Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın 2018'de İzmir Narlıdere’de yaşamını yitirmesine ilişkin dava sürecinde önemli bir gelişme yaşandı. Mahkeme, daha önce haklarında takipsizlik kararı verilen şüphelere yönelik kararın kaldırılmasına hükmetti. Böylece söz konusu kişiler hakkında “kasten öldürme” ve “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamalarıyla yeniden soruşturma başlatılmasının önü açıldı.
13 Mayıs 2018’de bir inşaat alanında ölü bulunan Dorukhan Büyükışık’ın ölümü ilk aşamada “intihar” olarak değerlendirilmişti. Ancak süreç içinde ortaya çıkan bulgular ve ailenin girişimleri, olayın cinayet olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Bu gelişmeler üzerine dosya farklı davalara konu olurken, bazı sanıkların yargılanmasına devam edildi.
Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, şunları söyledi:
Bu Münir Tanyer ve Taylan Tanyer isimli Tanyer Yapı İnşaat Şirketi'nin sahiplerinin hakkındaki taksit kararının kalkmadığını sordunuz. Kalktı efendim, kalktı. Bundan yaklaşık bir yıl önce zaten cinayet sanıklarının beşi belirlenmişti ve onlar hakkında iddianame hazırlanıp yargılama süreci başlatılmıştı. İzmir 21. Ağustos ceza mahkemesinde beş sanık yargılanıyor idi, bir yıldır. Bunlara ilave olarak başka bir mahkemede, Asliye Ceza Mahkemesi'nde 8 polis yargılanıyordu. Bunların da davası, efendim dediler bu görev ihmal falan değil, bu cinayetle doğrudan irtibatlı ve iltisaklı. Biz birleştirme kararı alıyoruz ve her iki mahkeme cinayetin bizzat delillerinin karartılmasının polisler eliyle olduğu kanaatinde olduğundan bu iki davayı birleştirdiler. Ve şu anda kasten öldürme ve delil karartma davasının, görev kötüye kullanma davasının sanık sayısı 13'e çıkmıştı. Fakat biz bunun yeterli olmadığını hep iddia ettik. Dedik ki bizzat şirketin sahipleri ve üst yönetimi bu delil karartma işlerini kendileri polislerle birlikte yaptı, ilçe emniyet müdürüyle birlikte yaptı, diğer polislerle birlikte yaptı. Ve biz dedik bunların da dahil olmasını istiyoruz ve takipsizlik kararına itiraz etmiştik. Takipsizlik kararı bizim itirazımız üzerine bir yıllık incelemeden sonra kaldırıldı ve kesin olarak soruşturmanın eksik yapıldığına kanaat getirildi. Ve bu şahıslar hakkında da soruşturma yeniden açıldı. Önümüzdeki aylar içinde Münir Tanyer, Taylan Tanyer, Cevdet Akay, İhsan Gökmen ile Zihid Aykurt gibi yaklaşık 11 kişi hakkında daha cinayet davası açılacak. Çünkü bu konuda yeni deliller de ortaya çıktı. Ve eski delillerle birleştirildiğinde çok açık bir şekilde cinayetin tüm delillerini şirket sahipleri ve ilçe emniyet müdürü İsmail Yalçın birlikte kararttığı ortaya çıktı. Aslında Dorukhan'ın davasındaki bu gelişmeler Gülistan Doku evladımızın sürecini de olumlu etkiledi. Bu artık kamuoyu tarafından da önce yok ya olur mu bu kadar herkes mi bu işe bulaştı şeklinde serzenişte bulunulurken şimdi artık kamuoyunun tamamı evet maalesef bu büyük devletimizin içinde o devlete yakışmayan çok sayıda kamu görevlisi olduğunu artık kabul ediyor. Maalesef sadece bu kadarları kalmadı Doruk Han'ın davasında. 62 Adli Tıp Kurumu 3. Üst kurul üyesi, 1. İhsas Kurulu üyesi ve bizzat İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tokdemir olmak üzere 62 prof. ve doçant hakkında 5 kez sahte adli tıp raporu hazırlamaktan soruşturma açıldı. Adli soruşturma başladı. Hem delilleri yok etmişler hem de yerine sahte delil üretip UYAP’A yüklemişler bunları kanıtladık koyduk ortaya. O nedenle kamu görevlisi sayısı önümüzdeki günlerde 100'ün üzerine çıkacak ve ben bunların hiçbirinin peşini bırakmayacağım. Bunu sadece Doruk Han için değil, Doruk Han'ı geri getiremeyiz maalesef. Ama hiç olmazsa sizlerin kalan evlatlarının daha güvenli bir ülkede yaşaması için sonuna kadar üstlerine gideceğim ve her birinin işlediği suçun karşılığında hak ettikleri cezayı almasını sağlayacağım. Bu işe bulaşan bütün kamu görevlilerini 100 kişi değil, 1000 kişi de olsa bininin de üzerine gidip her birinin hukuk karşısında hesap vermesini sağlayacağım. Yani bu münferit bir hadise değil. Bu devlet içinde çeşitli kurumlardan birçok insanın bir araya gelerek işlediği organize bir suç örgütünün faaliyeti dedik. Zaman bizi haklı çıkardı Mustafa Bey. Zaman bizi haklı çıkardı. Yürekleri yangın yeri olan anne babalara sesleniyorum. Ümidinizi kesmeyin, vazgeçmeyin, hakkınızı arayın. Gülistan Doku cinayeti araştırılırken Tuncel'de il jandarma komutanlığı yapan şahıs, Dorukhan Büyükışık'ın davasında gerçek dışı jandarma kriminal laboratuvar raporu hazırlayan kişileri savunan aynı general. Aynı kişi. Ben tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Şimdi o kriminal daire başkanın ilk yapacağı iş vardı. Bu iki astsubayı açığa almak ve ondan sonra yukarıya teklif edip göndermekti. Çünkü kendi kulağıyla duyduğu seslerle yazılan bilinç raporu farklı. Buna rağmen korudular.