düzenin devamını çok fazla öncelemiyor. Birçok noktada ne kadar ağır sonuçları olacağını düşünmeden hamleler yapıyorlar. USAID, STK’lar üzerinden uluslararası alanda birçok şeyin dayatılması meselesi vardı. Bir imza ile bu bitme noktasına geldi. Pentagon’da, CIA’de, FBI’da çok ciddi bir temizlik operasyonu düzenleniyor. Bu temizlenen isimler, Obama’nın, Biden’ın kullandığı müesses nizama yakın isimler. Demokratlar şu anda Trump’ı ‘devleti bitiriyorsun’ diye suçluyorlar. Trump çok radikal şekilde göreve başladı. Trump nasıl bir kamuoyu yoklaması yapıyor üçüncü başkanlık konusunda, bunu söylemek güç. Ama bu bir yoklama. Önce çok alt kademedeki Cumhuriyetçiler bunu dillendirdi. Giderek üst kademelere ulaştı. Trump’ın yaşı da giderek ilerliyor. 2028’de böyle bir şeyi yasallaştırırsa acaba kazanabilecek mi? Demokratlar da ‘Yap, o zaman Barack Obama da dönsün’ diyor. O zaman Obama’nın daha çok oy alacağını düşünüyorlar. Çok fazla bilinmez var. Trump şu zamana kadar çok engel aştı ama daha büyük engeller de var. Şu anki ortama göre ben üçüncü dönemin mümkün olduğunu düşünmüyorum.”
‘Demokrat tabanın partiye ciddi bir tepkisi var’
Demokrat Parti’nin ciddi bir düşüş yaşadığını kaydeden Hacır, bunun en büyük sebebinin lider eksikliği olduğunu belirtti:
“Demokratların durumu şaşırtıcı değil. Seçimde çok büyük bir yıkım yaşadılar. Bir lidersizlik sorunu yaşıyorlar şu anda. 2028’de partiyi seçime kimin götüreceği bir tartışma konusu. Amerika’da iken de konuşma fırsatı bulduğumuz, Demokratların lideri gibi görünen Chuck Schumer, birçok noktada hükümetin kapanmaması için Trump’ın isteklerine boyun eğdi. Bu sebepten ötürü de Demokrat tabandan ciddi bir tepki gördü. Mevcut yönetime karşı Demokrat tabanda bir öfke var. Hem Trump’ı yenemediler, hem de prensip gütmediler. İsrail konusunda da ekonomide de prensip gütmediler. Daha önceden bildiğimiz ilerici siyasetçi Bernie Sanders, küçük bir isyan bayrağı açtı. Seçimden sonra konuştu ama sonradan tekrar parti çizgisine dönmüş gibi görünüyor. 2028’de kimin aday olacağını bilmiyoruz, bunu zaman gösterecek ama Demokrat parti yönetimine karşı tabanda büyük bir öfke var.”