TBMM Genel Kurulu, Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin önemli bir bölümünü daha kabul etti. Teklifin 23. maddesi ile 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’a (İnternet Kanunu) Ek Madde 5 eklenerek dijital oyun sektörü ilk kez kapsamlı bir yasal çerçeveye kavuşturuldu.
Teknoloji Yazarı Füsun Sarp Nebil, kanun hakkında canlı yayında şunları söyledi:
Şimdi bu 5651... 2007'den beri hayatımızı karartan internet sitelerinin erişime engellemesini sağlayan kanun. Şimdi bu kanuna ek yapıyor. Bir kademe daha ağırlaştırıyor. Yani şöyle, bu dijital kaosu sonlandıracak mucize bir yasa değil. Tam tersine acayip kaoslar yaratacak bir yasa. Sözüm esasında sizin de söylediğiniz gibi bir fırsatçılık olarak geliyor. Yani çocukları koruyacağız bahanesiyle aslında internete resmen kilit vuruyorlar. Size ne dedik, yıllarca ana akın medyayı hükümet kontrol altında tutuyor. Şimdi interneti kontrol altına alacak çok büyük siber güvenlik riski var. Dünyada bir tek biz akıllıyız herhalde böyle bir sistemi uyguluyoruz. Şimdi e-Devlet üzerinden gizliyorsa eğer Mustafa Hoş’un internete girmesini istemiyorlarsa bunun engellenmesi de mümkün hale geliyor şimdi. E-Devlet üzerinden. Tamamen, bak bir anahtar veriyorum. Anahtar vereceğim. O anahtarı kapatırsa ne olur? Giremezsiniz, oradan ulaşamazsınız. Evet. Oraya kadar gider yol. Düşünebiliyor musunuz olayı? Yani bu o kadar sakıncalı bir durum ki baştan aşağı bilincisi dediğim gibi siber güvenlik riski yaratır. Bu tarafta çocukları koruyoruz diyerek öbür tarafta onolmaz hatalar yaratılacak. Kimlik bir erişim anahtarıdır. Bu erişim anahtarını kullanarak internetin kullanımı engellenebilir. Kaldı ki hep konuşuyoruz. Çocukları gerçekten koruyacaklar mı? Bu tanımlar VPN, proksi gibi araçlarla aşılabilir. Çocukların bu konularda çok iyi olduklarını biliyorsunuz. Bunun çözümü bu değil. Bunun çözümü daha kolay şeyler. Yani ebeveyn kontrol sistemleri bu yeni değil. Yıllardır var. Çok üzgünüm. Bu noktaya geldiğimiz için çok üzgünüm. Yani bu yanlış bir şey, yanlış bir uygulama...