Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da yapılan değişiklik 30 Ocak 2013'te dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi.
Yapılan düzenlemeyle, ‘ağır bir hastalık veya sakatlık nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirememe' hali de, hapis cezasının ertelenmesi nedenleri arasına sayıldı.
Böylece, ‘maruz kaldığı ağır bir hastalık veya sakatlık nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun ceza infazının, iyileşinceye kadar geri bırakılması' hüküm altına alındı.
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir bu yasal düzenlemenin uygulamadaki sonuçlarını öğrenmek için Adalet Bakanlığı'na bilgi edinme başvurusunda bulundu.
BAŞVURU SAYISI 7 BİN 373
Adalet Bakanlığı'ndan verilen yanıtta, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten (2013) 30 Haziran 2016 tarihine kadar hakkında ceza tehiri (erteleme) işlemi başlatılan hükümlü ve tutuklu sayısının 7 bin 373 olduğu, bunlardan cezası tehir edilenlerin sayısının 703, ceza tehiri Adli Tıp Kurumu kararına göre reddedilenlerin sayısının ise 1547 olduğu bildirildi.
Bakanlığın verdiği yanıta göre, 5 bin 123 hasta hükümlü ve tutuklunun başvurusu halen değerlendirme aşamasında; başvuruların yüzde 69'u halen sonuçlandırılmamış durumda. CHP'li Murat Emir'e göre bunun başlıca nedeni, yine ilgili yanıttan anlaşılacağı üzere, değerlendirmelerin sadece adli tıpta yapılıyor olması.
‘İŞKENCE DEĞİL DE NEDİR?'
Adalet Bakanlığı'nın yanıtında yer alan verileri değerlendiren Emir, şöyle konuştu:
"Adalet Bakanlığı, devlet ve üniversite hastanelerine güvenmiyor olacak ki, bu kuruluşlara değerlendirme yetkisi vermekten halen kaçınıyor. Bu başvuruları tek bir kurum sonuca bağlıyor o da İstanbul Adli Tıp Kurumu. Hayati önemdeki böyle bir konuda başvuruların yüzde 69'unun halan sonuçlandırılmamış olması işkence değil de nedir?"