‘Trump’ın açıklamalarında çelişkiler var’
“Trump’ın müzakereden başka çözüm yolu yok. 40 gün boyunca hem İsrail hem ABD İran’a saldırdı; savaş yolu ile istediklerini alamadılar. Tersine problemler daha da çoğaldı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, bir de ABD’nin itibar kaybı… Bunu düzeltmek için daha fazla yığınak yapmak gerekiyor. Bunun için de ABD’nin hem zamanı az hem de lojistik sorunları var.
Trump ‘İran’ın donanmasını yeryüzünden sildik’ diyor. Madem öyleyse neden Hürmüz Boğazı’nı açmıyorlar? Neden gemileri uzakta bekliyor? Çelişkiler mevcut. Trump’ın açıklamaları ile sahadaki gerçekler birbirinden farklı. Dolayısıyla tek yol müzakere kalıyor. İlk görüşmeler başarısız oldu. ABD’nin yeni bir müzakere turu başlatmaktan başka çaresi yok. İran tarafı da bunu biliyor.”
‘Müzakerelerin önündeki engel abluka’
“İki taraf da pozisyonlarını değiştirmezse zaman kaybı olur. ABD masaya daha güçlü oturmak istiyor. Bunun için de ablukayı başlattı. ABD’nin hedefi zamanın İran’ın aleyhine işlemesi, ülkeye döviz girmemesi, gıda sıkıntısı ve kritik bir ekonomik baskı dönemi başlamış olmasıydı.
İran ‘Ben Trump’ın sözlerine bakmam, eylemlere bakarım’ dedi. İran gemileri hala engelleniyor ve İran da bunun üzerine tekrar boğazı kapattığını ve ablukayı kaldırmadan müzakereye devam etmeyeceğini söylüyor. Trump burada zor duruma düştü. Ablukayı kaldırsa Trump’ın pazarlık gücü zayıflayacak, elinde başka hiçbir kozu yok. Ablukayı kaldırmasa İran görüşmelere gelmeyecek. Trump için zaman daralıyor. Elinde bir baskı aracı kalmayınca tekrar İran’ı tehdide başladı. Ama İran artık bu tehditlere alışmış; ‘İran medeniyetini sileceğim’ dedi; hiçbir şey yapamadı. Mayıs ayına yaklaştıkça Trump’ın üzerinde baskı artacak. Zaman Trump’ın aleyhine işliyor.”
‘Bölgede ABD hegemonyası sona eriyor, savaş bitince Körfez ülkeleri kendi aralarında anlaşacak’
“Bu müzakerelerden ve bu savaş durumundan sonra her ne olursa olsun Amerikan hegemonyası sona eriyor ve bölgede yepyeni bir sayfa açılıyor. Eğer ABD bu bölgeden bir anlaşma ile çekilirse saha tamamen Rusya, Çin ve İran’ın etki alanına girecek ve böylelikle yeni bir çağın temelleri atılacak. ‘İsrail bunu kabul eder mi?’ derseniz, çok zor. İsrail böyle bir anlaşmanın olmaması için elinden geleni yapacaktır, yeter ki ABD İran’a tekrar savaş açsın; İsrail tarafı bunu istiyor.
Bu olaylar durulduktan sonra bölge ülkeleri kendi aralarında bir güvenlik anlaşması yapacak. Bu konuda Türkiye çok güçlü bir şekilde devreye girecektir, bu denklemin dışında kalmak istemez. Yeni petrol ve enerji hatlarında Türkiye’nin coğrafi öneminin de tekrar gözler önünde olduğunu söyleyelim.”