YERİ VE ZAMANI

İstanbul saldırısının anlattığı: IŞİD, El Kaideleşiyor mu?

Gazeteci Güçlü Özgan’ın, Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programında bugünkü konusu, IŞİD’in İsrail Konsolosluğu’na saldırısı ve IŞİD’in değişen eylem stratejileri oldu.
Sitede oku
İstanbul Levent’te bulunan İsrail Başkonsolosluğu’na saldırı düzenlendi. Çıkan çatışmada iki polis memuru yaralandı, bir şüpheli öldürüldü. Olayla ilgili başlatılan soruşturmada gözaltı sayısı artmaya devam ediyor.
Yaşanan çatışmayı Yeri ve Zamanı’nda değerlendiren gazeteci Güçlü Özgan, Radikalizm Gözlem Evi’nin mart ayı raporunda yer alan önemli tespitleri aktardı.
Özgan, raporda IŞİD’in klasik modelden uzaklaşarak daha bireysel terör eylemlerine yöneldiğinin ve böylece yalnız aktör saldırılarının artabileceğinin belirtildiğini söyledi.
Özgan, şöyle aktardı:
“İstanbul Levent’te 2 buçuk yıldır boş olan İsrail Konsolosluğu’na saldırı düzenlendi. Son dönemde emniyetin IŞİD’e karşı operasyonlarının da ne kadar arttığını biliyoruz. Polisin sürekli olarak bulunduğu, sonucunun ne olacağının belli olduğu saldırıyı bir terör örgütü neden böyle gerçekleştirir? Hiçbir polisimizin hayatını kaybetmemiş olması sevindirici haber. Adalet Bakanı da açıklamada bulunarak savcılar görevlendirildiğini söyledi. Peki bu saldırganlar kim? Mesela Yunus Emre Sarban, o çatışmada ölü olarak ele geçirildi. Geçmişte aile içi şiddetten 3 ay hapiste kaldığını, babasının cinayetten 18 yıl ceza aldığını biliyoruz. 2021’de IŞİD üyeliğinden mal varlığının dondurulduğunu, 2024’te ise bu kararın kaldırıldığını öğrendik. 2018’de babasıyla karıştığı cinayet olayından sonra hapisten çıkarak Kocaeli’ne yerleşmiş. 2018’de tutuklanan IŞİD’çilerle yoğun yazışmaları ortaya çıkmıştı. Bu kişi geçmişte de IŞİD’le ilgili soruşturmalarda geçmiş. Peki teröristler bu silahları nasıl elde ediyor? Gazeteci Fatih Ergin, bir haberinde IŞİD’in Sakarya’da bir silah atölyesi kurduğunu ve sadece kaçakçılık değil üretim ve modifikasyon evresine de geçtiğini yazmıştı. IŞİD’in tam bu dönemde saldırı gerçekleştirmiş olması dikkat çekici. Biz maalesef terörden ağzı çok yanmış bir ülkeyiz. Uluslararası Radikalizm Gözlem Evi’nin raporuna göre Türkiye’de dernekler, kitapevleri, medreseler, sosyal medya üzerinden örgütlenme gerçekleştiriliyor. Sanal cemaatleri ise artırma çabası içinde oldukları belirtiliyor. Son dönemdeki operasyonlara bakıldığında ise IŞİD’in Türkiye’de de varlığını devam ettirme çabası içinde olduğu söyleniyor. Özellikle Suriye’deki rejim değişikliğinden sonraki döneme dikkat çekiliyor. IŞİD’in klasik modelden uzaklaşarak daha esnek ve ağ temelli bir yapıya yöneldiğini vurgulanıyor. Ülke içindeki küçük grupların örgütlenmesi ve selefi yaşam alanının oluşturulmaya çalışıldığı tespit edilmiş. Bu örgütün kapalı bir yapı içinde kendini şekillendirdiği söyleniyor. Cihatçı dayanışma çağrısının terör eylemlerinin daha bireysel hale gelmesine, yalnız aktör saldırılarının artmasına yol açacağı da belirtiliyor. İzmir’deki saldırı buna örnek olarak gösteriliyor. Raporda ayrıca IŞİD’in hakimiyetini, merkezi gücünü ve hilafetini kaybettikten sonra El Kaide’nin 11 Eylül sonrası taktiğine geri dönmüş gibi göründüğü, IŞİD El-Kaideleşirken, El Kaide’nin ise özellikle Gazze olaylarından sonra eylem tarzını IŞİD’e doğru kaydırdığı ifade ediliyor.”
Yorum yaz