1930 yılında yayımlanan arşiv kayıtlarına göre Chinook, ABD'li Richard E. Byrd liderliğindeki Antarktika seferinin en kritik üyelerinden biriydi. Byrd ekibinin Güney Kutbu’na yönelik keşiflerinde kızak köpekleri, ağır ekipmanların taşınmasından gıda depolarının kurulmasına kadar operasyonun bel kemiğini oluşturuyordu.
2 bin km'lik ölümcül rota
Ortalama sıcaklığın sıfırın 30 ila 40 derece altına düştüğü Antarktika koşullarında ekip, dört ay boyunca yaklaşık 2 bin kilometrelik bir rota kat etti. Yolculuk sırasında dev buz yarıkları, fırtınalar ve yoğun tipi keşif ekibinin en büyük tehditleri arasındaydı.
Chinook ise bu süreçte yalnızca fiziksel gücüyle değil liderliğiyle de öne çıktı. Walden’ın takımının baş köpeği olan husky (Sibirya kurdu), kimi zaman tonlarca ağırlığa ulaşan yükleri taşıyan kızakların önünde yer aldı.
Walden, Chinook için ‘Asla görevden kaçmadı. Kayışları her zaman gergindi’ ifadelerini kullandı.
Yaşlanma belirtileri başladı
Yoğun çalışma temposu zamanla Chinook üzerinde de etkisini gösterdi. Tüylerinin grileştiği, işitme kaybı yaşamaya başladığı ve eski hızını kaybettiği anlatıldı. Bunun üzerine Walden, Chinook’un yerine oğlu Ballarat’ı takım lideri olarak hazırlamaya başladı.
Ancak bu değişim, sürü içindeki dengeleri de sarstı. Chinook artık serbest dolaşırken, bir gün üç genç huskynin saldırısına uğradı. Yaşlı köpek saldırıya karşı koymaya çalışsa da sonunda yere düştü.
Walden, ilk etapta kavganın sorumlusunun Chinook olduğunu düşünerek onu cezalandırdığını, daha sonra gerçeği öğrendiğinde ise bunun büyük bir hata olduğunu fark ettiğini anlattı.
Doğum gününde ortadan kayboldu
Chinook’un kayboluşu ise olayın en gizemli kısmı oldu. Walden, köpeğin 12’nci yaş gününde kısa bir görev için yeniden koşuma bağlandığını, ardından serbest bırakıldığını söyledi.
Bir süre sonra geride kaldığını fark eden ekip, Chinook’un üsse geri döndüğünü düşündü. Ancak akşam olduğunda köpekten hiçbir iz bulunamadı.
Arama çalışmalarına diğer kızak ekipleri ve keşif uçakları da katıldı. Hatta Amiral Byrd’in pilotlara Chinook için özel talimat verdiği aktarıldı. Buna rağmen köpekten hiçbir iz bulunamadı. Walden, Chinook’un bir buz yarığına düşmüş olabileceğine inanmadığını belirterek daha farklı bir ihtimali dile getirdi: ‘Bence gururu incinmişti. Yenilgiyi kabul edemedi ve yalnız başına ölmek için uzaklaştı.’
Veda işareti mi?
Hikayenin en çarpıcı detaylarından biri ise Chinook’un kaybolmadan bir gece önce sahibini iki kez uyandırması oldu.
Walden, köpeğin patisini yüzüne koyduğunu ve aynı hareketi daha önce Chinook’un babasının ölümünden önce yaptığını anlattı.
Bu nedenle Walden, bunun bir veda mesajı olabileceğini düşündüğünü söyledi. Chinook’un bedeni hiçbir zaman bulunamadı.
Ancak Antarktika’nın dondurucu sessizliğinde kaybolan efsanevi kızak köpeği, keşif tarihinin unutulmaz sembollerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.