GÖRÜŞ

Prof. Dr. Ahmet Akman uyardı: Mavi ışık tamamen şehir efsanesi, kitap da okusak gözümüz aynı şekilde yorulacak

Uzmanlar, çocuklarda hızla artan miyop vakalarına dikkat çekiyor. Ancak sorunun temelinde ekran değil, uzun süre yakına odaklanma var. Küçük yaşta ekran kullanımının sınırlandırılması ve güneş ışığında geçirilen sürenin artırılması önerilirken, mavi ışıkla ilgili yaygın inanışların da gerçeği yansıtmadığı vurgulanıyor.
Sitede oku
Son dönemde ekran bağımlılığı bebeklikte yetişkinliğe kadar her yaş grubunda yaygınlaşmaya başladı. Uzun süre ekrana yakın bir şekilde bakmanın ise gözlerde kalıcı sorunlara yol açtığı söyleniyor. Ancak gerçek bilinenden farklı; Prof. Dr. Ahmet Akman gözlere asıl zarar verenin ekran değil, bir şeye uzun süre yakın bir şekilde bakmak olduğunu söylüyor.

‘Miyop oranı ilkokul çağında yüzde 50’ye yaklaştı’

Prof. Dr. Ahmet Akman, gözlere zarar veren şeyin uzun süre ekrana bakmak değil, herhangi bir şeye uzun süre yakından bakmak olduğunu söylüyor:
“Çocuklukta özellikle yeni doğandan 10 yaşa kadar görme sistemi ve beyindeki görme merkezleri gelişmektedir. Yakına bakmak, özellikle 5-6 yaştan itibaren gözü miyoplaşmaya doğru ciddi zorlayan faktörlerden birisidir. Bu nedenle olabildiğince küçük çocukların hiç ekrana bakmaması gereklidir. Ayrıca miyopiye yavaşlatan faktörler arasında güneş ışığı yer almaktadır. O yüzden küçük çocuklar ekrana bakmak yerine parklarda oynamalıdırlar. Ayrıca genetik ve çevresel faktörler bazı insanları miyoplaştırır. Eskiden köylülerde %3 miyopi varken üniversite bitirenlerde %10 miyopi vardı. Şimdi ilkokul çocuklarında %50'ye yakın miyopi rastlanmakta. Bunun sebebi sürekli yakına bakmak.”

‘Güvenli ekran süresi diye bir şey yok’

Akman, sıkça dile getirilen “güvenli ekran süresi” kavramına da net bir şekilde karşı çıkıyor:
“Göz yakına bakarken uzak odağa bozulmakta miyop gelişmektedir. Güvenli ekran süresi diye bir şeyden bahsetmeye imkan yok. Burada iş ekran değil, yakına bakmak. Zaten günümüz eğitim hayatında çocuklar çok uzun süre yakına bakarak okumakta, yazmakta ve ödev hazırlamaktadırlar. Bunların önüne geçerek yakına bakmayı azaltmanın yolu hiç telefon,tablet kullanmamalıdır. Televizyon gibi 2-3 metre uzakta olan mecralar miyopi açısından daha güvenlidir. O yüzden küçük çocukların eline tablet vermek yerine belli bir mesafeden televizyona bakmaları ama mümkün olduğunca dışarda güneşe maruz kalarak oynamaları en güvenlisidir.”

‘Ekran değil de kitap da okusak gözümüz aynı şekilde yorulacak’

Prof. Dr. Ahmet Akman,erişkinlerde ekran kullanımının gözde kalıcı hasar oluşturmadığını belirtirken yaygın korkuların gerçeği yansıtmadığını söylüyor:
“Ekran kullanımı klasik anlamda gözümüze erişkinlerde zarar vermez. Yakına bakan her iş gözün içindeki odaklama kaslarını yorar. Yani ekrana değil de kitap da okusak gözümüz aynı şekilde yorulacaktır. Bir diğer etken de okumayı, yazma, araç kullanma, ameliyat yapmak gibi durumlarda bizim kırpma sayımızın 30'dan 2'ye 3'e düşmesidir. Genellikle göz yorgunluğu, yakına bakmanın yakın kaslarını kasmasına bağlı olan yorgunluk artı, dikkatli yaptığımız ekran ya da okuma gibi işlerde gözümüzün kurumasından kaynaklıdır. O nedenle söylenenin aksine ‘bilgisayara baktım gözüm yoruldu, gözüm bozulacak’ korkuları gerçekçi değildir.”
“Aslında burada bilgisayara bakıp gözümüz yoruldu demek biraz tembelliktir. Gözümüzde bilgisayarlar hiçbir zarar yaratmazlar. Burada göz kuruluğu ve yakına bakmanın yarattığı yorgunluğun önüne geçmek için 20-20-20-20 kuralını uygularsak bilgisayarda da gözümüz çok yorulmaz. Yani her 20 dakikada bir 20 saniye 20 feet Türkçesi 6 metre uzağa bakıp 20 saniye gözümüzü kapatıp ıslatırsak gözümüzde herhangi bir sorun yaşatmayacaktır.”

‘Mavi ışık tamamen bir şehir efsanesi’

Akman’ın en çarpıcı çıkışlarından biri ise mavi ışık konusunda. Öyle ki hayat boyu bilgisayar ekranına bakarak alınan mavi ışığın, yalnızca birkaç saat güneşte kalmaya eşdeğer olduğu ifade ediliyor. Bu nedenle mavi ışık filtreli gözlüklerin ekran kullanımında bir fayda sağlamadığı belirtiliyor:
“Son olarak mavi ışık tamamen bir şehir efsanesi. Hayat boyu bilgisayar ekranına baksak alacağımız mavi ışık bir iki saat güneşte gezmekle eşit. O nedenle mavi ışık filtreli gözlükler tamamen hasta kandırmaktan öte bir şeye yaramıyor bilgisayar ekranı için asıl mavi ışıktan korunmamız gereken yer güneş ışığı. O nedenle bilgisayarda değil sokağa çıktığımızda mavi ışık filtreli ya da güneş gözlükleri kullanmalıyız. Ama mavi ışığın başka bir özelliği var; gözümüze kalıcı bir zarar vermez ama mavi ışık bizi uyandıran ışıktır. Güneşi o yüzden bizi uyandırır. İnsanlar karanlıkta uyurlar çünkü beyinde melatonin adı verilen bir hormon salgılanır. Mavi ışığa yani güneş ışığına maruz kaldığımızda da melatonin seviyesi düşer. Akşam yatağa yatıp elimize telefonu alıp uzun süre bakarsak bu telefondan kaynaklanan mavi ışık gözümüze değil ama uyku düzenimize zarar verir. Beyin gündüz sanarak uyumama moduna girer ve melatonin salgısı azalır. O nedenle mavi ışığı özellikle gün içinde çalışırken değil; gece yatağa yattığımızda, uykumuz geldiğinde önemsemeliyiz ve olabildiğince uzak durmamız gerekir.”
SAĞLIK
Huzursuz bağırsak sendromu ilaçlarıyla ilgili dikkat çeken araştırma: Ölüm riski iddiası gündemde
Yorum yaz